Mavi ve Beyaz Yakaya Bir Yenisi Eklendi: Pişmanlık Yakası! Sevgili Geçmişteki Ben, Şu An Çok Pişmanım…

Sevgili en deli dolu, renkli üniversiteli günlerim. Sizi o kadar özledim ki…

Sevgili gençliğim… Kimseye açıklayamadığım ama bir tek seninle paylaşabileceğim bir pişmanlık var içimde. Dertleşmeye geldim seninle. Gelecekte nasıl eksik kaldım, anlatmaya geldim. Sözlerim sana tokat etkisi yaratsın çünkü hiç anlayamayacağın kadar pişmanım.
pişman

Hani üniversite kazandığımız ilk yıl farklı farklı arkadaş gruplarıyla takılıyor, şehirde yeni yerler keşfediyor deliler gibi eğleniyorduk ya… Güzel günlerdi, onlardan şikayetçi değilim. Ama bir de yaz tatilleri vardı. “Bu sene çok çalıştım, artık dinlenme vakti.” diyerek aylarımı boş boş geçirdiğim yaz tatilleri… Sahi, ne geçti elime?

pişman-2

Şu an üniversite yıllarımda hayalini kurduğum “o” şirkette çalışmıyorum. Bir hayal kırıklığı oldu değil mi sana? Olsun. Seni dürtmeye, harekete geçirmeye geldim zaten. Gözüm yükseklerdeydi madem, neden ona layık adımlar atmadım?

Mezun olduktan sonra girdiğim ilk mülakatta anladım çok büyük bir çukurun içinde olduğumu. Burada benim gibi yüzlerce insan var. O çok kredili dersler okulun kapısından çıktıktan sonra uçtu gittiler. O yabancı dil var ya o yabancı dil… Mahvetti beni. Hazırlık okudum rahatım diyordum ya? Değilmişim…

pisman-3

Kimse uyarmadı beni bu konuda. Hiç kimse fırsatlardan bahsetmedi. Bir işe girmenin, sadece dil engeli yüzünden bu kadar zor olacağından kimse bahsetmedi. Ben şimdi bahsediyorum sana. Şu an lisans kaçıncı sınıftan bu yazdıklarımı okuyorsun bilmiyorum ancak hiç fark etmez. Gözümde büyüttüğüm o yurt dışına gitmek aslında o kadar kolaymış ki. Şu an şirkette benden unvan olarak yüksekte olan herkesin bir yurt dışı geçmişi var. İngilizce desen sular seller gibi.

lmlmlm

O lisansta her söze atlayan, hep ön sırada oturan dört göz İsmail vardı ya hani. Nasıl uyuz oluyordum. Geçen mezun gününde denk geldik. Dedim bakayım uyuzluğundan bir şey kaybetmiş mi… Etmemiş, konuşmadan sonra yine kafayı yedim 🙂 🙂 🙂

Dedim: “İsmail nağer ya? Görüşmeyeli neler yaptın ehieheihi” Kaybetmediği egosuyla başladı anlatmaya:

“Canım ya, her şey tıkırında valla. Hani 6 ay dil okuluna gidecektim ya? Gidince bir baktım 6 aya gerek yok, çabuk kapıyorum. 3 aylık dil kursu eğitimini aldım. Sonra Mesut abi vardı bir tane. O çok yardımcı oldu. Dedi gel sana dil okulunun üstüne bir de staj ayarlayalım. Okulların ve çalıştığım yerin adı çok havalı geliyor kulağa. Kabul ettim gittim. Geldiğimde gözüm yükseklerdeydi zaten. İlk aklıma gelen uluslararası şirkete başvurdum. Çat diye işe aldılar! Hah hah ha! Ne olacaktı başka dimi zaten? Artık hep bir yurt dışı seyahatleri, Amerika saatine göre meeting set etmeler falan. Üniversite yıllarımda hayalini kurduğum hayatı yaşıyorum yani şükür. Bu cuma günü de İngiltere’ye gideceğim bu arada, on günlüğüne. Sahi, sen neler yapıyorsun?”

Satisfied with the work done. Cheerful businessman in formalwear holding head in hands while sitting at his desk in the office
Bak her bir cümlesi tokat gibi geldi nasıl unutmamışım. Sen şimdi inanmazsın da o çocuk nasıl böyle biri oldu, ben nasıl yerimde kaldım imkansız bu, diye. Gel gör ki, hayat kadar acı derler ya. Ta kendisi. Dil okuluydu, stajdı derken almış yürümüş. Biz de hayallerimizle kalmışız. Şu an 9-6 çalışıyorum adını söylesem ağlayacağın bir sektörde. Maaşımı söylesem okulu bırakırsın muhtemelen. Kafayı daha fazla yememek için sana geldim. Şimdi aç kulağını, aşağıda sıraladığım maddeleri tek tek yap. Çünkü zamanı geri alamayınca üstüne ekstra eğitim zamanı yaratma lüksünü hayat sana vermiyor bir noktadan sonra.

1) Kafandaki önyargıları kaldır

mkkmkkl

Şu an aklındaki “Bu insanlar nasıl gidiyor bu yurt dışına yaaa!” düşünceleri var ya. Beni dinlersen çevrendeki insanlar senin için bunu diyecek. Bak iş işten geçtikten sonra araştırdım ama öğrendim. O da ucuz yollarla gitme yolları var ki. Üstüne para alma şansın bile olabilir gideceğin yerde. Fazlasıyla kolay. Dil okulu da, lisansı da, yüksek lisansı da… Hepsini yurt dışında gayet uygun fiyata halledebilirsin. Yani önce yurt dışındaki eğitiminin uygun fiyata geleceğine ikna ol. İkinci adıma geç.

2) Somut adımlar at

mesut

Öyle internet sitelerinde dolaşıp notlar almakla kalırsan, öylece kalırsın. Görüşmen gereken yerlerle görüşüp somut adımlar atman, bu işin A’sını B’sini C’sini iyice öğrenmen gerek. Bu konuda da İsmail’in Mesut abisi gibi birini bulman gerek. Onu da ben ayarlayağım sevgili üşengeç gençliğim. Burada yandım tutuştum diyorum, her şeyi önüne koyuyorum. Senin sadece yerinden kalkman gerek.

3) Dil seviyenden emin ol

dil

Övündüğün kadar bir seviyede misin gerçekten? Ben sana söyleyeyim, değilsin. Hani “İş hayatına geçince hallederim yeaa” diyorsun ya, heh onu işte halledemiyorsun :):):):) Şaşırma, bunu sen de biliyorsun. Hani üniversiteye geçince kendin çalışıp bir dil ve birkaç bilgisayar programı öğrenecektin. Sahi, ne oldu o iş? Olmadı. Şaşırdım mı? Şaşırmadım. Yurt dışına ilk adımın dil eğitimi olsun. İki haftalık da olabilir, 1-3 aylık da. Belki 6 ay ve hatta bir senelik de olabilir. Buna seviyen karar verecek.

4) Kafanda bir dil eğitimi süresi ve ülke belirle
lmlmlmlmlmlm

Belirlesen de bu %90 değişecek ama senin aklında bir fikir olsun. “Şu kadar süreli dil eğitimi alsam, şu ülkeye gitsem mantıklı olabilir.” şeklinde.

5) Aşağıdaki gelecek planını uygula

Sana tamamen ücretsiz şekilde yol gösterecek şirketler var. En başından, sen gitmek istediğin yere kadar seninle özenli bir şekilde ilgilenip, doğru bir şekilde yol gösterecek danışmanlık şirketleri bunlar. Sömür onları. Kendi geleceğin için o kapıları aşındırman, kafandaki her bir soruyu sorman gerek. Onlar usanmadan cevaplıyor zaten.

Önce bu formu doldur. Tıkla buraya. Formu doldurduktan sonra arayacaklar zaten. Başta da söyledim, görüşmeler de dahil tüm danışmanlık süreci ücretsiz. Bu noktayı atlama yani. Aradıklarında de ki böyle böyle bir planım var. Sana en uygun ofise de seni davet edecekler. Al kağıdını kalemini. Git bütün sorularını sor. Bütün yapman gerekenleri öğren. Bu danışmanlık şirketinde zaten bir değil binlerce üniversitenin temsilcisi var. Doğru yolu bulmana yardım edecekler. Sonrası zaten gelecekteki pişman halinin yok olması olacak. Beni yok etmek, mutlu bir sen yaratmak yine senin elinde. Üniversiteden sonra her şey çok hızlı gelişiyor. O sömestir tatillerini, o yaz tatillerini boş geçirme. Son pişmanlık cidden işe yaramıyor.

Dediğimi yap, yaptığımı yapma 🙂

Sevgiler,

Gelecekteki sen.

Armoni Bayar

Vice President at ÖğrenciKariyeri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir