Yaz İçin 7 Kitap Önerisi

Yaz geldi. Okullar kapandı. Üstüne üstlük bayram. Tabi siz bu videoyu bundan altı ay sonra da izliyor olabilirsiniz. O zaman öyle hayal edin. Bir simülasyon olsun sizin için. Yapmak zorunda olduğunuz işlere bir süreliğine ara verdiğinizi düşünün. Hayatınızın ıssız adasına gidiyorsunuz. İşte size yanınızda götürmek isteyebileceğiniz 7 tane kitap önerisi.

Severek takip ettiğimiz YouTuber’lardan Barış Özcan‘ın bu haftaki konusu yazı verimli değerlendirmek isteyenler içindi. Bu arada kitapları okumanın yanı sıra Barış Özcan‘ın bu eğlenceli ve eğitici youtube kanalını da takip etmenizi öneririz 🙂

Huzursuzluk – Zülfü Livaneli

Bundan 33 yaz önce yaz tatilimi Mardin’de geçirmiştim. Zülfü Livaneli’nin son romanı “Huzursuzluk”da  bu kentle ilgili yazılmış şu satırlar beni yakaladı önce…

“Akşamüstü, otelden çıkıp bu antik şehrin taş yapıları arasındaki dar sokaklardan yürüyerek, Süryani ustaların gümüş telkari yaptıkları işliklerin önünden geçiyor, epeyce yürüyüp şehri arkamda bırakıyorum ve çocukluğumdaki gibi Kasımiye Medresesi’nin tepesine çıkıyorum.”

Yanlış anlaşılmasın, bu roman sadece Mardin hakkında değil. Mardin’li Hüseyin’in hikayesi. Suriye’den kaçan Ezidi kızı Meleknaz’ın hikayesi. Ezidiler ve onların Suriye’de yaşadıkları acılar, daha sonra kamplarda şahit oldukları. Onların hayata, insanların onlara bakışlarını anlayabilmek için…

Görme Biçimleri – John Berger

Şimdi şu resme bir bakın. Bir at resmi ve altında yazan kapı. Bir saat ve altında rüzgar. Bir sürahi ve altında kuş. Bir valiz ve altında valiz yazısı. Rene Magritte’in “Düşlerin Anahtarı” adlı bu tablosundan nasıl bir anlam çıkartmak gerek? Özellikle son parçasında yazılan kelime doğru kelime midir?

Bu bulmaca gibi resim John Berger’in “Görme Biçimleri” kitabının kapağında var.

“Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler.”

Sanat ve tasarımla ilgili bir kitap okumak ve görme biçiminizi değiştirmek istiyorsanız okumanız gereken kitaplardan biri budur. Çevirisi çok iyi olmamakla birlikte yazarın ne demek istediğine odaklanınca faydalarını da görmeye başlıyorsunuz. Metne kaynaklık eden BBC belgeseli YouTube’da yayınlanıyor. Dileyenler onu da izleyebilir. Belgesel de kitap da Rönesans resimlerinden başlayıp günümüzün reklamlarına kadar uzanan bir dünyada farklı görme biçimlerini sunar bize. Günümüz diyorum ama 1972’de yazılmış bir kitap bu. Kitabı tamamlamayı okurun kendisine bıraktığı için reklamla ilgili yaptığı şu tespiti modern sosyal medyaya da uyarlayabiliriz. Şimdi okuyacağım kısımda reklam yerine, görselliğe dayalı sosyal medya mecralarını da, mesela Instagram’ı da koyabilirsiniz.

“Reklam, zevk değil mutluluk vaat eder bize: dışarıdan, başkalarının gözüyle görülen bir mutluluk. Kıskanılmanın getirdiği bu mutluluk da çekicilik yaratır. Kıskanılmaksa insanda, ancak yalnız başına tadılabilecek bir kendine güven duygusu yaratır. Bu duygu da yaşantınızı, sizi kıskananlarla paylaşmamanızdan gelir…”

Siddhartha – Hermann Hesse

“İnsanların büyük çoğunluğu, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere… Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.”

Bu sözler Hermann Hesse’ye ait. Onun en iyi romanı Siddhartha, gerçek bilginin peşindeki bir gencin yolculuk öyküsü. Bu genç öyle sıradan biri değil. Bir prens. Ama sarayını ve ailesini terk ederek ormanda inzivaya çekilir. Brahman olur. İnişler ve çıkışlarla dolu bu hayat yolculuğunda dilencilik yapar, Buda’yla tanışır onun öğretilerini dinler. Ama gerçeğe ulaşmanın sadece yüzeysel bir bilgi edinmeyle mümkün olamayacağını anlar. Hedefine kendi deneyimleriyle erişmelidir.

“Şaka etmiyorum. Keşfettiğim bir şeyi söylüyorum sana. Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.”

Diğer 4 kitabın hangileri olduğunu merak ediyorsanız. Barış Özcan’ın videosuna bakmanız gerekecek 🙂
İyi seyirler,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir