Mahkumdan CEO’ya

Hayat nasıl değiştirilir Cross Marte’den öğrenelim, kendisi küçücük bir hücrede hayatını değiştirdi.

New York’un güney doğusunda nahoş bir mahalleye ve torbacıların tam içine doğmuş. Mahallesindeki çoğu insan gibi fakir olan Coss küçük yaşta uyuşturucu satmanın teneke satmaktan daha karlı olduğunu anlamış. “Küçükken ne olmak istediğimi sorarlardı, zengin olmak istediğimi söylerdim bana ilk fırsatı da uyuşturucu verdi. Çok erken yaşta zamanın para olduğunu düşünmeye başladım. Bütün zamanımı daha çok para kazanmaya harcıyordum” diye anlatıyor Men’s Health dergisinin bir sayısında.

On bir yaşında uyuşturucu içmeye ve on üç yaşında satmaya başlamış ve on dokuzuna geldiğinde New York’un en büyük uyuşturucu ağının başındaymış. Torbacılıkta o kadar başarılıymış ki yirmili yaşlarının başında dört tane pahalı arabası ve işini yürütmek için kullandığı yedi adet telefonu ve yıllık iki milyon doları aşan geliri varmış. O zamanlar ne iphone vardı ne de akıllı telefonlar, sadece bin beş yüz numara saklayabilen kapaklı telefon zamanından bahsediyoruz. Nasıl bu kadar başarılı olduğunu fakir olmaktan nefret etmesiyle ve özellikle azınlık olan ve fabrikada çok ağır işler için çok az para alan annesini izledikten sonra gelen hırsa bağlıyor.

con_fitness-825x496

New York Eyelet Polisi’yle ilk münakaşası 13 yaşında başladı ve o zamandan beri hapise girip çıkıp durdu ta ki sağ kolu ona bir komplo planı kurana kadar. Coss Marte 23 yaşında federal ajanlar tarafından yakalandı ve 7 yıl hapisle yargılandı. Hapse girerken aşırı kilolu ve sağlıksız olan Coss’a hapishane doktorları beş yıl içinde kalp krizinden öleceği söylenmiş. “Önümde 7 hükümle azimlendim. Hapishanede ölmeyecektim.” diye anlatıyor. Sadece kendi vücut ağırlığıyla küçük bir hücrede yapılabilecek bir egzersiz rutini geliştirdi. Sadece altı ayda 30kg vermiş ve ardından diğer mahkumları d çalıştırmaya başlamış. Yirmi mahkumun toplamda 500km’dan fazla vermesine yardım etmiş.

conbody_main

Çıkış günü yaklaşırken gardiyanlardan biriyle tartışmaya girip hücre hapsi almış. Dövülüp hücreye atılmış. “Düşüncelerimle baş başa kalmıştım. Kendime ‘neden?’ diye sorup durdum”. Ailesine yakın zamanda eve dönmeyeceğini ve neler olduğunu anlatan 10 sayfalık bir mektup yazmış fakat yollayacak pulu yokmuş. Hücresinde geçen iki haftanın sonunda kardeşinden İncil’in 91. mezmurunu okumasını öneren bir mektup gelmiş. Sayfayı açtığında içinden bir pul düşmüş. Ailesine mektubu göndermek için ihtiyaç duyduğu pul. O noktadan sonra hayatının tamamen değiştiğini hayat amacının etrafındakilere zarar verip yok etmektense yardım etmek olduğunu anladığını anlatıyor Coss.

Dışarı çıktığında insanlara yardım etme yolunun fitness olduğuna karar vermiş ve bu yüzden Conbody’i kurmuş. ConBody ükü buçuk yıl gibi kısa bir zamanda sadece parkta yapılan egzersizlerden 12 çalışanlı, haftada 200’den fazla ders veren ve 7000’den fazla çalışanı olan bir stüdyoya dönmüş.

ConBody ve Coss dünya üzerinde artık bizimki de dahil olmak üzere 100’ü aşkın kuruluşa haber kaynağı olmuştur. Son günlerde Coss Amerika’daki hapishanelere dolarak ConBody’e potansiyel antrenör aramakta. “ConBody olarak birbirimizi insan olarak görüp hapisten çıkan insanlar üzerinde kurulan önyargıları yıkmaya çalışıyoruz.”

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir