Robotların Yükselişi

Teknoloji alanındaki gelişmeler nedeniyle iş hayatlarımızda yaşanacak köklü değişikliğin sinyalleri verilmeye başladı. Otonom robot sistemlerinin endüstriyel alanda daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanması ve bu alanda yapılan yatırımların hız kazanmasıyla beraber, şirketlerin yavaş yavaş insan iş gücünü robotlarla değiştirmesi gelecekte pek çok iş alanını tehlikeye sokuyor. Peki bu durum insanlar için ne ifade ediyor?

Robot teknolojileri denildiğinde konuşmayı en çok sevdiğimiz konu yapay zekanın yükselişi oluyor. Bilim kurgu eserlerinin de katkısıyla, robotların bilinç kazanması ve akabinde oluşabilecek distopik evrene duyduğumuz ilginin de etkisiyle dikkatimiz hep yapay zekada. Evimize, cebimize kadar giren akıllı asistanlarla sohbet ediyor, şakalaşıyoruz. Hatta öyle ki kimi ülkelerde sanal asistanıyla evlenmek isteyen bile var. Söz konusu robotlardan gelebilecek tehlikeler olduğunda da konuşmalar Terminatör’den hallice ilerliyor. Odak noktası öyle bir yapay zeka savaşına kaymış ki robotların insanlar için oluşturduğu asıl tehlike ikinci planda kalıyor: O da ‘İş gücü’…

Mesela Çin gibi istihdamın çok büyük bir bölümü imalat sektöründe yoğunlaşmış durumda. Hatta teknolojik gelişmeler Çin’deki fabrika işlerini çoktan vurdu bile. 1995 ile 2002 arasında Çin, imalat gücünün %15’inin kaybetti ki bu da 16 milyon işçi demek. Bu eğilimin hızlanacağı yönünde güçlü işaretler var. Fabrikalardaki otomasyon sistemleri sadece Çin ile sınırlı değil. Örneğin en emek-yoğun sektörler arasında bulunan giysi ve ayakkabı üreticileri Vietnam ve Endonezya gibi işçiliğin daha ucuz olduğu ülkelere tanışıyor. Bir çok ünlü marka buralarda da yükselen maaşların mali rakamları olumsuz etkilediği yönünde açıklamalar yapıyor. Otomasyon ayrıca üçüncü dünya ülkelerindeki merdiven altı tezgahları andıran sağlıksız çalışma ortamlarına yönelik eleştirilerden kurtulmanın da çaresi olarak görülüyor.

HİZMET SEKTÖRÜ: İSTİHDAMIN EN YOĞUN OLDUĞU ALAN

Gelişmiş ülkelerde asıl büyük bozgun hizmet sektöründe oluyor. Ne de olsa işçilerin büyük bir kısmının bulunduğu sektör orası. Bu gidişat ATM’lerde ve otomatik ödeme kasalarında kendini belli ediyor. Önümüzdeki günlerde hizmet sektörü otomasyonunda büyük bir patlama yaşanabilir. Bu da kısmen düşük ücretli milyonlarca işin riske girmesi demek.

San Francisco’daki Momentum Machines, gurme kalitesinde hamburger üretimini tam otomatik hale getirme hedefinde çalışmalarına devam ediyor. Normal bir fast food çalışanı donmuş köfteyi ızgaraya atarken, Momentum Machines’in makinesi köfteyi taze çekilmiş kıymadan şekillendirip siparişe göre pişiriyor. Ve her seferinde bütün lezzetini koruyarak köfteyi tam kıvamında yapıyor. Saatte 360 hamburger hazırlayabilen makine, ayrıca hamburger ekmeğini de kızartıp dilimliyor ve siparişe göre içine domates, turşu, soğan ekliyor. Hamburgerler taşıma bandına da servise hazır hale geliyor.

Momentum Machine,’in kurucu ortaklarından Alexandros Vardakostas ise şirketin asıl amacının çalışanları daha verimli daha getirmek değil, tamamen ortadan kaldırmak. Sadece hamburger yapmanın bir çok ülkenin ekonomisine işçilik bedeli neredeyse 9 milyar dolar.Momentum Machine kendi cihazlarının bir yılda maliyetlerini çıkaracağına inanıyor. Ve hedefleri yalnızca restorantlar değil; marketlere ,yemek arabalarına ve hatta otomatlara da girmeyi hedefliyorlar. Şirketin iddiasına göre restoranlar maliyetleri ortadan kaldırınca yüksek kalitede ki malzemelere daha çok harcama yapabilecek böylece fast food fiyatlarına gurme lezzetler sunabilecekler. Bu hamburger fikri hepimize cazip gelebilir. Ancak fast food ve içecek endüstrilerindeki ücretler bir çok kişi için part-time milyonlarca kişi için ekmek kapısıdır.2013 yılında ünlü fast food restoranlarında protesto ve grevler başlayınca restorantlar sektörüyle yakın bağları olanlar ‘’Daha Yüksek Asgari Ücret İsteyen Fast Food Çalışanları Yerini Yakında Robotlar Alabilir.’’ ilanını yayımladı. İlan korkutmak için yazıldığı açıktı ama Momentum Machines’in cihazlarından açıkça görüldüğü gibi özellikle fast food endüstrisindeki otomasyonun artması neredeyse kaçınılmaz.  Artık yüksek hassasiyet gerektiren elektronik aletlerin montajı için bile robotların tercih edildiğini göz önüne alırsak, makinelerin yakında yiyecek ve içecek sunacağının aksini iddia etmek zor.

1nesnelerin-interneti-kullanim-450x231

BULUT BAĞLANTILI ROBOTLAR

‘’Bulut bağlantılı robotlar’’ robot devrimini en belirleyici teknolojilerinden biri olmaya aday. Bu teknolojide mobil robotlar bilgilerinin ve zekalarının büyük bölümünü, ortaklaşa kullandıkları güçlü bilgisayar merkezinden alıyorlar. Böyle bir teknoloji mümkün kılan şey ise verilen günümüzdeki olağanüstü iletim hızı. Artık robotların yapması gereken hesaplamalarının çoğunu devasa veri merkezleri halledip tekil robotlara bu kaynağa erişim hakkı vermek mümkün. Tabii böyle olunca üstünde bulunması gereken işletim gücü ve bellek ihtiyacı azaldığından, robot maliyeti de düşüyor. Ayrıca bir sürü makinede aynı anda yazılım güncelleme yapmak mümkün oluyor. Robotlardan biri öğrenmek için çevresine uyum sağlamak için merkezi zekayı kullandığında, bu yeni edinilen bilgi anında diğer tüm makinelerin de imkanına sunuluyor. Bulut bağlantılı robotları destekleyeceğini 2011’de duyuran Google, robotların Android cihazlar için tasarlanmış tüm hizmetlerden yararlanmasına imkan veren bir arayüz sağlıyor.

Gelişmiş bir görsel algı ve tanımlama sistemine sahip bir robotu satın alınabilir fiyatlara üretmek zor. Fakat buna ileride çözüm bulunacaksa, bu çözümün anahtarı bulut bağlantılı robotlar olabilir.Google 2010 –‘da kameralı mobil cihaları için Goggles özelliğini tanıttı ve o günden bu yana teknolojisini oldukça geliştirdi. Goggles ile ünlü binaların, kitapların ,sanat eserlerinin fotoğraflarını çektiğinizde, sistem bunları otomatik olarak tanıyıp ilgili bilgileri getiriyor.

Bulut bağlantı robotların gelecekte daha becerikli robotların inşaasında önemli rol oynayacağı kesin. Fakat aynı zamanda güvenlikle ilgili bazı endişeleri akla getiriyor. Arnord Schwarzenegger’in oynadığı Terminatör filmlerindeki Skynet adlı merkezi yapay zeka sistemine alan huzur kaçırıcı benzerliği bir yana çok daha olası ve yakın vadeli bir sorun, siber saldırı tehlikesi.

Bonirob-9

TARIMDA ROBOTLAR

Bazı ülkelerin ekonomisine istihdam sağlayan sektörler içinde, teknolojik gelişmeler yüzünden bu güne kadar en dramatik dönüşüme maruz kalan sektör şüphesiz tarımdır. Tarımdaki teknolojik gelişmelerini çoğu mekanikti ve bilgi teknolojisinin ortaya çıkışından çok zaman önce icat edilmişlerdi. 19. yüzyılın sonraların Amerika’da işçilerin neredeyse yarısı tarlada çalışıyordu. 2000’den bu yana ise bu oran %2’lere kadar düştü. Buğday, mısır ve pamuk gibi mekanik olarak ekilip büyütülerek biçilen ürünler için gerekli insan işçiliği, gelişmiş ülkelerde robotlar tarafından yapılmaktadır. Hayvan yetiştiriciliği de büyük oranda mekanize olmuş durumda.

Fabrika ve depolar için geliştirilen bu robotik inovasyonlar, bu son tarı işlerini de yavaş yavaş otomasyona elverişli hale getiriyor. Vision Robotics adlı şirket ahtapota benzeyen bir portakal toplama  makinesi geliştiriyor. Robot bütün portakal ağacının bilgisayar modelini çıkarmak için üç boyutlu görme tekniğini kullanıyor ve her bir meyvenin yerini kaydediyor. Ardından bu bilgi makineni sekiz robotik koluna aktarılıyor ve portakallar hızla toplanıyor.

Tarım otomasyonu, işçiliğe olan ihtiyacı azaltmanın yanında tarımın çok daha verimli hale getirilip çok daha az kaynakla yapılabilmesini sağlıyor. Bilgisayarlar ekinleri inşaların hayal edemeyeceği incelikte takip edip bakımlarını yapıyorlar.

Robotlar ve self-servis teknolojileri hemen her sektörde kullanıma girerken, düşük maaşlı işleri tehdit edecek. Ve bir çok ülkede nüfus artışı karşısında işsizlik oranını sırf şu anki seviyesinde tutmak için bile bir yılda bir milyon yeni iş yaratılması gerek. Yeni teknolojiler ortaya çıkarken  bu işlerin azalmasını geçelim, sırf yaratılma hızlarındaki yavaşlama bile işsizlik üzerinde uzun vadede can sıkıcı sonuçlar doğurabilir. Makineler sadece az beceri gerektiren işlere değil, yüksek gelirli, yüksek vasıflı işlere de göz dikmek üzereler.

Özgün İçerik: Ezgi Ağca

Kaynak: robotların yükselişi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir