Meslek İcrasında Altın Kural: “Meslek Etiği”

Hepimizin lise zamanında veya üniversite çağına geldiği zaman hayallerini süsleyen fikirlerden biridir, “mesleği ele almak”; fakat iş sadece mesleği ele alıp iş hayatına girmekle kalmamaktadır. Bununla beraber birtakım sorumluluklar ve bu sorumlulukların getirdiği eylemlerde insanları takip etmektedir. İşte bireylerin bu sorumlulukları “meslek etiği” veya “meslek ilkeleri” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kısa girişten sonra etik ve meslek etiği kavramlarına yakından bakmamız bizim yararımıza olacaktır.

glasses-472027_960_720

Çoğu otoriteye göre değişmekle birlikte etik kavramı “bireylerin nasıl davranması gerektiğini ve eylemlerinde neyin doğru olduğunu bize gösteren değerler dizisi” olarak karşımıza çıkmaktadır. Tanımdan yola çıkacak olursak bireylerin her davranışının altında yatan birtakım değerler kümesi yer almakta ve insanlar bu kümeye göre hareket etmektedir. Bu kavram insanları şekillendirirken sadece belirli bir alanda yer almamaktadır. Toplumsal yaşamda, iş yaşamında, aile yaşamında bu kavram yer aldığından bizim de konumuzla ilgili olan iş alanında etik kavramının daha da irdelenmesi gerekmektedir. Yukarıda yer alan etik kavramının anlamını “mesleki hayata” uygulamak gerekirse meslek etiği kavramı, meslekte uyulması gereken ve mesleği meslek yapan bir dizi değerler dizisidir. Her meslekte ise bu değerler dizisi farklılık göstermektedir. Örneğin; hukukta yer alan meslek etiği “adalet meslek etiği” olarak geçmekte ve hukuk kurallarına göre şekillenmekte iken sosyal hizmet mesleğinde yer alan meslek etiği ise “sosyal hizmet meslek etiği” olarak geçmekte ve sosyal refah, sosyal adalet gibi kuralları içermektedir.

office-581131_960_720

Eğer meslekler çalışanlar tarafından etik kurallara göre gerçekleştirilmezse toplumdaki bireylerin mesleğe itibarı düşecektir veya tamamen azalacaktır. Örneğin; adaletin temeli sayılan yargı ve hukuk alanında avukat, savcı ve hâkimler görevlerini layıkıyla yerine getirmezlerse toplumun devletin adaletin temeli olan yargı kurumuna güveni sarsılacaktır. Bu da toplum içinde sosyal yıkımlara neden olacaktır. Toplumun mesleğe itibarının yanı sıra işin meslek ahlakı boyutundan bakar isek memurların saat 17.30’dan itibaren meslekle alakalı bir işle aşırı derece de önemli olsa dahi ilgilenmemeleri de meslek etiğine aykırıdır. Örneğin; çocuk istismarı olan bir alanda sosyal hizmet uzmanı, sosyolog, psikoloğun iş saatleri dışında olduğu için ilgi göstermemesi yadsınamayacak bir durumdur. Bu gibi örnekler çoğaltılabilmekle birlikte “meslek etiği” kavramının önemine yukarıda sözü edilen durumlarla daha dikkat çekilmesi gerekmektedir.

20150713-83273315

Peki günümüz dünyasında bu kurallar ne kadar uygulanmaktadır? Bireyler mesleğini yeterince sahiplenip mesleğin adabıyla mesleklerini icra edebilmekte midirler? Bu konuda bir sürü tartışma yer almaktadır; fakat genel olarak olumsuz bir tutum bulunmaktadır; çünkü bireylerin maddiyat kavramı ve geçim derdi daha ağır bastığından bireyler meslekleri etik değerlere değil olması gereken sıradan kurallara göre yerine getirmektedir. Ağır derecede yanlış bir düşünce olsa da insanların rutin telaşlarında bu doğru kabul edilmektedir; lakin bireylerin bu düşüncede olmaması ve mesleğe saygılı bir şekilde davranması, gelişmiş bir ülke seviyesine ulaşmanın anahtarı olarak görülmelidir. Bu yüzden meslek hayatına yeni girmiş veya girecek olanlara naçizane tavsiyemiz şudur: “Meslek, kişinin toplumdaki itibarını yansıttığından mesleğe saygılı olmak mesleğin icrasında altın bir kuraldır.”

Özel İçerik: Umut Solmaz

 

 

Umut Solmaz

Sosyal Hizmet Uzmanı Umut SOLMAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir