Otonom Araçlar Nedir ve Nasıl Çalışırlar?

Otonom araç nedir?

İnsan desteği olmadan çevresini algılayan ve navigasyon ve yönlendirme yeteneğine sahip bir araçlara verilen addır.

Resim1_790x445

Otonom araçların tarihine baktığımızda ise 1920-1930 yıllarında bazı göze çarpan sistemler otonom araçların müjdesini çoktan vermişlerdi aslında. Fakat kendi kendine seyir halinde gidebilen ilk modeller 1980’li yıllarda ortaya çıkmıştı. İlk araç 1984 yılında Carnegie Mellon Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği Navlab ve ALV projeleriyle hayata geçirildi.

Bu projeyi 1987 yılında Mercedes-Benz firmasının ve Bundeswehr Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Eureka Prometheus projesi takip etti. Bu iki araçtan sonra, sayısız şirket binlerce otonom otomobiller üretmeye başladılar

1200px-FirebirdII_790x445

1994 yılında ise Ernst Dickmanns’ın öncülüğünde Vamp ve Vita-2 adı verilen iki araç Paris’in 3 şeritli bir otobanında, sıradan bir yoğun trafik durumundayken saatte 130 kilometre hız ile 1000 kilometre yol kat etmeyi başardı.

Bu tarihlerden günümüze kadar sayısız büyük şirket ve araştırma kuruluşları Mercedes-Benz, General Motors, Continental Automotive Systems, Bosch, Nissan, Renault, Toyota, Audi, Volvo, Tesla Motors, Peugeot olmak üzere sürücüsüz araçlar üzerine çalışma yapmış ve her biri farklı prototipler ortaya koymuştur.

Peki bu araçlar nasıl çalışır?

Belli başlı teknolojik hizmetlerin bir arada kullanılmasıyla otonom sürüşler gerçekleşebilmekte. Şimdi onlara göz atalım;

  • RADAR: Otomobilin etrafında bulunan objeleri tespit etmek amacıyla arabanın 360 derece etrafı radar sistemiyle çevrilidir. Ön ve arka tampondaki kaza önleyiciler sayesinde kör noktada kalan herhangi bir cisme uzaklık araç tarafından tam olarak tespit edilebiliyor.
  • ŞERİT TAKİP SİSTEMİ: Ön cama monte edilmiş kameralar yol yüzeyi, yol kenarları ve şeritler arasındaki kontrastı algılayıp şeritleri tanımak üzere tasarlanıyor. Eğer araç kendi şeridini siz farkında olmadan terkederse, direksiyona gönderilen kısa süreli titreşimler sürücüyü uyarıyor.

Resim4_790x445

  • LİDAR: Lazer darbeleri kullanılarak bir nesne veya bir yüzeyin uzaklığını anlamaya yarayan teknoloji. Radar teknolojisiyle benzerdir. Radarda kullanılan radyo dalgaları yerine ışık, yani lazer darbeleri kullanılır.

Resim5_790x445

  • KIZILÖTESİ KAMERA: Gece görüş sistemleri insan gözüyle görünemeyen ve yansımayan kızılötesi ışınları yola yönlendirir. Ön cama entegre edilmiş alıcılar vasıtası ile bu ışınların çarptığı objeleri algılayıp araç içi ekrana tespit edilmiş, olası cisimleri yansıtır.
  • STEREO KAMERALAR: Ön cama monte edilmiş kameralar sayesinde aracın önündeki yolun gerçek zamanlı 3 boyutlu görüntüleri çıkarılabiliyor, bu sayede yayaların konum ve hızlarından yola çıkarak, gelecekte (birkaç saniye içinde) nerede olabilecekleri tahmin ediliyor ve araçla çarpışmalarının önüne geçilebiliyor.
  • GPS/Atalet Ölçüm Ünitesi: Araç nereye gideceği ve nerede bulunduğu bilgisini bu sensörler sayesinde algılayabilmekte.
  •  Tekerlek Kodlayıcıları: Tekerleklere monte edilmiş sensörler sayesinde aracın hızı ölçülebilmekte.

Resim6_790x445

Sürücüsüz araç teknoloji endüstrisi şu an için yılda ortalama %16 oranında büyüyor. Bu büyümeyle sürücüsüz araç teknoloji endüstrisinin 2025 yılında piyasada  900 milyar sterlinlik bir piyasa değerine ulaşması bekleniyor.

Hesaplamalara ve ön görülere göre de sadece ABD’de 2030 yılına kadar yollarda olacak otonom araba sayısı sürücülü arabalardan yüzde 60 kadar daha fazla olacak.

Yani o filmlerde gördüğümüz kendi kendine giden arabalar, o hayal gibi gelen teknolojiler aslında çok da uzak bir gelecek değil. Hatta yavaş yavaş hayatımızın bir parçası haline gelmekteler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir