Eğitim Sistemimiz ”İntihara Giriş Puanı 690”


turkiye_egitim_sistemi

Uzun süredir yazmak istediğim fakat bir türlü kelimeleri bir araya getirmekte zorlandığım bir konu vardı ”Eğitim Sistemimiz”. Eğitim konusunda uzman değilim, eğitmen hiç değilim o yüzden bu yazımda bahsedeceklerim tamamen şahsi düşüncelerim ve çokta bilimsel dayanağı olmayan hissiyatlar-tecrübelerdir.

Çok değil bir kaç hafta önce ofiste bir tartışma konusu oldu ve ben ‘Eğitim sistemimizi beğenmediğimi, gidişatında çok iyi olmadığını’ konusundaki düşüncelerimi sohbet ortamında aktarıyordum. Sevdiğim bir abim geldi ve gayet aykırı bir dille ”Sen bizim zamanında neler çektiğimizi biliyor musun? Biz köyden okula gidemezdik, bizi adam yerine koymazlardı. Şimdi taşımalı eğitim var çocuklar evlerinden alınıp okullara bırakılıyor….” mevcut durumun ne kadar iyi olduğunu bana anlatmaya başladı. Hiç kesmeden kendisini dinledim belki de bir yarım saat-45 dakika anlatmıştır.
Fakat anlamadığı veya benim kendisine anlatmakta zorlandığım bir nokta vardı ben ‘Eğitim Sistemimizi’ beğenmiyorum demiştim. Yoksa ‘Eğitim Hizmetini’ beğenmediğimden bahsetmedim. Hizmet konusunda öyle ya da böyle çok büyük işler başarıldı ve başarılmaya devam ediyor. Ama konu sistem konu ‘Eğitim Sistemi’

Bu yazıya en çok teşvik eden nokta ise beni ”13 Yaşındaki Berrin, TEOG Sınavında İstediği Puanı Alamayınca İntihar Etti” haberi olmuştur. 13 yaşında bir kardeşimiz bu sistemin içinde bir bunalıma girip hayatına son vermişti. Bu muydu peki iyileşti diye bahsettiğimiz sistem, bu muydu peki gelecek nesillerimizi daha üretici hale getirecek sistem…

Eğitim sistemimizin iyi olmadığı ve iyiye gitmediği düşüncesi tamamen tartışmaların ‘Sınav Sistemleri’ üzerine olmasıdır. Çünkü eğitim sistemimizde tartışılması gereken konu nasıl bir sınav sistemi olacağı değil tam tersine öğrencileri okula bağlayan ve onları araştırmacı, üretken bir hale sokabilecek ortamın nasıl geliştirilebileceğidir.

Bu konuda dünyada ki ülkelerin kıyaslamasına ulaşmak ve nasıl sistemlerle başarıya ulaştıklarını görmek isterseniz ”Ken Robinson: Eğitimin ölüm vadisinden nasıl kurtulunur’‘ videosunu izlemenizi tavsiye ederim. Videodan bir kısım aktarmak isterim;

Mesele şu ki eğitim mekanik bir sistem değildir. İnsani bir sistemdir. İnsanlarla alakalı, öğrenmeyi arzulayan ya da istemeyen insanlarla alakalı. Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır. Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur. Okul dışında yaşadıkları hayatla okulda öğrendiklerinin çeliştiğini düşünüyor olabilirler. Olaylar farklı ama hikayeler her zaman aynı. Yakınlarda Los Angeles’da bir toplantıdaydım. İsmi alternatif eğitim programı. Bu eğitim programları çocukları tekrar okullara kazandırmak için düzenleniyor. Bazı ortak özellikleri var. Gayet bireyselleştirilmişler. Öğretmenlere güçlü destek sağlıyorlar. Toplumla sıkı bağları ve geniş çeşitli müfredatları ve öğrencilerle okul içinde olduğu kadar okul dışında da ilgilenen programları var. Cidden işe yarıyor. Bana ilginç gelen şey bütün bunlara “alternatif eğitim” denmesi. Yani? Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.

Anlatmak istediğimin özeti ‘Eğitim Sistemimizi’ iyileştirmek için yapmamız gerekenler 4-4-2, 3-5-2, Teog, Sbs, Lys, Ygs, Ogs, Hgs değil. ‘Öğrencileri okula nasıl bağlayabiliriz?’, ‘Sosyal yönlerini nasıl geliştirebiliriz’ ve en önemlisi ‘Mekanik bir sistemden nasıl kurtarabiliriz?’ bunlar üzerine düşünmek ve kafa yormaktır. Eleştirilerim MEB’e, YÖK’e veya mevcut hükümete değil. Yıllardır ülkemizde hep tartışma konusu eğitim sistemimizden çok sınav sistemimizdi. Her gelen ise sistemi iyileştirmek üzerine sınav formatlarını değiştirdi.

Biraz da ‘Eğitim Sistemimiz’ üzerine kafa yormanın zamanı geldi…

Sevgilerle

Olcay AKSOY
ÖğrenciKariyeri Genel Koordinatörü
Facebook | Twitter | Linkedin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir