Uluslararası Mardin ”Sözden Öte” Bienalinden Geri Kalanlarla!

Sanat, ruhu besler dedik ve siz Öğrenci Kariyeri okurları için doruklara indik! Bu yazımızı Mardin 4. Uluslararası Bienalinden yazıyoruz. Bu sene “Sözden Öte” temasıyla gerçekleşen bu kültür sanat ziyafetine dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler akın ediyor. Biz de sizler için bienalin bir kaç durağını gezerek, birebir tadına varmak istedik.

İlk durağımız: Mor Efrem Manastırı

Adsız tasarım (8)

  • ‘‘Portreler’’

Parastou Forouhar’ın illüstrasyon-dijital çizim serisi.

Ürettiği animasyonlarda; duvar kağıtları ve çizimler, acı, kayıp ve şiddet konularında gerçek hayat deneyimlerine dayanır. İranlı sanatçı toplumunun gerçeklerini yansıtmak ve Batı’nın Doğu algısına ayna tutmayı amaçlar. “Portreler” de, suratı olmayan o meçhul figürün devinimlerinde oluşmuş bir dizi perspektiften izlenen insan portreleridir. Sanatçı, izleyicinin görsel-duyumsal algılayışlarının sınırları ile ince ve hesaplı bir oyun oynamaya girişerek şaşırtıcı bir alan yaratır.

  • ‘‘Haritalamak’’

Adsız tasarım (9)

Sara Kostic tarafından 3 saatlik performansla ‘‘haritalamak’’ temasını taşıyan bu çalışma; bienal’e özel tasarlamış olunan bu yeni performans eski manastırı kendine mekan ediniyor. Bienalin başlığından hareketle söz bittiğinde söylenebilecekler üzerine yoğunlaşıyor.

  • ‘‘Dun (Ev)’’

Adsız tasarım (3)

Bir başka odanın içerisinde gösterimi gerçekleşen bu eser ise Senem Gökçe Oğultekin’e ait ‘‘Dun (Ev)’’ adını taşımaktadır. Sanatçı Levent Duran iş birliği ile üretilen bu film, açılışını bu bienalde gerçekleştirdi. Film, Türkiye-Ermenistan sınırındaki Ani tarihi kentinin kalıntılarında çekilmiş olup, bir Türkiyeli ve bir de Ermeni dansçının; iki eski ruhun birbirlerini beslemesi ve geleceklerini yeniden inşasının dans ve beden diliyle anlatımını ele almaktadır.

  • ‘‘Anti-Kamuflaj’’

Adsız tasarım (10)

Metin Çelik mekana özgü yerleştirme ile heykel ve resim çalışmasını sergileyerek toplumu gün geçtikçe daha edilgen bir varlık duygusunun sınırlarına kapatan militar değerler ve pratikleri merkezine alan, iktidar, milliyetçilik, ırkçılık, cinsiyetçilik, karşı cinsiyetçilik ve teoloji gibi kavramları merceğine alıyor.

  • ‘‘Beden Bedene’’

Adsız tasarım (4)

Chaw Ei Thein tarafından 1996-2012 yılları arasında Burma’daki baskı rejimi sırasında performans sanatçılarının sahnelediği performanslar, sanatçının Burma’daki siyasi kronolojisi içindeki yolculuğunu nitelendirmektedir.

Adsız tasarım (5)

Film gösterimlerini bir kenara bırakıp normalden oldukça farklı olan bir çalışmayı daha sizlerle paylaşmak isterim.

  • ‘‘Farewell My Homeland’’

 Ai Weiwei – Han Hanedanlığı Dönemine Ait Vazoyu Düşürmek (1995)

Sanatçının erken dönem eserlerindendir. Kendisini görüntülediği üç siyah beyaz fotoğraftan oluşan bu çalışmasında Ai Weiwei, Beijing’de annesinin evinin önünde, Çin uygarlığının başlangıcı sayılan Han döneminden kalma iki bin yıllık çok değerli bir seramik vazoyu elinden bırakır ve süreci fotoğrafla belgeler.

Vazoya birkaç bin dolar ödemiştir, ama önemli olan vazonun sembolik ve kültürel değeridir. Han Hanedanlığı Çin Medeniyet’inde önemli bir dönemi simgeler. Antikacılar bu hareketi karşısında Weiwei’yi yoğun bir şekilde eleştirirler ancak sanatçı Mao’nun “Yeni dünyayı ancak eskisini yıkarak inşaa edebiliriz” cümlesine atfen yaptığını söyler.

Yaratmak kadar yok etmenin de sanatsal bir eylem mi olduğu dünya sanat çevrelerinde hâlâ tartışılmaktadır.

Weiwei daha sonra yine tarihi değeri olan bir vazonun üzerine Coca Cola yazacaktır.

İsimsiz – Mürsel Argunağa

Bingöl doğumlu Mürsel Argunağa ailesiyle Antalya’ya göç etmiş. Eserinde, geleneksel bir halı üstünde alçıdan yapılmış çekirdek bir ailenin yalnızca kolları ve bacakları yer alıyor. Göç eden bir ailenin bir türlü tamamlanamama hali anlatılıyor. Halı; evi ve coğrafi kökeni ifade ediyor. Argunağa, üzerine gitmek için gerekli olan uzuvları yerleştiriyor sadece. Bu eseri de Alman Karagahı’nda görebilirsiniz.

Biz aralarından gezebildiklerimizi derledik, bazı bilgileri de bienalin kendi web sitesinden alıntılayarak teyit ettirmiş bulunduk. Her zaman, her yerde sanata daha fazla doymak dileğiyle ÖK okuyucularııı…

Özel İçerik: Duygu Çamurtaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir