Otizmli Çocuklar ve Minecraft

Stuart Duncan. Daha çok bilinen ismiyle OtizmBabası. 2013 yılında bildiğiniz üzere herkes Minecraft oynuyordu. Bu ‘’herkes’’ in içinde otizmli çocuklar da vardı. İnsanların birbirlerine karşı ne kadar acımasız olabileceğine hepimiz şahit olmuşuzdur. Şanssız olanlarımız ise bunu bizzat deneyimlemiştir. Otizmli çocuklar da Minecraft isimli oyunda insanların acımasızlığından payını aldılar. Yaptıkları yıkıldı, karakterleri defalarca öldürüldü. Fakat hiçbir şey kelimeler kadar canlarını yakmadı. Bu zorbalar otizmli çocuklara kusurlu ve özürlü olduklarını, ailelerinin onları istemediğin, kendilerini öldürmeleri gerektiğini defalarca dile getiriyorlardı. 6 yaşındaki çocuklar için bile aynı şeyleri söylemeye devam ettiler. Bunun sonucunda otizmli çocuklar sinirlenip sunucudan çıkıyor ve içine kapanıyordu.

Kendisi gibi büyük oğlu da otizmli olan Stuart Duncan, işini bırakarak Autcraft adlı bir Minecraft sunucusunun başına geçti. Büyük bir ‘’Hoşgeldiniz’’ tabelası taşıyan dağın tepesine bir kır evi yaptı; köprüleri ve yolları inşa etti. Bu sunucunun işleyişi ise çok basitti. Stuart Duncan’ın bir beyaz listesi vardı ve sadece onun onayladığı kişiler Autcraft’a katılabiliyordu. Bütün çocukları güvende tutmak ve bütün çocukların oyun oynamalarını sağlamak öncelikli amacıydı. Sonrasında Facebook’ta kendi hesabı üzerinden bu yeni sunucusunu arkadaş listesine tanıttı. Ve hiç beklemediği bir yoğun ilgiyle karşılaştı. Sadece iki gün içerisinde 750 e-posta aldı. Ve günümüzde 8000’den fazla oyuncuyu içinde barındırıyor.

aut2_790x445

Buraya kadar bakıldığı zaman çocuklar için güvenli bir oyun ortamı yaratıldığını görüyorsunuz yalnızca. Fakat bu kadarla kalmadı. Bazı anne-babalar çocuklarının Autcraft içerisindeyken okumayı ve yazmayı öğrenmeye başladığını söylediler. Zamanla Stuart Duncan konuşmayan çocukların konuşmaya başladığını, bazı çocukların okulda ilk kez arkadaş edinmeye başladığını ve bazılarının ise paylaşmaya, diğer insanlara bir şeyler vermeye başladığını duydu. Peki, tam olarak nasıl? İletişim, otizmli çocuklar için çok zor olabiliyor. OtizmBabası, onları cezalandırmak yerine onlarla konuşmamız gerektiğini düşünüyor. Onları azarlamak yerine yardım etmeye çalıştığını söyleyerek yaklaşıyor. Böylece onlara duyduğu saygıyı da hissettirmiş oluyor. Sonuçta saygı tek yönlü değildir. Pozitif yaklaşım cezalandırmaktan çok daha iyi sonuç veriyor. Çünkü çocuklar güvende ve mutlu oldukları zaman öğrenmek istiyorlar, korktukları zaman değil.

Autcraft içerisinde birçok ödül de yer alıyor. Bu ödüller ise oyuncuların davranışlarına göre veriliyor. Ayrıca arkadaşça davranışlara ya da yardımseverliğe göre de rütbeler bulunuyor. Oyunun ikinci desteği ise eşitlik. Kurucu da dahil olmak üzere herkese olabildiğince eşit davranılmaya çalışılıyor. Bazı oyuncular otizmin yanında başka zorluklar da yaşadığı için duygularını daha yoğun yaşayabiliyor. OtizmBabası oyundaki her oyuncuyu hatırladığını, ilk konuşmalarını bile hafızasında tutabildiğini söylüyor. Bu sayede problemleri çözmek için her oyuncuya nasıl yaklaşması gerektiğini daha iyi biliyor.

Autcraft’ın birçok platformda haberi yapıldı. Üzerine ödüllü bir makale bile yazıldı. Çocuklar için güvenli oyun oynamalarını sağlayacak bir alan sağlamanın yanında zorlu bir yokuşta devam etmeleri için gereken güveni de verdi. Bana kalırsa en önemlisi de buydu.

‘’Önemli olan şey korkmamak. Sunucumdaki çocuklar korkmuyor. Kendileri olmakta özgürler, çünkü birbirimizi destekliyor, güçlendiriyor ve kutluyoruz. Hepimiz dışlanmış biri olmanın ne demek olduğunu ve var olduğumuz için nefret edildiğimizi biliyoruz. Bu yüzden de beraberken artık korkmuyoruz.’’

–OtizmBabası (Stuart Duncan)

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir