Tabuları Yıkan Adam (Nikola TESLA)

nikola

 

Yıldırım Tesla sevdiğimiz bir abimizdi. Janti adamdı. Elektronları, X ışınlarını iyi bilirdi mesela Edison bilmez. Edison çok gülerdi, Tesla gülmez, diyerek bir giriş yapmamın nedeni Edison ve Tesla arasındaki olaylar hakkında kafanızda ufak bir şablon oluşturmak istememdir. Yazımı da, Tesla’nın Edison’la tanışmadan önceki ve Edison sonrası halinde 2 bölümde yazacağım.  Günümüzden yaklaşık 150 yıl önce doğmuş, ancak günümüzden belki 150 yıl sonra hayatta olacak insanlar için bile göz kamaştırıcı icatların altında imzası bulunan bir mucitten bahsedeceğim bugün. O kişi Nikola Tesla. Birçok kişi ondan ‘Yıldırım ustası’, ‘Zamanın ötesindeki dahi’, ‘İlklerin adamı’ diye bahseder. Hiç haksız değiller çünkü şuan bu yazıyı okurken kullandığınız alete enerji veren akım türünden, uzaktan kumandalara, otomobillerdeki ateşleme sisteminden, mikrodalga fırına kadar birçok icadın mucididir kendisi. Kapsamlı bir araştırma yapmadıysanız Tesla’nın ismini duymamış olmanız muhtemel çünkü ismi çok nadir geçer kaynaklarda. Hakkı yenen en büyük mucittir kendisi bence. Bende bu durumu değiştirmek için elimden geldiğince onun ismini, yaptıklarını yaymaya çalışıyorum. Yazımın geri kalanında ondan ‘Dahi’ diye söz edeceğim.

[ad name=”Google Adsense”]

Dahi, 10 Temmuz 1856′ da Gospić isimli kasabada dünyaya gelmiştir.(10 Temmuz Yengeç burcu oluyor bayanlar aramakla uğraşmayın sizin için ben buldum). Dahi’mizin annesi bir ev hanımıydı ve birçok kullanışlı ev eşyaları icat etmiştir. Babası Ortodoks kilisesinde bir papazdı ve oğlunun da bir papaz olmasını istiyordu. Nikola 5 kardeşti. Abisi bir ata binme kazasında hayatını kaybetmiştir. Bazı kaynaklarda abisi attayken Dahi’nin atı ürkütüp abisinin ölümüne neden olduğu yazmaktadır. Bu olay Nikola’yı derinden etkilemiş ve onu takıntılı bir insana dönüştürmüştür.Dahi, ölümcül bir hastalık geçirdiği sırada, mühendislik okursam çok daha iyi olurum demiş ve babası da onu kıramamıştır. Annesinin de desteğiyle fizikte ve matematikte kendini geliştirirken Politeknik okuluna girdi ve Prag Üniversitesinde bir süre eğitimine devam etti. Bu sırada farklı dillerdeki kaynaklardan da faydalanabilmek için anadili olan Sırpça, ailecek bildikleri Almancaya ek olarak İngilizce, Fransızca ve İtalyancayı öğrendi. Bu sırada çok farklı işlerde de çalışmıştı ve bu çalışmaları gelecekteki kariyerine çok büyük katkı sağlamıştır. 3. sınıfa geldiğinde kişisel takıntıları ve asosyalliği nedeniyle okulu bırakmıştır.(Bir grup insan okulu bitirdiğini söylüyor ama üniversite, Dahi’nin diploma alamadığı ve 3. senede okuldan ayrıldığını söylüyor). Ailesiyle ilişkisini keserek kendine oto mühendislik fabrikasında bir iş bulan Dahi bu dönemde ağır depresyon dönemi geçirdi. Daha sonra babasının isteği üzerine Prag’ta Charles Ferdinand Üniversitesi’ne başladı. Bir yaz dönemi burada eğitim gördü ve babasının ölümüyle okulunu bıraktı.

Okul hayatıyla ilişkisini kesen Dahi Budapeşte’ye bir telefon şirketine çalışmaya başladı ve 1 sene içinde şefliğe yükseldi. Bu işi sırasında tekrar ciddi bir rahatsızlığı atlattı ve ardından bir arkadaşıyla yaptığı gezinti sırasında aklına birden bire çok fazlı sistem fikri geldi ve bu konu hakkında çalışmaya başladı. Bu sürede Paris’e taşındı ve Continental Edison Şirketi’nde çalışmaya başladı. Bu şirket o zamanların büyük mucidi olan Edison’un fikirlerini Avrupa’da uygulama konusunda çalışmalar yapıyordu. Edison fikrini söylüyordu ve parasını ödediği mühendisler ve bilim adamları gerçekleştiriyordu. Dahi burada kendini doğru akım motorları ve dinamolar konusunda kendini önemli şekilde geliştirmeyi bilmiştir. Oradayken çalıştığı döner makineleri korumak için regüle edici kontrol cihazı icat etti. (Ne uğraşıyorsun bu kadar daya sırtını devlete rahatına bak dimi abicim ya). Bu sırada indüksiyon motorları üzerinde çalışmaya başlayan Dahi, adının anıldığı nadir alanlardan biri olan manyetik alanlar ile bu dönemde ilgilenmeye başladı.

1884 yılında yaptığı çalışmaları görenlerin tavsiyesi ve desteğiyle New York’a taşınır. Dahi, New York’a geldiğinde cebinde 25 cent ve eski patronunun Edison’a yazdığı referans mektubu vardı. Bu mektupta şu satırlar yazıyordu: ” iki tane büyük adam tanıyorum; biri sensin(Edison), biri de bu genç adam(Tesla)…”. Bu şaşkınlık uyandıran hikayenin en heyecanlı kısmı haftaya sitemizde…

“Şimdiki zaman onlara ait olabilir, ama gelecek, ki ben hep bunun için çalıştım, bana ait.”
-Nikola Tesla

 

Şu son sözü görünce arabayı sanayiye çekip arkasına yazdırasım gelmedi değil.

 

Bu Yazı ÖğrenciKariyeri Ekibinden Bora Güzel tarafından özel olarak hazırlanmıştır.
İşte kendisine ulaşabileceğiniz hesaplar; Facebook | Twitter |

About Bora Güzel

Merhaba, ben Bora. 1996 yılında Adana'da doğdum. Şuan Mef Üniversitesinde inşaat mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. Motorsporları düşkünüyüm. Hayalim de WRC de yarışmak var.

Bora Güzel

Merhaba, ben Bora. 1996 yılında Adana'da doğdum. Şuan Mef Üniversitesinde inşaat mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. Motorsporları düşkünüyüm. Hayalim de WRC de yarışmak var.

Bir düşünce belirtin “Tabuları Yıkan Adam (Nikola TESLA)

  • Geri Bildirim: Tabuları Yıkan Adam (Nikola TESLA) – boraguzel

  • 20 Ocak 2016 - 01:38
    Permalink

    İki yanımda gezdin diye yazar mı oldun,daha yenisin çocuk affediyorum seni neyi nasıl yazdığına dikkat et

    Yanıtla
  • 20 Ocak 2016 - 01:40
    Permalink

    Tebrikler,sanırım henüz ilk yazınız olmasına rağmen çok başarılı ve akıcı bir yazı olmuş,ezel dizisindeki efsane sahneyide böyle uyarlamanız çok hoşuma gitti,bir dahaki yazınızı heyecanla bekliyorum

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir