İnsan Mıknatısı Olmanın Formülü Nedir?

Başlığı okuduktan sonra ‘aman ya ne mıknatıs olacağım benden uzak Allah’a yakın’ dediğinizi duyar gibiyim. Öncelikle sakin olun ve derin bir nefes alın. Unutmayın ki insanlardan nefret dahi ediyor olsanız günümüz dünyası şartları gereği onlar olmadan bir şey elde etmeniz mümkün olmayacaktır. İşin özü; onlarla da olmuyor onlarsız da olmuyor mantığını anlatmak istiyorum. Her şeyi bir kenara bırakın ve biz bugün ‘onlarla’ olan kısmıyla ilgilenelim.

Kazandıran Tavır:

  • Beden dilimiz, yüz ifadelerimiz, sesimiz, kelimelerimiz ve kendi iletişim tarzımızdaki bütünlük
  • Kolları ve bacakları çaprazlamadan sergilenen açık, ulaşılabilir ve dik bir duruş
  • Onun bütünlüğü için tehlike yaratacak bir şey taşımadığımızı gösteren açık ve muhatabımıza dönük avuç içleri
  • Orada olmaktan dolayı duyulan memnuniyeti ifade eden içten bir gülümseme
  • Diğerini fark ettiğimizi gösteren güçlü, kararlı ama meydan okumayan istikrarlı bir göz teması
  • Tabanlarıyla yere sağlam basan ve tümüyle karşımızdakine dönük bir beden
  • Konuya ve kişiye duyduğumuz ilgiyi göstermek için konuşurken ona doğru eğilmek
  • Her anlamda eşit olduğumuzu kanıtlamak adına ister ayakta ister oturur pozisyonda olsun göz seviyelerini eşitlemeye çalışmak
  • Karşımızdakine güvendiğimizi, yanında rahat hissettiğimizi, onu dinlediğimizi ve fikirlerini kabul edebilecek esnekliğe sahip olduğumuzu göstermek için başımızı hafifçe yana yatırmak
  • Tamamen ona odaklanmış bir şekilde, akıllıca sorular sormak ve kesinlikle sözünü kesmeden aktif bir şekilde dinlemek
  • Sözlü veya sözsüz yollara başvurarak dikkati kendi üzerimize çekmeye çalışmamak
  • Onların başarıları ile mutlu olduğumuzu bir gülümseme eşliğinde samimi bir övgüde bulunarak göstermek…

Kaybettiren Tavır:

  • Hem taşıdığımız stresin dışa vurumu hem de yüzleştiğimiz soruna çözüm bulunamadığının ve ilişkinin çıkmaza girdiğinin bir göstergesi olarak baş, yüz ve boyun bölgesinin kaşınması
  • Artan iç gerginlik nedeniyle kendini yatıştırmaya arayışı içindeyken tırnakların yenmesi veya etrafındaki ölü deriyi temizleme çabası
  • Kuşku ve kendini beğenmişliğin yansıması olarak başın geriye atılması, burun üzerinden bakılması, tek kaşın kalkması veya kaşların ortadan yükselerek bir çatı şeklini alması
  • Duyulan rahatsızlığın ve ortamdan ayrılma isteğinin bir işareti olarak oturduğumuz yerde sürekli kıpırdanmak
  • Bir savunma ve kopuş sembolü olarak kolların ve bacakların çaprazlanarak vücut engeli oluşturması
  • Konsantre olamamak, çevremizde olup biten her şeyin dikkatimizi dağıtmasına izin vermek
  • Suçluluk ve pişmanlık duygusuyla sanki bir şeyler saklıyor,  ders alıyor veya azarlanıyormuşuz gibi başımızı öne eğmek
  • Sıkıldığımızın, bunaldığımızın ve bir kaçış noktası aradığımızın göstergesi olarak gözlerimizi sürekli olarak etrafta dolaştırmak
  • Güvensizliğimizi saklamak amacıyla mesafeli ve saldırgan bir izlenim izlenim vermek üzere kaşlarımızı çatmak
  • Gerginliğimizin ve uzlaşmaz tutumumuzun ifadesi olan katı bir duruş sergilemek
  • ”Benimle konuşma, benden daha fazlasını isteme.” anlamına gelen ellerin ceplerine sokulması
  • Korkudan donakalmış ve bir şeyleri gizliyormuşuz gibi el hareketlerinin neredeyse hiç kullanılmaması
  • İçinde bulunulan durumun yarattığı aşırı gerginliği azaltmak için ileri geri, sağa sola sallanmak
  • Öz güven eksikliğini, endişeyi ve içe kapanışı sembolize eden cenin pozisyonuna geçilerek kolların, bacakların gövdeye yapışması ve başın omuz içine çekilmesi

 

Bu yazı içi yoğun bilgi ve tecrübesini okurlarıyla buluşturmaktan çekinmeyen Sayın Mert AYDINER’e çok teşekkürler…

 

 

Batuhan Gürhan

Farklı Kalın ve Farklı Kılın https://www.instagram.com/batuhangurhan/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir