Üniversitedeyken Şirket Kurmak İsteyenlerin Bilmesi Gereken 5 Şey

Facebook, Snapchat gibi  kurucuları daha üniversite öğrencisiyken başlatılan şirketlerin başarısı ister istemez, çoğumuzda “Acaba ben de kendi fikrimi hayata geçirsem mi?” düşüncesini uyandırıyor. Fikir ne kadar cazip gelse de, eğer gerçekten bu engelli koşuya  çıkmayı istiyorsanız bilmeniz gereken şeyler var.

1) Sıkı çalışmaya hazır ol.

1 (790 x 178)

Bu madde size çok basit gelebilir ama çoğu genç girişimci amaçlarına ulaşmanın ne kadar süreceğini ve nelere mal olacağını bilmeden şirket kurma hevesiyle işe başlıyor. Ama amaçlara ulaşmak zaman ve adanmışlık istiyor. Bu da sizin istekli olmanızla ve tutkunuzla paralel ilerliyor tabii ki. Eğer bir şirketin kurucusu olursanız onun dışındaki her şey sizin için değersizleşebiliyor örneğin, yarın akşamki parti, sosyal hayatınız hatta dersleriniz.İşte bu noktada bir fikir sahibi ile bir kurucu arasındaki fark belirginleşiyor. Kurucular, şirket kurmadaki riskleri ve gereklilikleri biliyor ve geleceğini buna göre inşaa ediyor.

2) Ortağını doğru seç.

2 (790 x 178)

Angellist’in co-founder’ı Naval Ravikant, bir işte co-founder yani ortak seçmenin en önemli karar olduğunu düşünüyor. Hatta ürününüzden, yatırımcınızdan ve pazardan bile daha önemli.Ortağınız , onunla zaman geçirmekten zevk alacağınız biri olmalı çünkü bundan sonra hayatınızın büyük bir bölümünde onunla çalışacaksınız. Ortağınız, sizin bu işe veremediğiniz bir şeyi verebilmeli ki eksik parçalar tamamlansın. Birbirinizi, kırılmadan, eleştirebilmelisiniz. Vizyonlarınız uyuşmalı hatta birbirini tamamlamalı. Birbirinize güvenmeniz gerektiğini söylememize gerek yok sanıyoruz ki. Bugünün ekosistemini göz önüne alırsak, ortaklardan birinin teknik altyapıya sahip olması bazı yatırımcılar tarafından olumlu bir etken olarak değerlendirilebiliyor.

3) Başlamak için en iyi zaman “şu an” olabilir.

3 (790 x 178)

Üniversite, yeni iş ortaklıklarını tanımak ve keşfetmek için uygun bir zaman olabilir çünkü çoğu üniversite öğrencisi “gerçek hayatın” getirilerini daha hafif atlatabiliyor. Bununla birlikte çoğu öğrencinin, okul dersleri dışında yapması gerek zorunlulukları henüz yok.Hata yapmaktan korkmamalısın. “Girişimlerin %99’u başarısız oluyor” genç girişimcilerin kafalarının bir kenarında takılı kalabiliyor ama bu yeni şeyler denememek için bir bahane değil. Her ne sebeple olursa olsun korkunun yoluna engel olmasına izin verme. Hayat çok kısa ve belki de şu an “mükemmeli” aramanın sırası değildir.

Kendi şirketini kurmanın, pazarlamanın ve yönetebilmenin sana uzun dönemde ne kadar faydalı olacağını göreceksin, şirketin batsa bile.

4) Çevrenden daha fazla faydalan.

4 (790 x 178)

Hiçbir şey, doğasında sürekli öğrenmek ve büyümek olan bir ekosistemde yaptığın şeylerden daha faydalı değildir.Öğrenci olduğun için, profesörlerden ve çeşitli öğrenci topluluklarından projen hakkında geri bildirim almak senin için daha kolay. Bunların yanı sıra girişimcilikle ilgi bursları da araştırabilirsin!

5) Kendine bir mentor bul.

Bugün hangi başarılı girişimciye sorarsan sor, mentörün öneminden bahsedecektir. Eğer bu ilişkiyi yolun başında kurarsan, hem okul hayatında hem de iş dünyasına adımını attığın andan itibaren mentör tecrübesinden yararlanabilirsin. Mentörünüz bir profesör, staj yaptığınız yerdeki bir kişi ya da ilgilendiğiniz alanla alakalı bir kişi olabilir. Önemli olan noktalar ise mentörünüze saygı duymanız ve onunla uzun soluklu bir ilişki içerisinde olmayı istemeniz.

Kaynak

Mehmet Ali Karabulut

ESOGÜ-Endüstri Mühendisliği

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir