Günümüzün En Başarılı Kadın Bilim İnsanları!

Bilim dünyası, genelde erkek egemen olarak düşünülse de gerçekler durumun çok da öyle olmadığını gösteriyor. Nitekim hem tarihte hem de günümüzde, bilim dünyasına inanılmaz büyük katkılar yapmış olan bir çok kadın bilim insanı bulunuyor. Kadınların ev dışında da varolabileceğine kanıt olarak sizler için derlediğimiz bazı başarılı kadın bilim insanları!

Margaret Hamilton

1_790x445

78 yaşında olan Margaret Hamilton, bilim tarihinin en önemli kadın figürlerinden biri. Bilgisayar ve matematikle uğraşan bir bilimci olmasının yanı sıra, kendisi Apollo 11‘in kullanım kılavuzunu hazırlamış. Yazılım mühendisliği tabirinin mucidi olan Hamilton’ın en önemli başarısı ise 31 yaşındayken NASA’da Apollo 11 Ay görevi için 145 bin satırdan oluşan bir kodu tasarlamış ve hem yazım ekibini kontrol edip hem de kendi de yazmış.

O döneme bakıldığında böylesine önemli bir kodu son derece kusursuz şekilde yazmış olması yazılım tarihinin en önemli başarılarından biri olarak görülmekle birlikte, bir çok modellemenin de ilk örneklerini vermiş olduğunu belirtelim.

Fabiola Gianotti

2

İtalyan Fabiola Gianotti bir parçacık fizikçisi. 1 Ocak 2016 tarihi itibariyle CERN’in genel direktörlüğünü üstlenen ilk kadın olma ünvanını da kazanan Gianotti Time’ın Ocak 2013 kapağında da yer almış bir isim. Kendisinin 55 yaşında olduğunu ve bir çok ödülünün bulunmasının yanı sıra Guardian’ın “Bilim Dünyasının En Önemli 100 Kadını” listesinde yer aldığını da belirtelim.

Fizik kariyerine başlamadan önce eski Yunan tarihi üzerine eğitim alan, bunun yanı sıra felsefe ve sanat tarihi de okumuş olan Fabiola, bunlara ek olarak bir dönem Milan Müzik Konservatuvarı’nda da piyano eğitimi almış. Sonrasında da fiziğe olan aşkını fark ederek bu yolu seçmiş. Kendisinin “Fizik genelde erkeklere ait bir alan olarak görülüyor: Duygusuz, etkileyicilikten uzak, soğuk. Ancak bu doğru değil; çünkü fizik sanat demek, estetik demek, simetri demek” ve “Bilim ve inanç bir karşıtlık yok. İkisi farklı alanlar; ancak birbirlerine zıt değiller. Bir fizikçi olup aynı zamanda inanç sahibi de olabilirsiniz” gibi sözleri bulunuyor.

Ada Yonath

3_790x445

2009’da, ribozomlar üzerine yaptığı çalışmalar ile Nobel Kimya Ödülü’nü alan 76 yaşındaki İsrailli moleküler biyolog Ada Yonath, temel olarak kristalografi alanında çalışmalar yürütmektedir. Orta Doğu’dan bilim alanında Nobel ödülü kazanan ilk kadın bilim insanı olma ünvanına da sahiptir. Günümüzde Weizmann Bilim Enstitüsü’nün genel direktörüdür.

Jocelyn Bell Burnell

4_790x445

72 yaşında olan Kuzey İrlandalı astrofizikçi Jocelyn Bell Burnell, henüz lisansüstü öğrencisiyken radyo pulsarlarını keşfetmeyi başardı. Bunun yanı sıra 2002’den 2004’e kadar Kraliyet Astronomi Topluluğu’nun başkanlığını, yapan Burnell, Ekim 2014’te de Edinburgh Kraliyet Topluluğu’nun başkanı olarak seçildi.

Pulsarları daha 24 yaşındayken keşfeden Burnell, o zamanlarda genç bir kadın olduğu için ayrımcılığa kurban giderek Nobel’i asla alamamıştır. Onun yerine ödül araştırmanın başındaki Anthony Hewish’e verilmiştir. Kendisine yapılan bu haksızlık o kadar ünlüdür ki, astrofizik ders kitaplarında bile bu haksızlığa ayrılan bölümler vardır.

Samantha Cristoforetti

5_790x445

İtalyan astronot Samantha Cristoforetti, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 199 gün 16 saat 42 dakika ile en uzun süre kalan kadın astronot ünvanına sahip. Makine mühendisliği üzerine eğitim alan ve sonrasında Nato ile İtalyan Hava Kuvvetlerinde jet pilotluğu eğitimini birincilikle bitiren Cristoforetti, 2009’da Avrupa Uzay Ajansı’na astronotluk seçimi için davet edilmiş. 8500 aday arasından seçilen astronot, 6 aylık eğitimden sonra 23 Kasım 2014’te Uluslararası Uzay İstasyonu’na uçmuş.

Kendisinin İtalya Cumhuriyeti Liyakat Nişanı sahibi olduğunu ve Avrupalı astronotlar arasında uzayda aralıksız en uzun süre kalmış olan astronot ünvanına da sahip olduğunu ekleyelim.

Jackie Y. Ying

6_790x445

2001’de henüz 35 yaşındayken MIT profesörü olmayı başararak bu ünvana ulaşan en genç insanlardan biri olan Yackie Ying, nano yapılar ile biyo-malzeme üzerine odaklanmış durumda. Bugüne kadar 300’den fazla makale yazmış olduğunu da ekleyelim.

Meryem Mirzahani

7_790x445

2008’den bu yana Stanford Üniversitesi’nde matematik profesörü olarak çalışan Mirzahani, 2014 yılında “Matematiğin Nobeli” sayılan Fields madalyasını alarak bu ödülü kazanan ilk kadın olmuştur. Çalışmalarında özellikle hiperbolik geometri, ergodik teori, simplektik geometri ve Teichmüller teorisine odaklanan İranlı matematikçi, henüz 39 yaşında.

Elizabeth Blackburn

8_790x445

Elizabeth Helen Blackburn, Avustralya doğumlu olan 70 yaşındaki bir moleküler biyolog. Kromozomların uç kısımlarında bulunan ve kromozomları koruyan telomer isimli yapılarla ilgili çalışmalarıyla bilinmesinin yanı sıra, telomer yapımında etkin telomeraz enziminin kaşifleri arasında da bulunmakta. Bu çalışmalarından dolayı 2009 yılında Carol W. Greider ve Jack W. Szostak ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandığını da belirtelim. Ayrıca tıbbi etik üzerine de çalışmaları vardır.

Jane Goodall

9_790x445

Çalışmalarından ötürü dünya çapında ödüllere layık görülen 72 yaşındaki Jane Goodall; İngiliz bir primatolog, etolog ve antropolog. Kendi adını taşıyan bir enstitü bile bulunan Goodall’ın yaşamı ve çalışmaları birçok kitaba ve filme konu olmuş durumda.

Önceden sekreter olan Jane Goodall’ın hayatının dönüm noktası, ünlü antropolog Louis Leakey’in asistanı olarak 1960’ta Tanzanya’da şempanzeler üzerinde çalışmaya gitmesi olmuş. Kolej eğitimi almamış genç bir kadının önemli bir saha araştırmasında yer almasından bilim çevreleri çok rahatsız olsa da Goodall, kendini akademik olarak geliştirmeyi ve Cambridge Üniversitesi’nden doktorasını almayı başardı. Şempanzelere numara yerine isim veren Goodall, onlarla sandığımızdan daha çok ortak yönümüz olduğunu ortaya çıkaran çalışmalar yürüttü. Goodall’un çalışmalarına göre şempanzelerin de zekaları, duyguları, karakterleri ve sosyal ilişkileri vardı.

Joanne Liu

10_790x445

Kanadalı doktor Joanne Liu, Doctors Without Borders adlı ünlü bir kuruluşun da başkanı konumunda. Gine’deki Ebola salgınına karşı ilk çalışmaları yürüten ekibin de başında bulunan Liu’nun, bu erken önlemleri ve dünya liderlerine konu üzerinde yoğunlaşmaları gerektiğiyle ilgili yaptığı uyarıları sayesinde salgının kontrol altına alınmasında çok önemli bir paya sahip olduğu biliniyor.

Asuman Özdağlar

Türk bilim kadını ve özellikle de oyun teorisi ve optimizasyon teorisi üzerine yaptığı çalışmalarla Amerika Birleşik Devletleri’nde oldukça tanınan Prof. Dr. Asu Özdağlar, Massachusetts Institute of Technology(MIT)’de Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nün bölüm başkanı. Bölümün ise MIT içerisindeki en kalabalık öğrencinin bulunduğu bölüm olduğu ve neredeyse MIT’nin kalbini oluşturduğu bilinen bir gerçek. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Elektrik Elektronik Bölümü 1996 mezunu.

Canan Dağdeviren

canan

Harvard Üniversitesi Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren, dedesinin 28 yaşında kalp yetmezliğinden ölmesinin kendisini etkilediğini, bundan dolayı onun öldüğü yaşa gelinceye kadar kalp hastaları için bir şeyler yapmaya karar verdiğini söyledi. MIT Technology Review dergisinin geçen yıl derlediği ‘35 Yaş Altı 35 Yenilikçi’ ile Forbes dergisinin ‘30 Yaşından Küçük 30 Bilim İnsanı” listelerinde yer alan Dağdeviren, ‘giyilebilir kalp pili’ni icat ederek tarihe geçti.

Banu Onaral

Sadece bir profesör değil, bir fakültenin kurucu başkanı! Banu Onaral, Philadelphia’da bulunan Drexel Üniversitesi’nin Biyomedikal Mühendisliği, Bilimleri ve Sağlık Sistemleri Fakültesi’nin kuruluşunda yer aldı ve tıp alanında ürüne dönüştürülebilir araştırmaların öncülerinden olarak birçok ödüle sahip oldu.

Kaynak 1, 2, 3

Bahar Akdeniz

Akdeniz Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 1.sınıf

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir