Yeni Dönem:Deneyim Ekonomisi!

Günümüzün en gözde kavramlarından birisi tabii ki ”deneyim ekonomisi”! Peki nedir bu deneyim ekonomisi veya ne değildir? Gelin hep beraber öğrenelim:)

ekonomi

Önceden ”ne üretirsem onu satarım” düşüncesi hakim olan piyasa yerini müşteri odaklı pazarlamaya bıraktı. İşverenler artık satmak için üretmiyor, müşteri için üretim yapıyor. Tüketicinin istek, ihtiyaç, beklenti ve arzularına göre üretim planlaması yapılıyor. Müşteri memnuniyeti ön planda oluyor. Müşterinin üründen/hizmetten memnun kalması sağlanarak marka sadakati yaratılıyor ve müşteri markaya karşı bağımlı hale geliyor. Markanın müşteriyi mutlu etmesi gerekiyor. Onun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak çalışmalar yapması sağlanıyor. Çünkü mutsuz müşteriler markadan uzaklaşıyor ki günümüzde markadan memnun olan müşteriler için bile sadakat oluşturmak ciddi ölçüde zor bir süreç. Çünkü tüketiciler markadan anında vazgeçebiliyor. Bunun sebebi ise tercih edecekleri aynı olan o kadar çok ürün ve hizmet var ki tüketici için markadan vazgeçmek zor bir karar olmuyor. Müşterinin taleplerini karşılamak da yeterli kalmıyor. Tüketicinin sevgisini, bağlılığını kazanmak, sadakatini sağlamak, markayı tercih etmesini ve hatta çevresine markayı tavsiye etmesi için şart olan şey ise tüketiciye unutulmaz bir deneyim yaşatmak. Deneyim ekonomisi denilince Starbucks ve şişman ördek örnekleri akla gelse de ben bu klişeleşmiş örneklerden bahsetmek istemiyorum. Deneyim ekonomisini araştıran herkesin her yerde her zaman okuduğu örneklerden burada da bahsetmeye açıkcası gerek duymuyorum. Starbucks örneği için aşağıdaki  şemayı inceleyebilirsiniz.

OYP(2) EKİM 2013

A’dan Z’ye herhangi bir ürünü tüketiciye sunmak veya hizmeti sunmak için deneyim artık şart oldu! Tüketicinin gerçekten dikkatini çekecek, ilgi odağı olacak ve deneyimlemek isteyeceği birşeyler sunmalıyız. Müşteri görmek, öğrenmek, duymak istemeli ki deneyim yaşama isteği oluşsun ve böylelikle tüketiciyle marka arasında duygusal bir bağ oluşturabiliriz. En önemli noktalardan birisi deneyim ekonomisinde duygusal bağı güçlendirmek. Tüketiciye ürünün veya hizmetin deneyimini sağlarken tüketici ile arada duygusal bir bağ oluşturarak vazgeçilmez olmayı hedeflemeliyiz. Tüketicinin duygularına seslenmeyi iyi bilmeliyiz. Hedef kitlemizi iyi tanımalı buna uygun planlama gerçekleştirmeliyiz. Hedef kitlenin/tüketicinin kişisel özelliklerini iyi bir şekilde analiz etmeliyiz. Ürünümüz veya hizmetimiz her ne olursa olsun buna uygun hazırlıklarını planlamalı ve çalışmalıyız. Tüketici markaya karşı güven duymalı, bağlı olmalı. İyi bir deneyim bunun için ön koşul olmalı.

experience-economyjpg-728x728

Deneyim ekonomisi günümüzde ciddi derecede önemli bir konumda. Tüketiciye ihtiyacı olan deneyimi yaşatarak onu memnun etmek her şeyden önemli bir hal almaya başladı. Deneyimde kokudan sese kadar her şey önem taşımakta.  Deneyimde unutulmayacak dikkat çekici kokular, sesler, eğlenceler, gösteriş, belkide huzur hissettirilmeli. Tüketicinin ihtiyacı olan şey deneyimlemede tüketiciye sunulmalı ve memnuniyet böylece sağlanmış olmalı. Unutulmamalı ki her tüketicinin özellikleri istek ve beklentileri farklıdır bu yüzden aynı şekilde herkese hitap edemeyiz. Farklı yollarla farklı deneyimler yaşatarak mevcut müşteriyi ve potansiyel müşteriyi etkimiz altına alarak başarıya ulaşmalıyız. Deneyim müşterinin reklamdan ürün deneyimine hatta satış sonrası hizmetini kapsayan bir süreç. Bu yüzden satış sonrası hizmetimize  de dikkat etmeliyiz. Böylece tüketicinin markaya sadakati ve bağlılığı sağlanmış olacaktır.

Özgün İçerik: Betül Koşaksız

 

About Betül Koşaksız

Haliç Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım lisansının son senesinde olan bir iletişim aşığı. Öğrenci Kariyeri ailesinde kıdemli yazar :) İletişim için: betulkosaksiz@gmail.com

Betül Koşaksız

Haliç Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım lisansının son senesinde olan bir iletişim aşığı. Öğrenci Kariyeri ailesinde kıdemli yazar :) İletişim için: betulkosaksiz@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir