Öz saygı Nedir? Nasıl Kazanılır?

Basitçe insanı kendi kişiliğini alçaltmaktan alıkoyan ve başkalarınca da alçaltılmayı hoş karşılamayan duygu, kendi özüne, kişiliğine beslediği saygıdır diyebiliriz.

Öz saygısı düşük olan insanlar içlerinde bir yerlerde kendilerini değersiz, önemsiz ve yeteneksiz oldukları düşüncelerini devamlı beslerler. Sorumluluktan kaçarlar, yapıcı değillerdir ve bahaneler üretip, başarısızlıktan kaçarlar. Öz saygısı yüksek olan insanlar ise daha öz güvenli, sosyal ilişkilerde de daha aktiftirler. Bu kişiler, kendileriyle uyumlu ve yaptıklarından hoşnut olma duygusu içindedirler. Başta kendilerine saygı duyduklarından başkalarını olduğu gibi kabul etmeleri ve aşağılık duygusu yaşamamaları da doğrudan kolaylaşmış olur. Kendine saygı duymayan insanlarsa tıpkı kendilerine yaptıkları gibi etraflarındaki insanlara da değersiz birey muamelesi yaparlar.

Öz saygıyı kazanmayı ve korumayı sağlayan birçok alışkanlık bulunmakla birlikte  bu yazımızda sizin için başlıcalarını derledik.

1- Kendinizi Olduğunuz Gibi Kabullenin.

Hayatınız özel ve tamamen size ait. Herkes gibi olmaya çalışmayın. Diğer insanları kusursuz sanıp kendinizi onlarla kıyaslıyor olabilirsiniz, unutmayın kimse mükemmel bir hayat yaşamıyor. “Şu olsaydı ne güzel olurdu.” ya da “Falanca gibi olsaydım müthiş bir hayat yaşardım.” gibi lafları bırakın. Gözünüze mükemmel görünen insanların hayatlarına özenmek yerine hayatınızı olduğu gibi kabullenip yaşamak çok daha kaliteli anılar biriktirmenizi sağlayacaktır. Olduğunuz kişiyi sevmeyi öğrenin. Ancak o zaman gerçek mutluluğu yakalayabilirsiniz.

2- Kendinize Verdiğiniz Sözleri Tutun.

İnsanın verdiği en önemli söz kendisine verdiği sözdür. Nasıl ki başkalarına verdiğiniz sözleri tutmaya çalışıyor, beceremeyince kötü hissediyorsanız kendinize verdiğiniz sözleri de tutmaya çalışın. Bir insanın kendisine verdiği sözleri tutamaması ve tutmaması sonucunda negatif ruh haline bürünür, gün geçtikçe kendisine olan güveni ve inancı yok olur. Kendinize verdiğiniz sözleri tutmazsanız öz denetiminizi sağlayamamanız ve iradenizin zayıflığının farkına varmanız kaçınılmaz olacaktır.

3- Hatalarınızı Görmemezlikten Gelmeyin.

Hatalarınızla yüzleşmek yerine göz ardı ederseniz, bir ömür bahanelerin arkasına sığınmak zorunda kalabilirsiniz. Ve düştüğünüz bu bahane bataklığı sizi psikolojik olarak yoracaktır. Bunun yerine bahaneleri bir kenara atıp hatalarınızın farkına varın. “Nerede yanlış yaptım?” sorusunu sorup, çözüm üretmeye ve ders çıkarıp bir daha aynı hataya düşmemeye çalışın. Sorumlulukları üstlenmeniz kendinizi bir daha aynı hataların içinde bulmamanız konusunda iyi bir adım olacaktır.

4-  Öz eleştiri Yaparken Acımasız Olmayın!

Kendinizi eleştirmeniz, hatalarınızın farkına varıp ders çıkarmanız mükemmel fakat içinizdeki ses yapıcı bir eleştiriden heves kırıcı bir hale dönüşüyorsa dikkat edin. Bu sizi geliştirmekten çok modunuzu düşürmeye neden olacaktır. Eleştirilerinizin dozunu iyi ayarlayın. Öz güveninizi zedeleyecek fısıltılara aldırmayın. Böyle zamanlarda aklınızın bir köşesinde sizde de her insanda olduğu gibi kusurlar olduğunu fakat bunların sizin bir parçanız olduğu düşüncesi bulunsun.

5- Onay Beklemeyin.

Birçok kişinin yaptığı bir diğer hata da çevresindekilerin onayı için çabalamaktır. Bu içinizde bir yerde hala kendinize güvenmediğinizi gösterir. İnsanları her zaman memnun etmek imkansızdır fakat istediğiniz yollardan giderek kendinizi mutlu edebilirsiniz. Eğer farklı düşünüyorsanız bunu söylemekten çekinmeyin. Kendinizi etrafınızdakilerin atmaktan çekindiği güzel adımlardan mahrum etmeyin. Her zaman diğerleriyle aynı fikirde olamazsınız. Unutmayın ki herkes farklıdır, kendiniz olmaktan çekinmeyin.

 

Özel İçerik: Malike Erdoğan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir