İlk Konuşma Nasıl Ortaya Çıktı?

Konuşma özelliği insanın diğer canlılardan ayırt edilmesine olanak sağlayan en önemli özelliklerden birisidir. Aslında diğer birçok canlının da kendi aralarında anlaştıkları görülmektedir. Ancak insanların konuşma şekli çok daha zengin bir içeriğe sahip olduğundan bu tarz bir iletişime başka hiçbir varlığın sahip olmadığını söylemek çok da yanlış olmaz.

4_790x445

Peki ilk konuşma, ilk iletişim nasıl ortaya çıktı, ilk kelimeler neydi, hangi dil konuşuldu?

Bu sorulara hala net yanıtlar veremiyoruz.  Zaman içerisinde bu sonuç değişir mi o da kesin değil. Sonuçta incelenen mağara resimleri ile konuşmanın 35 milyon yıl önce ortaya çıktığı düşünülürse ilk kelimenin ne olduğunu bulmak pek de mümkün görünmemekte. Fakat bilim insanlarının tabi ki de bu konu hakkında bazı teorileri yok değil.

  • Yansıtma Kuramı

Bu teoriye göre konuşma, insanın doğadaki sesleri taklit etmesiyle ortaya çıkmıştır. Yani kedilerin miyavlaması, yaprakların hışırtısı, nehrin şırıltısı vb. seslerin  insanlar tarafından tekrarlanması konuşmayı oluşturmuştur.

  • Ünlem Kuramı

Demokritos tarafından ileri sürülen bu teoride konuşmanın insanın doğal yapısı ile ilişkili olduğu ileri sürülmektedir. Bu teoride dilin temeli ilkel insanın duygularını ve coşkusunu anlatmaya işaretlerin yetmemesi sonucunda sesler çıkarmaya başladığı ve bu seslerin gelişerek konuşmayı oluşturduğu ifade edilmektedir.

  • Beden Dili Kuramı

Bu teoriye göre ise eski çağlarda insanların anlaşabilmek için beden hareketleri yapması onların hareket ve ses arasında bir bağlantı kurmasına yol açmıştır.  Bu bağlantı ise zaman içinde gelişerek konuşmayı ortaya çıkarmıştır.

  • Toplumsal Denetim Kuramı

Bu teoride ise, konuşmanın insanın diğerleri ile bağlantı kurmak, onları denetimi altına almak, kişisel gereksinimlerini karşılamak gibi istekleri sonucunda doğduğunu ileri sürmektedir.

facetofacecommunication_790x445

Bu teorilerin yanı sıra Mısır hükümdarı konuşmanın nasıl ortaya çıktığını merak etmesi üzerine bir deney yaptırmış deneyi ise Herodot kitabında şöyle anlatıyor;

“17.yüzyılda Mısır hükümdarı Psammetikos hiçbir şey duymadan büyüyen bir insanın niçin ve hangi dilde konuştuğunu merak etmiştir. Bunu öğrenmek için de bir çobana rastgele iki tane yeni doğmuş çocuk verir, bunların ağıla konmasını ve büyütülmesini emreder. Çocukların yanında kimse ağzını açıp tek söz söylemeyecek, çocuklar ayrı bir odada kendi başlarına büyüyeceklerdi. Çoban, belli saatte keçileri alıp yanlarına götürecek süt içirip iyice doyuracak, sonra kendi işlerine bakacaktı. Yine bir gün çocukların karınlarını doyurmak için odaya giren çoban önünde diz üstü duran iki çocuğun ellerini uzatarak ‘Bekos’ diye bağırdıklarını görür. Bu durum birkaç gün daha böyle devam edince çoban çocukları hükümdarın huzuruna çıkartır. Psammetikos da çocukların ‘Bekos’ dediğini duyar. ‘Bekos’  Frigya dilinde ‘ekmek’ demektir. O zaman Psammetikos konuşmanın gereksinimden doğduğu ve konuşulan ilk dilin Frigya dili olduğu kanısına varmıştır.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir