Yaratıcılığınızı Keşfetmenizin 10 Sırrı

3843-yumurta-ile-sinirsiz-yaraticilik-516fd2a191c2e

Yaratıcılığımızın en güzel yanı farklı şeyler keşfetmektir.Yaratıcılığınız, hem kendi hayatınızda, hem de ileride iş hayatınızda sizlere farklı çözüm yolları ve farklı bakış açıları kazandırır.Peki Yaratıcılığın sırları nelerdir?

[ad name=”Google Adsense”]

İşte size küçük sırlar..

1-Yanınızdan küçük ajandanızı ayırmayın.

Ajanda-200x200

”Söz uçar, yazı kalır.” Bu her ne kadar kalıplaşmış bir söz olsa dahi doğrudur.Çünkü düşündüğünüzü, anahtar kelimelerinizi, fikirlerinizi çabucak unutabilirsiniz.Artık her ne kadar cep telefonlarımızla kolay notlar alabilsek te küçük ajandalar her zaman tercihimdir.İnanın ki ilham periniz küçücük bir sözden size yaratıcılık sunabilir. 🙂

2-Kendinize Çıkma teklifi edin.

Kendinizi-Tanımaya-Başlarsınız

Hayır yanlış duymadınız. Kendinize çıkma teklifi edin ve kendinizi tanımak için zaman ayırın. Julia Cameron, haftada bir kez yaratıcı kişiliğinizle “çıkma”nızı önermektedir. Yaratıcı sizle buluşmak için, en azından bir iki saati bir kitapçıda, bir galeride ya da bir bisiklet kiralayıp bilmediğiniz yerleri keşfetmekle geçirebilirsiniz. Yanınıza alacağınız bir dergi veya bir kitapla baş başa kalabilirsiniz.Hatta odanızdaki eşyaların yerini bile değiştirebilirsiniz.

3-Solucanı Yakalayın.

Wake-Up-and-Live

Eğer bizleri bir kuşa benzetirsek, elbette ki Erken kalkan kuş, “yaratıcılık solucanını” yakalayacaktır. Eğer önemli bir şeyi tamamlamanız gerekiyorsa, yataktan kalkar kalkmaz başlayın. pencerenizi açın ve güneşin yüzünüze vurmasına, rüzgarı hissetmek için kendinize izin verin. El yazısıyla ve satır atlayarak yazın. Daha fazla değişiklik yapamayacak duruma gelene kadar tekrar tekrar düzeltin. Yeniden yazın. Bunun için ayırdığınız zamanın sonuna kadar çalışın.

4-Dedektif olun.

look

Toplam yoğunlaşma evresinde bir dedektif gibi çalışmanız gerekebilir.  Ya da bazı detayları görmeniz için durup incelemeniz, bakmak ile görmek arasındaki algınızı harekete geçirmeniz gerekebilir.Sizce siz ne tip bir gizli dedektif olursunuz? Hercule Poirot, önce bütün “olgu”ları toplar, ardından oturup onlar hakkında düşünür. Miss Marple, genellikle tül perdesinin ardında oturup dünyayı seyreder; ayrıntıları görme konusunda çok ustadır, hiçbir şeyi kaçırmaz. Columbo aptal gibi davranır ama güzel sorular sorar. Sherlock Holmes, Watson ile konuşur gibi sesli düşünür. Bunların hangisi sizin rol modeliniz seçim sizin..

5-Ritme uyun.

17445

Eğer ki kafanızı toplayamıyorsanız, daha iyi fikirler için kendinize fırsat vermelisiniz. Bir işe yoğunlaşmadan önce müziğin ritmini dinleyin, dans edin, hatta sesiniz kötü olsa bile şarkı söylemeye devam edin..

6-Kendi Kendinize konuşun.

Woman Looking at Reflection --- Image by © Elisa Lazo de Valdez/Corbis

Hayır deli zannetmezler 🙂 Kendinizle konuşun.Kendinizi de dinleyin.Ne yapmak istiyorsunuz, ne yapabilirsiniz. Hatta kendinize gülümseyin, ” yine çok güzelim kahretsin\yine çok yakışıklıyım” diyin. Sevin kendinizi.Bu sizin motivasyonunuzu artıracak ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Kendinize olan güveninizden her daim emin olun, bilin ki her pencere aynı noktayı görmez.

7- Oyun oynayın.

Bir “yaratıcı-olmam-gerekiyor” gününde, yaşamı bir oyun (kurallarım bilmediğiniz bir oyun olsa da) olarak düşünün. Okul ortamında yada bir ödev toplantısında, şakacı bir tutum benimseyin ve başkalarını da  teşvik edin. “Yerli yersiz espri yapma” veya “çocukça davranma* gibi sözlere  ise kulak tıkayın. Muhtemelen çocukken yaratıcı düşünmek konusunda hiçbir probleminiz yoktu. Bizler çamurdan yemek yapan çocuklar, Bulutları şekillere benzeten çocuklardık.Arada bir çocukluğunuzu dışa vurun..

8-Yaratıcılık niyetinizi gösterin.

kirmizinin-elinden-cikan-yaratici-tablolar-icerik-1

Yaratıcı düşünme maksatlı bazen bir bölge değiştirmeniz gerekir. Bazen niyetinizi başkalarına ve kendinize göstermeniz yardımcı olur. Viktor Hugo niyetini, tüm giysilerini çıkararak gösterirdi. Alexandre Dumas, her sabah 7’de Arc de Triomphe altında bir elma yerdi ve sonra cadde kenarındaki kafe’de bir saat boyunca yazardı. Mark Twain yere uzanırdı. Ernest Hemingway kurşun kalemlerinin ucunu açardı. Thomas Huxley burnuyla yazardı.Peki ya siz ne yapmalısınız?

9-Seyahat edin.

fethiye-olu-deniz

Okumak, seyahat etmek ve konuşmak internet gibi edilgen değil, etkin durumlardır. Söylediklerinizi değerlendirmeyen veya yargılamayan, şakacı arkadaşlar bulun. Konuştuğunuz konular ne kadar çeşitli olursa o kadar iyi olur. Herhangi bir konuda uzman biriyle konuşma şansını kaçırmayın. Tatillerinizi, kültürü yaşadığınız yerden çok farklı olan yerlerde geçirmeye çalışın. Araştırın ve farklı ortamlarda, farklı yerlerde bulunun.Ufkunuzu açacaktır emin olun..

10-Farklı insanlarla tanışın.

arkadaşlar

Her yaş grubundan konuşabileceğiniz insanlarla tanışın mesela.Onlara sorular sorun.”Peki sen ne düşünüyorsun?” gibi sorularla cevaplarını dinleyin.Eminim ki daha önce hiç bu açıdan bakmamıştım diyeceksiniz. Aldığınız cevaplar yeri gelecek çok şaşırtıcı olacak ve sizi çok etkileyecek.Yeri gelecek hayat hikayeleri dinleyeceksiniz.Size ”Vay be” dedirtenler de olacak.”Keşke zamanı geri sarabilseydik” diyecekleriniz de..Ama en güzeli ne biliyor musunuz? Hayatınıza farklı tatlar katacaklar..

Kendinizi sınırlandırmayın.Zaten siz doğuştan yaratıcısınız.Sadece bunu dışarı çıkarabilmek için biraz kendinizle ilgilenin yeter. 🙂

NOT: Kaynaktan esinlenerek düzenlenmiştir.

[ad name=”HTML”]

KAYNAK

 

 

 

 

 

 

Aysegul Cilesiz

Adnan Menderes Üniversitesi,'' İnsan Kaynakları yönetimi'' bölümü öğrencisiyim. Öğrenci Kariyeri Ailesinin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir