Üniversite Tercihinde ‘Yama’ Çözüm

tercih

Yök Başkanı Yekta Saraç’ın ziraat, su ürünleri ve orman bölümleri hariç mühendislik fakültelerine de baraj getirileceğini açıklaması tartışma yarattı. Yrd. Doç. Dr. Ömer Kutlu, barajın uzun vadede başka problemlere yol açacağını söyledi.

[ad name=”Educhos”]

Ankara Üniversitesi öğretim elemanı Yrd. Doç. Dr. Ömer Kutlu, Yükseköğretim Kurumu’nun (YÖK) hukuk, tıp gibi fakültelerden sonra mühendisliğe de başarı sırası getirmesini “yama çözüm” olarak değerlendirdi. Yeni uygulamayla öğrencilerin ziraat, su ürünleri ve orman fakülteleri dışındaki mühendislik bölümlerini tercih edebilmeleri için en düşük başarı sıralarının 240 bin olması gerekecek. Mimarlık fakültelerine de baraj yolda.

[ad name=”Google Adsense”]

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ölçme ve Değerlendirme Anabilim dalı öğretim elemanı Yrd. Doç. Dr. Ömer Kutlu, YÖK’ün bu alanlara getirdiği başarı sıralamasını değerlendirdi. Kutlu, bunların yama çareler olduğunu belirterek şunları söyledi: Biliyorsunuz mühendislik fakülteleri, hukuk, tıp gibi programlardan sonra yüksek puanlarla öğrenci alıyor. Fakat son yıllarda özel üniversiteler de bu programlara öğrenci alıyor. Örneğin 20 kontenjanı var, 3 burslu öğrenci alırken 17 öğrenciyi çok düşük puanla paralı olarak devlet üniversitesinde yüksek puan isteyen bu bölümlere alabiliyor. Tabi devlet üniversitelerinin mühendislik fakültelerinin buna kaçınılmaz olarak bir tepkisi oluşuyor. Yani devlet üniversitesi ile özel üniversitelerin puan farkı inanılmaz derecede açılıyor. Düşük puanlı öğrenciler mühendis oluyor ve bir köprü oluşuyor.

MESLEK LİSELİ YÜKSEKOKULA GİTMELİ
Üniversite sınavından elde edilen puanların başarı farkını çok iyi ortaya koymadığını söyleyen Kutlu, şöyle devam etti: Bu puanların üzerinde önemli bir çalışma yapmak gerekiyor. Biliyorsunuz meslek liselerinden meslek yüksekokuluna gidişler politikalar gereği tersine döndü. 4 yıllık programları tercih eden öğrenci sayıları yüzde 70’lerin üzerine çıktı. Meslek lisesi öğrencileri de 4 yıllık programları tercih ediyor. Dolayısıyla meslek yüksekokuluna giden öğrenci sayısı azaldı. Gene okul başarısı açısından son derece başarısı düşük öğrenciler burayı tercih ediyor. Kalite de düşmeye başladı. Politika gereği meslek lisesine giden öğrencilerin meslek yüksekokullarına kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Böylece puan sınırlamalarının da bir miktar önüne geçilmiş olacak.
Kutlu, eğitim politikalarının hem istihdama dönük hem de okul yıllarından bir yönlendirme ile düzgün bir formata getirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Siz lisede bunu çözemezseniz üniversite sınavında aldığınız kararlarla çözmeye çalışırsınız. Türkiye neredeyse 40 yıldır böyle yapıyor. Yani 12 yıllık eğitim sürecinde çözemediği yönlendirme problemini yükseköğretimde aldığı kararlarla çözmeye çalışıyor. Bu da çarpık bir yapı yani sürekli bir yama oluşturuyor”

MEB İLE YÖK UYUMLU DEĞİL
“Aslında problemi, eğitim kararlarını baştan alarak çözmek gerek. Ama MEB ile YÖK çok uyum içinde değil. Üniversitelerden ve uzmanlardan görüş alınmıyor. Bakan ya da YÖK Başkanı çıkıyor ve birden bire böyle bir kararı açıklayabiliyor. Arkasında bir araştırma var mı yok mu onu bilmiyoruz.”
Kutlu, başarı sıralaması sisteminin sosyal bilimler alanında kalite düşüklüğü yaratıp yaratmayacağı sorusuna da şöyle yanıt verdi: Derslerimde sorduğumda öğrencilerin dörtte üçü o programa isteyerek gelmediklerini söylüyorlar. Benim sorduklarım öğretmen yetiştiren programlar mesela. Öğrenciler çokta isteyerek gelmemiş. O zaman bunların tercihlerinde bunları yönlendiren bir takım faktörler var. Bu başarı sırası da bir faktör olarak devreye girecek. Bunun öğrenciler üzerinde ne tür bir etkisi olur, araştırma olmadığı için bilemeyiz ama yama olduğu için pozitif bir etkisi olamayacak. Kısa vadede oluyormuş gibi görünse de uzun vadede başka problemlere neden olacak. Çünkü alttan bir çözüm değil.

Kanyak: Ajanslar

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir