Işığın Aydınlatamadığı Gizem: “Kara Delikler”

Nerden Çıktı Bu?

Büyük yıldızların ve galaksilerin arkalarında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmaları, uzmanları bu konuda belki de ucu bucağı olmayacak araştırmalara itti. Bunun sonucunda Kara Delikler terminolojik olarak John Michell ve Pierre- Simon Laplace tarafından birbirlerinden habersiz olarak 18. Yüzyılda keşfedilmiştir ve bilimde çoğu zaman olduğu gibi ilk başta sorulan bir sorunun sonucunda bulunan bir cevap, insanları sayısız sorunun kapısının önünde dımdızlak bıraktı.

3

Kara delik, astrofizikte, çekim alanı ile her türlü oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi çok büyük kozmik bir cisimdir. (Tekilliği kısaca açıklamamız gerekirse koordinat sistemine bağlı olmayan gökcisminin yerçekimi alanının sonsuz olarak ölçüldüğü konum olarak tanımlanır.)1

 

NASIL OLUŞUR?
Kara deliğin nasıl oluştuğunu anlayabilmemiz için öncelikle onun yaşam döngüsüne bakmalıyız. Bir yıldızı incelediğimizde, kütle çekim kuvveti nedeniyle çok büyük miktarda hidrojenin kendi üzerine çökmeye başlamasıyla önce biçimlenir sonra da atomların birbirleriyle daha sık ve yüksek hızlarla çarpışmasıyla ısınmış olur. Sonun öyle sıcak bir hale gelir ki hidrojen atomları çarpıştıklarından birbirinden sekmez, bunun yerine helyumu oluştururlar. Füzyon adı verilen bu tepkimede serbest kalan ısı, yıldızın parlamasını sağlar. Bu ısı gazın basıncını kütle çekim etkisini dengelemeye yeterli olana dek arttırır ve gazın büzüşmesini sağlar. Yıldız bir süre sonra hidrojenini tüketir ve soğuma dolayısıyla tamamen büzüşmeye başlar. Bir yıldızın kütlesi Chandrasekhar sınırından azsa büzüşme durur ve beyaz cüceye dönüşür. Kütlesi daha büyükse, yakıtlarının sonu geldiğinde kara deliğe dönüşebilirler. (Chandrasekhar=Astrofizikte kararlı bir beyaz cücenin olabileceği en büyük kütle)Burada sözüne ettiğimiz durumda aslında bir patlama gerçekleşiyor. Ömrünü tamamlamış yıldız evrendeki en büyük patlamayla (hipernova) 1 sn de güneşimizin milyarlarca yılda açığa çıkardığı enerjiden çok daha fazlasını dışarı yayar ve çekirdek içeri göçünce, kara deliğin doğumu yaşanır. Oluşan kara deliğin çapını 15-20 km varsayar isek bu bir şehir kadar büyük olduğu anlamına gelir. Kütleleri çok yoğundur ve içinden alacağımız bir çay kaşığı yaklaşık 10 milyar kg’dır.=1 milyon fil.
Kara deliğin sınırına olay ufku denir ki, 10 Güneş kütlesi kadar kütlesi olan bir yıldız için bu sınır yaklaşık 30 km’dir. Roger Penrose ve Stephen Hawking‘in çalışmaları, genel görelilik uyarınca bir kara deliğin içerisinde sonsuz bir yoğunluğa ve uzay zaman bükülmesine sahip bir tekilliğin olmak zorunda olduğunu gösterdi.

DAHA DAHA
Kara delikler bilimin ölçebildiği en üst noktadır. Orada yerçekimi, zaman ve madde söz konusu olamaz. Önlerine çıkan her şeyi çekerler. Işığı yuttukları için, günümüz teknolojisi ile tam olarak gözlemlenemiyorlar. İsmini tam da buradan alan Kara Delikler, karanlıktır ve görülmezler çünkü çevresindeki tüm ışığı yutarlar. Samanyolu galaksisinde, kütlesi güneşimizden 4 milyon kat daha fazla olan bir kara delik vardır. Ancak aktif olmadığı için Dünya için tehdit değildir. Bu sayının fazla olduğunu düşündüyseniz, çok uzaklarda güneşimizin 21 milyar kat fazla kütlede bir kara delik vardır. Bu kara deliğin 1/9 u bile, güneş sistemimizi bir kerede içine çekip yutabilir.


2

Teoriler?
1-Her şeyi aynen çekip, aynı miktarda çektiğini varsayarsak her şey kaldığı yerden ancak yaşlanmadan, ölmeden kara deliğin bizi sürgün ettiği yerden devam eder.
2-Ölen herkesin bedenlerinin oraya gittiği hatta cehennemin orası olabileceği.

Ekstra:Birini veya bir şeyi görebilmemiz için, ona bir ışığın vurması ve gözümüze yansıması gerekir. Kara delikler evdeki tüm ışığına içine çekerse geçmiş ve gelecek neden orada olmasın.

 

Kaynakça

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir