Kaldırım Serçesi; Edith PIAF

Ölümden korkmamaktadır yalnızlıktan korktuğu kadar Edith Piaf ve son röportajında şöyle der:

– Bir kadına öğüt verecek olsaydınız, bu ne olurdu?
– Sev.
– Bir genç kıza?
– Sev.
– Peki bir çocuğa?
– Sev.

Hadi acılarla ve aşkla yoğrulmuş bu destansı hayatı, diğer sekmede klasik Edith Piaf şarkılarından biri çalarken inceleyelim;

b9ca5128a9351298fb04d5a98726428c-small

Edith Piaf, 19 Aralık 1915 tarihinde Paris’te dünyaya geldi. Annesi Annetta Giovanna Maillard sokak şarkıcısı, babası Louis-Alphonse Gassion ise sokaklarda çalışan bir cambazdır. Babası para kazanmak için ülkeyi sirkle gezerken, Edith’i bir geneleve bırakır ve Piaf küçük yaşta gözlerinin mikrop kapması sonucu kör olma tehlikesi geçirir. Haftalarca göremeyen Piaf en sonunda, tedavi sayesinde sağlığına geri kavuşur. 14 yaşındayken babası yanına alır ve sokaklarda şarkı söylemeye başlar. Sanatçı en iyi bildiği şarkıyı yani Fransa millî marşı La Marseillaise’i söylemeye başlar. Babasının cambazlık gösterisi eşliğinde şarkılarını söyleyen Piaf, ilerleyen zamanlarda sokaklarda arkadaşıyla beraber şarkı söyleyerek yaşamını devam ettirir. Sesinin ham halini sonuna kadar kullandığı için çevredekiler tarafından sesine zarar verebileceği için dikkatli olması yönünde uyarılır.

Sokaklarda şarkı söylerken ilk aşkı P’tit Louis ile tanışır. Piaf 16, Louis ise 17 yaşındadır. Piaf babasını bırakıp aşkıyla birlikte yaşamaya başlar. Büyük aşıklar fazlasıyla yoksul bir hayat sürerler ve bir kızları olur. Ne yazık ki küçük kız Marcelle iki yaşındayken menenjitten ölür. Piaf bu büyük üzüntüden sonra bir daha eskisi gibi olmaz. İçkiye başlar ve alkolik olur. Gençliğinde, babasının başka bir kadından olan kardeşi Momone ile birlikte Paris sokaklarında şarkılar söyler ve hayatını kazanmaya çalışır.

Momone ile sokakta şarkı söylerken, Fransa’nın ünlü müzikhollerinden birinin sahibi olan Louis Leplee ile tanışır. Louis Leplee, sesini dinler ve hayran kalır. Piaf’ın lakabını “Küçük Serçe” yapacaktır, ancak bu lakap kullanıldığı için “Kaldırım Serçesi” adına karar verilir.

edith-piaf (1)

Kendisini keşfeden Louis Leplée öldürüldükten sonra, derin ve şüpheli sorgulamalara tâbî tutulur. O dönem Piaf için oldukça zorlu geçer. İlk meşhur olduğu dönemde tanıştığı Raymond Asso’yu araması sonucunda Küçük Piaf olarak bilinirken, profesyonel müzik hayatına dönmüş, eğitim almış ve eski ününe Edith Piaf olarak kavuşmuştur.

edith cerdan 0001

Tüm ülkenin ve hatta Amerika’nın bile gözde sanatçısı olmasına ve zenginliğe kavuşmasına rağmen alkolü aşırı derece kullanır. Bu süreçte Fransız orta siklet boks şampiyonu, evli ve üç çocuk babası Marcel Cerdan ile tanışır ve ikisi de birbirlerine deli gibi âşık olurlar. Böylece hayatında en çok sevdiği erkek orta siklet dünya şampiyonu boksör Marcel Cerdan olur. Marcel Cerdan, Fransa’dadır ve Édith Piaf’la buluşmak üzere Ekim 1949’da Paris’ten New York’a uçarken uçağı düşer. Bu kazadan kurtulan olmadığı bilinmektedir. Piaf’ın hayatı hayatının erkeği olarak tanımladığı Marcel Cerdan öldükten sonra tamamen değişir, ağrı kesici, alkol ve morfine bağımlı hale gelir. Sonrasında yağmurlu bir günde geçirdiği trafik kazası sebebiyle hayatı boyunca omuriliği iyileşemez, yarı kambur bir şekilde yürümek zorunda kalır.

Fransız rivierasındaki Plascassier’de 10 Ekim 1963’te karaciğer kanserinden ölür.

Katolik kilisesi Paris Başpiskoposu – sürdüğü hayat nedeniyle- Édith Piaf’ın cenaze törenini yapmayı reddetse de tabutu Père-Lachaise mezarlığına götürülürken on binlerce hayranı korteje katılır. Mezarlıktaki törende hazır bulunanların sayısı ise 100.000’i geçkindir.

Ünlü şarkıcı Charles Aznavour, Édith Piaf’ın cenaze törenini anlatırken “İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra bütün Paris’in trafiğini tamamen kilitleyen başka bir olay yoktur.” der.

piaf

Özel İçerik: Büşra Ertürk

Büşra Ertürk

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir