Kafaya Takmama Tekniği

Hepimizin ister istemez kafaya taktığı, sürekli olarak beynimizde bir konuyu döndürüp dolaştırdığımız bazı anlarımız olmuştur. Beynimizden kovmaya çalıştığımız bu düşünceler ise bir türlü peşimizi bırakmamıştır. Biz nereye gidersek bir gölge gibi bizi takip etmeye devam etmiştir.çiçek 1

Peki kafaya takmak nedir? Konuyu şöyle bir özetleyelim;

Türk Dil Kurumu’na göre kafaya takmak “sürekli olarak o şeyi düşünmek” olarak geçerken, kişisel gelişim uzmanları ise kafaya takmayı şu şekilde açıklamaktadır: Çözüme kavuşturulmamış bir konunun sürekli olarak zihni meşgul etmesi olarak tanımlamaktadırlar.

Evet, burada dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var “çözüme kavuşturulmamış bir konu” işte tam da bizim kafaya takmamamıza sebep olan nokta burasıdır. Bir konunun çözüme kavuşturulmamış olamaması bizim o konuyu sürekli zihnimizde dönüp dolaşmasına neden olmakta ve bu durum çözüme kavuşana kadar devam etmektedir.

Burada yapmamız gereken üç ana madde vardır:

1.Kafaya taktığımız bir şeyi çözüme kavuşturmak

think-1034159_960_720

İşte bizim en önemli maddemizde bu! Çözüme kavuşturulmayan her konu konu zihnimizde sürekli tekrar etmekten kendini alamaz. Bu yazıyı okurken kiminiz kendi kendine şunu sormuş olabilir: “Peki bu çözüme kavuşturma işini nasıl yapabilirim? Ya olay çoktan bitmiş bir olay ise, zamanı geri alıp nasıl düzetebilirim?” gibi endişeli sorularınız olabilir. Öncelikli olarak sakin olmanızı ve bu yazıyı okuduktan sonra eskiye oranla çok kafaya takmamaya başlayacağınızdan emin olabilirsiniz.

Örneğin bir arkadaşınız ile tartışmışsınız ve o anda arkadaşınız sizin üzerinize çok gelmiş. Fakat siz olayın şoku ile hiçbir şey diyememişsiniz. Olayın üzerinden bir, iki saat geçtikten sonra her şeyin farkına varmışsınız ve o an da arkadaşınıza cevap veremediğiniz için, tabiri caizse “lafın altında” kaldığınız için sürekli olarak beyninizde ona söyleyemedikleriniz ve onun size söyledikleri dönüp durmuş.

Peki size burada şu soruyu sormak istiyorum. Zamanı geri alabilir misiniz? Hayır değil mi, alamayız… Bunun için yapmamız gereken iki şey olabilir. İlk olarak o arkadaşınızı karşınızı alıp “Bana neden bunları söyledin, sence ben bu sözleri hakkediyor muyum?” diye sakin bir şekilde sorabilirsiniz. Diyelim ki bunu yapmayı gururunuza yediremiyorsunuz, hatta o arkadaşım dediğiniz insanın yüzünü dahi görmek istemiyorsunuz. İşte bu durumda yapacağınız şey ise bir sandalyeye oturup karşınıza da bir sandalye koyup “O arkadaşımızın oturduğunu düşünüyorsunuz.” Buradan sonra ise içinizde ona karşı ne varsa her şeyi söylüyorsunuz. Böylelikle beyninizde dönüp dolaşan bu kısır döngüyü içinizden atmış oluyorsunuz.

2.Kafaya takmamaya karar vermek

yazı yazmak

Bir şeye yapmaya, yapmamaya ya da düşünüp, düşünmemeye karar vermek beyninizin bu olayı farkına varmasına neden olacaktır. Çünkü farkına varmadığımız hiçbir olayı çözüme kavuşturamayız. Bunun için öncelikli olarak yapacağınız şey; Neyi kafaya taktığınızı bir sorgulayın ve bunun farkına varın. Daha sonra bunun için çözüm yollarını düşünün ve bunları bir deftere yazın. Deftere yazmak sizin bu kafaya taktığınız konunun zamanı geldiğinde bu çözüm yollarını uygulamanıza yardımcı olacak ve beyninizdeki bu kısır döngünün dışarı aktarımına neden olacaktır.

3.Hiçbir kimseyi kendinizden üstün görmeyin.

ayı

Etrafınızdaki arkadaşlarınız, akrabalarınız ya da iş hayatındaki arkadaşlarınız hiç kimsenin sizden üstün olduğunu endişesine ya da sizin hakkınızda ne düşündüğüne takılmayın. Çünkü siz ne kadar etrafınızdaki insanların düşüncelerine önem verirseniz onlar da sizin karşınızda kendini üstün görecek ve diğer yandan ise siz onlardan kendinizi alçak bir konumda olduğunuzu düşünmeye başlayacaksınız. Bırakın insanlar ne düşünürse düşünsün, size ne söylerse söylesin, siz ne yapıyorsanız kendiniz için yapıyorsunuz. Diyelim ki etrafınızdaki insanların dediklerini takmamayı beceremiyorsunuz. O zaman kendinize şu soruyu sorun “Bu insanlar benim için ne kadar önemli ki ben bu insanların dediklerini kafaya takıyorum?” Bu sorunun cevabı “Aslında hiçte önemli değiller benim için” ise bırakın sizin için önemli olmayan bir insanın sizin hakkınızda düşünceleri de sizin umurunuz da olmasın… Bu hayatın sizin hayatınız olduğunu ve yöneticisinin de KENDİNİZ olduğunu unutmayın!

Ve yine unutmayın ki çözüme ulaştırdığınız hiçbir konu sizi meşgul edemeyecektir…

Özgün İçerik: Reyhan Metin 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir