Kredi Derecelendirme Notunun Önemi

Ekonominin temel amacı daha fazla mal ve hizmet üretim ve tüketimini uzun vadede garanti altına almaktır. Hızla yaygınlaşan globalleşme ile üretim ve tüketimdeki büyüme ülkelerin dış kaynaklı finansman imkanları artmıştır. Özellikle tasarruf oranları gelişmiş ülkelere göre düşük olan gelişmekte olan ülkeler yatırım ve dış ticaret açığını yönetebilme için yabancı sermayeye ihtiyaç duyarlar.

Yabancı sermayenin ülkeye girişi için en önemli kriter uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkeler için yaptığı kredi derecelendirme çalışmaları sonucu yayınladığı kredi notlarıdır.

Kredi derecelendirme kuruluşları ülkeleri verdikleri notlarla sınıflandırmaktadır ve bu notlara rating de denilmektedir.. Kredi derecelendirme notu bir kuruluşun/kurumun (şirket veya devlet) borcunu geri ödeme gücünü/riskini gösterir.  Rating şirketinin notları A ile D arasında notlandırmaktadır. Bu notlandırma aşağıdaki gibidir.

rating_tablo1

Derecelendirme şirketleri, rating notları ile beraber notun görünümünü de açıklarlar. Görünüm için ise 3 kriter kullanılınır. Pozitif, negatif ve durağan. Moody’s pozitif için 1, durağan için 2 ve negatif için 3 kullanırken. Diğer iki rating şirketi pozitif için ‘+’, negatif için ‘-‘ve durağan için ise herhangi bir notasyon kullanmaz.

Kredi derecelendirme notunu belirlerken kuruluşlar, GSYH büyüme oranı, işsizlik oranı, cari işlemler dengesi, enflasyon oranı, kamu borçlanmaları ve işsizlik oranı gibi ülkelerin makroekonomik göstergelerine bakarak ekonomik riski belirliyor. Kuruluşlar politik riski belirlerken ise siyasi istikrar, seçimlerin zamanlamaları, ülke içi siyasal dengeler ve iktidar partisinin oy oranı gibi kriterleri değerlendiriyor. Ayrıca kredi derecelendirme raporlarında yer alan bir diğer kriter de ülke ekonomisinin siyasi karar merkezinden ne denli bağımsız olduğunu belirten (Merkez Bankası Bağımsızlığı) Ekonomik Özgürlük Endeksi ile incelenmektedir.

Kredi derecelendirme notu hem ülkenin hem de ülkedeki tüm şirketlerin borçlanma güçlerini göstermektedir. En muteber ve güçlü kurumun devlet olduğunu varsayımıyla; bir şirketin derecelendirme notu, ait olduğu/faaliyet gösterdiği ülkenin derecelendirme notundan daha iyi olamaz. Dolayısıyla Türkiye’nin derecelendirme notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına düşmüş olması ile birlikte tüm Türk şirketlerinin de rating notları yatırım yapılabilir seviyenin altına düşmüş durumdadır. Yani kredi ülkenin kredi notu düşürüldüğünde veya yükseltildiğinde aynı şekilde ülke içerinde faaliyet gösteren tüm işletmelerde aynı orantıda etkilenmektedir. Ekonomide beklentiler önemli bir unsurdur ve rating notları beklentileri yönlendirebilmektedir.

KAYNAKÇA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir