İnanılması Güç Eğitim Kehanetleri 2

Eğitim sistemi gelecekte nasıl olacak? Bu konu yüzyıllardır sorgulanmakta ve dönemsel öngörülerde bulunulmakta. Bu öngörülerin bir kısmı aldatıcıydı, bir kısmı ise tam anlatıldığı şekilde gerçekleşmedi ama yine de kalıcı bir iz bıraktı. Geleceğe dair bir öngörünün doğru çıkıp çıkmayacağını, bu öngörünün yapıldığı dönem içinde anlayabilmek oldukça zor olabiliyor tabii.

Bir zamanlar eğitimi radikal bir şekilde değiştireceği düşünülen, ama şimdi tarihin yaprakları arasında unutulmuş teknolojik öngörülere göz atalım.

 Bas-Konuş Eğitim

11

2. Dünya Savaşı sonrası doğum oranındaki yüksek artış Amerikan eğitim sistemini üzerinde bir baskı oluşturdu. Bir sürü çocuk ve çok az öğretmenle bir okul ne yapabilirdi ki? 1950’lerin sonlarında, bu sorunun gelecekçi cevabı, daha fazla teknoloji tesis etmekti. Closer Than We Think adlı karikatür dergisinin 5 Mayıs 1958 sayısının fütüristik konusu, “Bas-Konuş Eğitim”

Karikatür, aşırı nüfus yoğunluğundan kaynaklanan problemlerin, her çocuğun sıra gibi kullanacağı kendine ait yüksek teknolojili çalışma alanına sahip olmasıyla çözüleceği bir dünyayı resmetti. Ve sorun çözüldü! Öğrenciler düğmelere basarak yoklamayı alacak ve sorulara cevap verecekti. Özel makineler her öğrenci için ayrı ayrı ayarlanacak böylece öğrenci yetenekleri elverdiği ölçüde ilerleme kaydedecek. Ayrıca makineler aracılığıyla tutulacak olan gelişim raporları düzenli aralıklarla kalifiye öğretmenler tarafından gözden geçirilecek ve bireysel destek gerekliyse sağlanacaktı.

Robot Öğretmenler

22

Sınıfların otomatikleşmesi  yıllardır süren tartışmalı bir konu. Fakat 1950’lerin sonları ve 1960’ların başlarına geri döndüğümüzde, geleceğin robot öğretmenleri hakkında o kadar çok abartılı reklam vardı ki, en sonunda Ulusal Eğitim Birliği bu konuda bir beyanat  vermek zorunda kaldı: “Robot Rosey’in çocukların hayatına girmesine daha çok var.” Oaklan Tribune’un 24 Ağustos 1960 yılındaki haberi  “Ulusal Eğitim Birliği Velilerin Robot Öğretmen Korkusunu Yatıştırdı” başlığı ile yayınlandı. Yazıda, velilerin son zamanlarda ne duyduklarının bir önemi olmadığı robot öğretim makineleri sadece birer araç olduklarının altı çizildi.

Otomatik Öğretmen

33

1964’te New York Dünya Fuarında, 8.361 metre karelik eğitim binası, en son ve en büyük eğitim teknolojileriyle dolmuştu. Ayrıca fuar, eğitimi 21. Yüzyıla ilerletecek işitsel ve görsel harika olan  “Otomatik-Öğretmen” gibi konseptlerle, ziyaretçilerin geleceğe bir bakış atmalarını sağlamıştı

Cevap Makinesi

44

Günümüzde arama motorlarının verdiği bilgileri doğru kabul ediyoruz. Fakat 1970’lerin başlarında “fonografiyi kim icat etti?” gibi bir soruyu sihirli bir makineye yazıp cevabını beklemek gelecekçiliğin en doruk noktasıydı. 1971 çocuk ansiklopedisinden alınan bu iki sayfanın bize gösterdiğine göre bu, öyle sihirli bir “cevap makinesi” ki sadece yazılarla cevap vermekle kalmıyor ayrıca sizin sorunuza yönelik olan araçları görmenizi ve duymanızı sağlıyordu.

Kişiye Özel Robot

55

1980’lerde, Newton gibi robotların evlerde köklü değişikler yapacağı bekleniyordu. Robot uşağınız, ailenizin bekçi köpeği, sizin kişisel asistanınız ve hatta sizin en güvenilir dostunuz olacaktı. Fakat Newton gibi robotlar, ayrıca sizin ev ödevi arkadaşınız olacak, gerektiğinde sınav yapacak ve hatta geri bildirim verecekti.

1989’da Newton’un tanıtım videosunda şunlar söylenmişti: Newton ayrıca öğrenmeyi zevkli hale getiriyor. O harika bir öğretmen. En sevdiği dersler, okuma, matematik ve tarih. Mükemmel olmanızı istiyor fakat çaba ve başarılarınızı da takdir ediyor. Profesör Newton, ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerin tüm potansiyelini ortaya çıkarmalarına yardımcı oluyor.  Newton, zor fakat adaletli bir robot öğretmen.

Ödev Makinesi

66

Neil Ardley tarafından 1981’de kaleme alınan “World of Tomorrow: Work and Play” (Geleceğin Dünyası: Çalışma ve Eğlence) adlı kitaba göre; kendi hızınızda öğrenme, bilgisayar devriminin en büyük faydalarından birisi olacaktı. Kitaba göre, çok ileri bir gelecekte bilgisayarlar, sınıf ve öğretmenlere olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldıracaktı. Sınıfta oturup her dersi belirli bir öğretmenden öğrenmek yerine, öğrenciler kendi başlarına bilgisayarlardan öğrenebileceklerdi. Ders tercihlerini kendileri yapabilecek ve onlar öğrenirken öğretmenlerde yardım için orada bulunacaklar. Fakat çok ileri bir geleceğe baktığımızda, hiç okul veya öğretmen olmayacaktı.

Gezici Okul

77

Yerinde görmek varken, kim Mısır piramitlerini kitaptan okumak ister ki? 1982 yılında The Whole Kids’ Future Catalogue (Tüm Çocukların Gelecek Kataloğu) adlı kitabının 1980’lerin çocuklarına gezici okulları geleceğin yeni trendi olacağını vaat ediyordu. Dünyanın etrafında dolaşan bir zeplinde dersler asla sıkıcı olmayacaktı!

Görüntülü Telefon

88

GTE ‘nin 1987 reklam videosu “Geleceğin Sınıfları,” spor sakatlanması sebebiyle evde kalmak zorunda olan bir gencin hikayesini anlatıyordu. Nasıl olacak da partneriyle birlikte çalışarak bir sunum hazırlayabilecekti? Elbette görüntülü telefonu kullanarak. Artık, öğretmeni veya sınıf arkadaşlarıyla konuşmak için yataktan çıkmasına bile gerek yoktu. Bilgisayarının ses tanıma yazılımı, multimedya sunumları ve kütüphane veritabanlarına bağlanma özelliği sayesinde bu savaşın hakkında her şeyi öğrenmek çok kolaydı.

 

Bahadır Öztop

Sadece bir fikir, ışık tutan, kişi. Bahadiroztop@ogrencikariyeri.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir