Şansın Frekansını Yakala!

Evrenin oluşumu ilk olarak hareketle başladı. Hareket olgusu, boşluktaki özü bir titreşim haline soktu. Bu titreşim, madde olmayan özü titreştirerek madde formatı kazanmasını sağladı. Çin ve Hint felsefelerinde evrenin yaratımını en kısa özetleyen cümleler olarak tanımlayabiliriz bu cümleleri. Batı biliminde Einstein ve izafiyet teorisi ile kuantum teorisinin de desteklediği bu felsefeyi en açık seçik cümlelerle dile getirenlerden biri de Nikola Tesla’dır. Tesla, “Eğer evrenin sırlarını öğrenmek isterseniz her şeyi; enerji, frekans ve titreşim olarak düşünün,” der.

8_790x445

Beynin kendisi de adeta bir radyo istasyonu gibidir ve alfa, beta, teta ve delta frekanslarında çalışır. Doğu felsefesindeki “Yaşamlarımızı düşüncelerimiz değiştirir,” düşüncesinin temeli, evrenin yaratım ilkesinin tıpatıp aynısıdır. Zihnimizin frekansı tüm boyutlarda titreşir ve olayların gelişimini sağlayan hareket ilkesini oluşturur.

6_790x445

Şans denilen olgu kişinin ihtiyacına uygun gelişen durumların, kişiye rastgeleymiş gibi gelecek şekilde karşısına çıkma durumu olarak nitelendirilebilir. Fakat Mevlana’nın da belirttiği gibi evrende “Tesadüfe tesadüf edilmez”. Kişi düşünceleriyle bir frekansa uyumlanır ve uyumlandığı frekans hayatın tüm olasılıklarının bulunduğu havuzda, kişiye kendi senaryosunu belirli oranda yazma imkânı sağlar.

7_790x445

Şansın frekansını yakalamak için kişi, antik Çin kitabı olan Chung Ho Chi’nin de belirttiği gibi istikrarlı ve sakin bir zihne sahip olmalıdır. Zihninde duyguların etkisi olmadan sakinliği yaşayabilen kişi dengededir. Duygular etkin olmaya başladığında ise duygularına, dikkatini bekçi etmiş kişi, uyum içerisinde (armonik) yaşar. Doğanın armonisine kendisini uyumlayabilmiş kişiye ise doğa sürekli fırsat sunar. Yol kenarında betonun sertliğine aldırmadan bulduğu boşluktan çıkıp Güneş’e başını uzatan bir çiçek gibi, insan da dengeli, doğanın ruhuna pozitif şekilde uyumlu ve dikkatini duygularına bekçi bırakmış ise doğa kişiye istediğini vermekten kaçınmaz.

white flower growing on crack street in sunbeam, soft focus

Elbette bu dengenin ve uyumun yakalanması, uzun bir felsefi doktrinin kazancıdır. Lakin bu durum binlerce yıldır şunu kanıtlamaktan geri durmamıştır. İnsan, şans olgusunu kendi zihni ile kendisine çekebilir, buna uyumlanabilir ve bizzat ‘Şans’’ın kendisi olabilir. Bizzat kendisi olduğunda ise de artık bunu tesadüf olarak nitelemekten kurtulur.

Yazının sonuna gelirken Siddharta Gautama Buddha’nın şu sözünü de paylaşmak, aklında şüphe olanlar için bir yol gösterici olacaktır.

“Nerede okursanız okuyun ya da kim söylerse söylesin, hatta ben söylemiş olsam bile, sizin kendi mantığınız ve sağduyunuz ile örtüşmüyorsa hiçbir şeye inanmayın.”

 

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir