İsabetli Meslek Tercihi Nasıl Yapılır?

Hayatta bizi uzun süreli ve etkileyen iki önemli seçim var. Bunlardan biri eş, diğeri ise meslek seçimi. 25’inde meslek hayatına başlayan bir genç, 65 yaşında emekli olacağı düşünüldüğünde 40 yıl mesleğini icra edecek. Yani 40 yıl x 12 ay x 20 gün x 8 saat = 76.800 saat o meslekte zaman geçirecek. Bu rakamların büyüklüğü, bu tercihin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Şimdi öğrencilere sormak istiyorum: Sevmediğiniz bir arkadaşınızı her gün sekiz saat görmeye ne kadar süre tahammül edebilirsiniz?  Buna benzer olarak sevmeden yaptığınız bir meslekten bol kazanç ve prestij elde etseniz bile doyum almakta zorlanırsınız. Bu doyumsuzluk sizi benlik saygınızdan yaşam doyumunuza, arkadaşlık ilişkilerinizden evliliğinize kadar birçok yönden olumsuz etkileyecektir. İşte bu nedenle meslek tercihi geleceğimizdeki mutluluğumuzun mimarıdır. Peki bu süreçte neler dikkat etmeliyiz?

meslek
Tercih anında ben kimim?
Tercih anında kullandığımız karar verme yaklaşımımız doğru tercih yapmamızı etkileyen önemli bir faktör. Karar verme sürecinde sergilenen davranışlardan yola çıkarak yedi  farklı birey tipi ortaya konuyor:
1- Planlı: Bu birey, karar vermeye sistematik ve adım adım yaklaşan tarza sahip. Bu tür karar verme tarzına sahip bireyler sunulan bilgileri genellikle etkin kullanma yetisine sahiptir. Ancak, bazen de planı aşırı belirlemiş olmaları plana saplanıp kalmalarına ve diğer olası fırsatları kaçırmalarına neden olabilir. Öğrenci sürekli önceki planına bağlı kalması gerektiğini düşündüğü için yaratıcı ve doğal olmaktan uzaklaşabilir. Ayrıca, bu tür bireyler aşırı planlı adımlar nedeniyle zorunlu değişiklikler karşısında da zorlanabilirler.

plan

2- Sıkıntılı: Bu tarza sahip olanlar sistematik bir yaklaşımla adım adım karar vermeye çalışır, ancak kararlarına yönelik seçeneklerin belirlenmesinde, seçeneklere ilişkin bilgi toplamada ve aralarından birini seçmede zorluk çektikleri için kolayca bir karara ulaşamazlar. Bu şekilde karar verenler için eldeki veri ne kadar çok ise karar vermedeki zorluk da o kadar artar. Bu tür öğrenciler tercih döneminde birçok üniversiteyi gezip bir çok akademisyenle defalarca konuşur ve her türlü sosyal medyadan bilgi toplamaya çalışırlar. Bilgi topladıkça rahatlayacaklarını düşünmekle birlikte, genellikle doğru karar verme kaygıları yükselir. Çünkü bu tür bireyler sadece genel bilgilere göre karar vermeye çalışırken kendilerinin ne sevdiğini neye ilgilerinin olduğunu gözardı ederler.

özyeğin üniversitesi
3- Tepkisel: Bu karar verme tarzına sahip olan birey sistematik bir süreç takip etmede zorlanır veya adım adım ilerlemenin önemini göz ardı eder. Seçimleri genellikle hızlıdır ve başka seçenekler aramakla veya başka seçenekler için veri toplamakla zaman kaybetmez; farklı seçenekler için bilgi  toplama ihtiyacı hissetmez ve seçimi için gerekli olabilecek ek bilgilere değer vermez. Bu tür karar verme tarzına sahip öğrenciler tercih edecekleri üniversiteyi ve bölümü görmeye gerek duymazlar, tercihlerini hızlı alınan kararlarla verirler ve seçtikleri meslekle ilgili olumsuz bilgilere de kulaklarını tıkama eğilimindedirler.

admin-ajax_790x445
4- Sezgisel: Birey seçenekler içinden en iyisini (daha iyi sonuç vereni) planlayarak ya da adım adım bazı aşamaları takip ederek değil, yalnızca tecrübeden ve görmüş geçirmişlikten faydalanarak sezgisel olarak tespit eder. Bu şekilde karar verenler az bilgi ile yetinirler; bireysel hedeflerini hızlıca belirlerler ve daha fazla bilgi yerine deneyimlerini ve sezgilerini kullanırlar. Bireyin geçmiş deneyimlerini ve iç sesini göz önünde bulundurması sağlıklı, ancak karar almada tek ölçü bunlar olmamalı.

Hayal-Gücü-620x350
5- Uysal: Bu bireyler müdahaleye izin veren kişilikleri veya sosyal-kültürel nedenlerle kendileri adına başkalarının  karar vermesine izin verirler. Başkalarının topladığı verilere güvenirler. Bu öğrencilerin tercih döneminde öğretmenlerinin ya da arkadaşlarının etkisinde kalma olasılıkları çok yüksektir. Kendileri üniversiteler ya da meslekler hakkında bilgi toplamak yerine başkalarının sözüne güvenerek hareket ederler, bu da yanılma olasılıklarını artırır.

ssss
6- Erteleyici: Bu bireyler bir karar verilmesi gerektiğini kabul ederler, ancak korku, veri yokluğu veya güdülenme eksikliği nedeniyle karar vermeyi sürekli ertelerler. Bu tarzla karar verenler veri toplamaya veya kullanmaya hazır değildir. Erteleyiciler genellikle tercihi son güne bırakacaklardır. Bunu önlemenin en sağlıklı yolu aile ve öğretmenlerin öğrenciyi bilgi kaynaklarına ulaşmaya özendirmesi, motive etmesi ve eğer gerekirse ona bu süreçte eşlik etmesidir.

saat-ve-zaman
7- Kaderci: Bu bireyler yaşamdaki olaylar üzerinde kontrolleri olmadığını ve dış güçlerin etkisi altında olduklarını düşünürler. Bu stile sahip karar vericiler bilgi edinmeye veya bilgileri kullanmaya hazır değildir. Kadercileri, hayatlarının kontrollerinin ellerinde olmadığı fikri kısa süreli rahatlatacaktır ama uzun dönemde kadercilik onları umutsuzluğa ve isteksizliğe de sürükleyebilir. Çünkü kendi tercihlerimizi daha çok benimseriz ve bu bize mutluluk verir.

book-1281238_1280

Kendini tanımamak: Sağlıklı tercih yapma içgörü ile başlar. İçgörü, bireyin kendisini yorumlaması yoluyla derinden anlaması olarak tanımlanıyor. Öğrencilerin kendi değerlerini, beklentilerini ve kişisel özelliklerini keşfetmeye çalışmaları faydalı olur. Ailelerin çocuklarında gördükleri olumlu ve olumsuz yanları tıpkı bir ayna gibi yargılamadan, büyütüp küçültmeden göstermeleri yani çocuklarının kişisel özellikleri hakkında olabildiğince yansız geri bildirim vermeleri yarardımcı olur. İçgörüsü yüksek öğrenciler kendilerine uygun tercih yapma konusunda daha başarılı olacaktır.

kendini
Mesleği tanımamak: Öğrenciler tercih etmeyi planladıkları meslek hakkında ya çok az ya da yanlış bilgiye sahipler. Özellikle sosyal medyadaki her bilginin doğru olmadığı dikkate alınmalı, doğru kaynaklardan bilgi edinilmeli. Ayrıca meslek sahibi kişilerle yapılan görüşmelerde her meslek sahibinin o mesleğin iyi bir temsilcisi olamayacağı unutulmamalıdır. Her meslekte iyi örnekler de kötü örnekler de mevcuttur.
Üniversiteyi araştırmamak: Fırsat varsa üniversite yerleşkesini bizzat gezmek, orada kısa da olsa doğrudan gözlem yapmak çok faydalı olacaktır. Bazı öğrenciler daha çok sosyal ve spor etkinliğine fırsat veren büyük kampüs hayatını tercih ederken bazıları ise öğrenci-öğrenci ve öğrenci-akademisyen ilişkisinin daha sıcak olduğu “butik” tipi küçük kampüsleri tercih edebilir. Hangi tür kampüs hayatının size uygun olacağını değerlendirmeniz keyifli ve başarılı bir üniversite yaşamı geçirebilmeniz için önemli olacaktır.
Şehir özelliklerini bilmemek: Tıpkı kampüs özellikleri gibi tercih ettiğiniz üniversitenin bulunduğu şehrin özellikleri de sizin akademik başarınızda önemli rol oynuyor. En az 4 yıl geçireceğiniz şehrin sosyo-kültürel özelliklerinin size ne kadar uygun olduğu, uygun olmayan yönlerini seçtiğiniz bölümde okumak için ne kadar tolere edebileceğinizi iyi düşünmeniz gerekir. Çünkü yaşadığınız şehir ile okumak için geldiğiniz şehir arasındaki sosyo-kültürel fark eğitim sürecinin niteliğini etkileyecektir.

kendinizi_pazarlayın
Hazır Gelecek Tercihi: Bu özellikle bizim gibi kollektif kültürde çok yaygın olan bir meslek tercih etme hatası olarak karşımıza çıkmaktadır. Genellikle aileler çocuklarını kendi uzantısı olarak görmekte ve çocuktan da ailenin özelliklerini mesleki olarak da sürdürmesi beklenmektedir. Buna örnek olarak aile müteahhit ise kendi çocukları ile ilgili “Çocuğumuzun işi hazır, bu nedenle inşaat mühendisliği istiyoruz.” diyebiliyorlar ya da anne veya baba eczacı ise, “Çocuğumuz eczanenin başına geçer.” diyerek çocuklarından eczacılık bölümünü tercih etmesini isteyebiliyorlar.
gelecek_meslekler
Toplumsal beklentiler:  Bazı çevrelerde geleneksel cinsiyet rolleri öğrencilerin meslek tercihlerine yanlış yön verebiliyor. Örneğin “Kız öğrencilere mühendislik yerine öğretmenlik daha uygun, hem çalışıp hem anne olabilirler” ya da “Erkek, kadından daha çok para kazanmalı, o yüzden kazanç getirecek doktorluk okuman ilerde senin faydana olur” gibi söylemler gençler üzerinde baskı oluşturuyor. Günümüzde her meslek herkes için uygun olabilir. Ayrıca evlilik ve anne-babalık ortak işbirliği ile daha sürdürebilir ve keyif verici olacaktır. Bu nedenlerle, bu tür geleneksel cinsiyet rollerine uygun öneriler işlevselliğini yitiriyor.
Özetle, karar verme tarzınızın farkında olarak sağlıklı karar verme yaklaşımlarını kullanmanız ve belirttiğim hatalara düşmemeniz sizin isabetli bir tercihte bulunma olasılığınızı artıracaktır.negatif_insanlar

Kaynak

Esma Çalışkan

Uludağ Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü Öğrencisiyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir