Yazmaktan Vazgeçmeyen Yazar “Balzac”

“Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.”

Hayatı boyunca kendisini yazmaya adayan bir insan. 1799 yılında Tours şehrinde doğan Balzac, memur bir ailenin ferdi olarak dünyaya gözlerini açtı. Hayatında yaşadığı olayların, dramların izleri yazdıklarında görülür. Balzac’ı etkileyen ilk olay babasının 51 yaşında iken, kendisinden 31 yaş küçük biri ile evlenmesidir. Büyük bir iz bırakan bu olay yazarın gelecek yıllarda romanlarında işleyeceği konulara hep dahil olur.

LKJHG_790x445

Eğitimine büyük destek sağlayan babası onun her zaman bir memur -noter- olmasını istiyordu. Ama Balzac hep yazmak, kendini anlatmak istiyordu. Yine de hukuk eğitimi alıp bazı bürolarda staj yaptı. O dönemin şartları da göz önüne alınırsa Balzac’ın düşüncelerini değiştirmiştir. Siyasi, sosyal olaylar da yazarı oldukça etkileyen diğer bir durumdur. Yazmaya başlayan Balzac ilk eseri Cromwell’i yayınladı. Eser bir başarıya ulaşamadı. Hatta ‘başarısız’ olarak damgalandı. Daha sonralarda kısa öyküler yazsa da çoğunlukla yoksullukla karşılaştı. Yazı hayatı böyle devam ederken kız kardeşleri evlendi ve biri eşinden sürekli şiddet gördü. Ve şiddete daha fazla dayanamayan kız kardeşi hayata gözlerini yumdu. Balzac’ın eserlerinde evlilik ve ilişkiler konu başlıklarını görebilmek mümkündür. Bu olaylar onun yazım hayatını da oldukça etkilemiştir.

old-_790x445

Günlük yaşamına yeni bir ışık gelmişti. Kendisinden büyük birine aşık oldu. Hayatına giren kadının ona kapılar açabileceğini, bir anne şefkati göstereceğini düşünüyordu. Yazarlık yaşamı kötü geçiyordu. Yazıları başarılı bulunmuyor ve bunalımlara giriyordu. Bu dönemlerini anlattığı “Şuanlar” ile artık başarılı bir yazar olma adımları atıyordu. Ama başarının onu bulacağına inanıyordu. Çünkü; Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.” diyordu.

Hep yazmaya devam eden Balzac politik fıkralar yazmaya başladı ve gazetecilik yaşamına dahil oldu. Gazetecilik yaşamında oldukça büyük bir üne kavuştu. Günde tam 18 saat yazıyordu. Bıkmadan, usanmadan sürekli kendini yazmaya adamıştı. Delirme durumuna kadar gelen Balzac yine yaşadıklarını anlattığı bir romanla efsane haline geldi. Bu eseri ise ”Loıs Lambert “dir. Ve bu romanda Loıs delirerek ölmektedir.

oıuym_790x445

Balzac bütün yaşamını yazmaya adamıştır. Her romanında kendinden bir parça görmek mümkündür. Romanlarında, kendisinin yaşamını, dönemin durumlarını analiz edip yer vermiştir. Gazetecilik yaşamı ile büyük üne kavuşmuş ve birkaç gazete almıştır. Gazetesinde yazar bulundurmasına rağmen çılgınca yazan Balzac bu kadar yazdığı içinde bir bunalıma girer. Hayatı böyle devam ederken sevgilisi vefat eder, gazetesi iflas eder. Yaşadığı üzüntü ile ne yapacağını bilemeden, yazmaya yine devam eder. Ve 12 fasikül olan “Yaşlı Kız” ile yeni bir gazetecilik akımı ortaya çıkartır. Hayatına devam eden Balzac “İnsanlık Komedyası” adlı eserine devam eder ve tamamlayamadan vefat eder. Taslak halinde kalan eserde 137 roman ve 2000’i geçkin karakteri geride bırakır.

Balzac edebiyata büyük katkıları olan ve hayatı boyunca yazmaktan asla vazgeçmeyen bir yazardı. Kendinden, hayatından ve yaşamdan aldığı deneyimler ile kelimelerle arkadaş olmuştur.

“Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe.”

-Honore de Balzac

Özel İçerik: Sevil Gödek

 

Sevil Gödek

Haliç Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir