Öğrendiklerimizi Unutmamak İçin Ne Yapmalıyız ?

Öğrendiklerimizi unutmamak için, bu güne kadar girişimcilik ile ilgili yaptığım okumalarda şu cümle veya türevleri ile pek çok kez karşılaştım: Eğer bir fikri baba annenize açıklayıp onu ikna edemiyorsanız, siz de bu fikre tam olarak hakim değilsiniz demektir.

Bir fikri 1 dakika içinde karşınızdaki insana anlatamıyorsanız, bu fikre siz de tahmin ettiğiniz kadar hakim değilsiniz demektir.

Öğrendiklerimizi Unutmamak İçin Ne Yapmalıyız ?

Gerçekten bu iki sözün son derece doğru olduğuna inanıyorum. Girişimciler yatırım arama sürecinde bir çok yatırımcının kapısını çalarlar ve genellikle de bu yatırımcıların size ayıracak zamanı yoktur. İşte bir iki dakikalık asansör toplantıları bu yüzden önemlidir. O zaman diliminde karşınızdaki insana fikrinizi anlattınız anlattınız yoksa geçmiş olsun. Bazen bir fikri o kadar sahipleniyoruz ki onun eksiklerini kendimiz içten bilmemize rağmen bunu kabul etmekte zorlanıyoruz bu tıpkı bir annenin veya babanın çocuğuna evde kimse yokken hataları için bağırıp çağırması ama bir misafirin yanında çocuğun hatalarının hiç konuşulmaması gibi bir şey. Neyse bu başka bir konu.
Michigan State Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre öğrendiklerini sürekli Twitter’da paylaşan öğrencilerin konuları daha iyi kavradığını ve daha başarılı olduğunu gösteriyor. Twitter’ı herkes biliyor ama yinede söylemekte fayda var: Twitter’da anlatacaklarınızı 140 karakterde anlatmanız gerekiyor. Eğer siz öğrendiğiniz bir konuyu 140 karakterde anlatacak kadar özümsemiş iseniz, o konuyu tam olarak kavramışsınız demektir. Tam olarak babaanne örneğinde olduğu gibi. Twitter’ı baba, anneniz olarak kullanabilirsiniz. Öğrendiklerimizi unutmamak için bolca o konu hakkında konuşmalı ve anlatmalıyız.
1 (790 x 410)
Öğrendiklerimizi unutmamak için ne yapmalıyız: Öğrendiğini konuşmak, yazmak ve paylaşmak öğrenmeyi derinleştirir. Öğrendiklerimizi unutmamak için bu çok önemlidir. Bunu benim sürekli olarak yaptığımı yakın çevremdeki arkadaşlarım çok iyi bilir. Mesela ben bir yerde ilginç bir haber, yazı vs. ne görsem bunu hemen bir arkadaşıma anlatmak isterim. İşte sıkıntı da tam bu noktada başlıyor. O konudan bahsettiğiniz arkadaşınız, konu hakkında sizin kadar heyecanlı olmayabiliyor. Heyecanla anlatıyorsunuz sonra size şu cevabı verebiliyor: “Eee ne olmuş yani?”. Bunda bu kadar büyütülecek ne var ki?”. İşte o zaman tüm hevesiniz kaçıyor. İşte bu yüzden ortak ilgi alanları arkadaşlıkta önemli.

Bir konuda siz iyi iseniz ve bu konuyu başka bir arkadaşınıza anlatmanız hem size hem de arkadaşınıza fayda sağlayacaktır. Hem siz konuyu biraz daha basite indirgeyerek daha iyi kavrarsınız hem de arkadaşınız konuyu anlamış olur. İşte bilgi de tam olarak bu şekilde yayılır.

Öğrendikleriniz hakkında konuşun, paylaşın ve tartışın…

Özel İçerik: İsa Kaya

İsa Kaya

Yıldız teknik Üniversitesi Kimya Metalurji Fakultesi Bİyomühendislik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir