Hayvan, İnsan ve Robot Hakları

Hayvan hakları; insan olmayan hayvanlara ithafen, genellikle bilişsel, yaşamlarındaki duygusal acı veya zevk kapasiteleri nedenleriyle atfedilir. Tarihsel olarak; hayvan haklarını kapsayan farklı görüşleri, felsefi ve hukuki gelişmeleri, hayvan ve insan tabiatının bilimsel anlayışlarını, hayvanlar ve insanlar arasındaki doğru ilişkilerin dini ve etik kavramlarını yansıtmaktadır. (1) Hayvan hakları savunucularına göre ise, doğal değeri olan tüm varlıklar eşit derecede değerlendirilir ve aynı haklara sahiptirler. Onların değeri, dünyaya ne kadar faydalı olduklarına bağlı değildir ve başkalarına yük olmaları halinde de azalmaz. Hayvan ve insan hakları bir noktada birleşir: Saygıyla muamele görme! (2)

Bununla beraber genel görüş olarak kabul edilen; hayvanların hukuki anlamda bir kişiliğe sahip olmadığı ve bu sebeple de eşya statüsünde olduğudur. Fakat bu görüş günümüzde hayvanlara verilen değer ile bazı noktalarda ayrışmaktadır. Hayvanlar bir mal/eşya olarak görüldükçe hayvanlar için oluşturulan yasa ve kurallar sosyolojik işlevini sürdüremeyecektir. Bunlara karşı çıkan Kıta Avrupa’sındaki bazı ülkeler hayvanların eşya olarak görülmeyeceği kararında mutabık kalmıştır.

Artık hayvanlarla ilgili mülkiyet hakkının ötesinde yasal korumalar istiyoruz. Bunun temelinde psikolojik olarak hayvanların acı çekerek hayatlarını sürdürmelerini engellemenin, ahlaki yükümlülük olduğunu düşünmemizdendir. Bundan sebepledir ki insanlara verilen haklardan daha zayıf, mülkiyet hakkının ötesinde, ikinci derece haklar düzenliyoruz.

1

Sosyal robotlar, hayvanlara benzese de farklılıklar içermektedir. Her ne kadar insan tarafından yapay olarak üretilmiş olsalar bile; kendi kendilerine öğrenebilme, analiz etme, çevre ile etkileşim, iletişim vs. gibi hayvanlar ve insanlarla benzerlik gösterse de robotlar söz konusu olunca hayvan haklarına benzer ikinci derece haklar verilmesi gündeme getirilebilir. Hayvan haklarındaki gibi, bir insan sahip olduğu robota, mülkiyet hakkına dayanarak istediği şekilde muamele yapabilir mi? 

Bu açıdan sosyal hayatta, özellikle insansı robotların geniş kullanım olanağı bulmasıyla birlikte, robotlara karşı kötü muamele de insanlarda rahatsızlık uyandıracaktır. Robotlar her ne kadar insan eliyle üretilmiş olsalar da, insan merkezci bakış açısından çıkıp çevre merkezci yaklaşımla birlikte yeni düzenlemelere gidilebilir. Hukukun temelinde her ne kadar insan-eşya ayrımı yatıyor olsa da hayvanlar ve robotlar gibi sosyal hayatın parçası olan özneler için yeni bir statü oluşturulmalıdır.

Hatırlarsanız geçen sene bu zamanlar, bağımsız hareket edebilen otonom silah sistemlerinin yasaklanması için Elon Musk ve Google Yapay Zeka Uzmanı Mustafa Süleymanlı gibi isimlerin bulunduğu 116 isim Birleşmiş Milletler’e bu tür ölümcül robotların yasaklanması için çağrıda bulunmuşlardı. Yapılan bu çağrı aslında yeni bir hukuk düzeninin de habercisiydi.

Yararlanılan Kaynaklar: 1, 2, 3

Bahadır Öztop

Sadece bir fikir, ışık tutan, kişi. bahadiroztop@ogrencikariyeri.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir