Günü Yakalayın: Seize The Day

Son yıllarımızın popüler özdeyişi Carpe Diem’ in tarihi aslında baya eskilere dayanmakta. Birçok yerde karşılaştığımız  Carpe Diem, Latin edebiyatının ünlü ozanı Horatius ’un bir dizesinde geçen gününü gün etzamanın tadını çıkargünü yakalaanı yaşa veya günü yaşa gibi anlamlardaki özdeyiş. Bu özdeyiş hazcı felsefenin bir savunucusu gibi gözükse de aslında gelecek hakkında endişelenmek yerine yaşanılan anın değerine vurgulamak için yapılan bir uyarıdır. 19. yüzyıl başlarında Byron ’ın yapıtlarında sık sık geçen “günü yakala” (seize the day), deneyimdeki hazzı, yaşanmış yaşanmıştaki önemi gözden kaçırmamayı salık verir. Kimi Hristiyan  manzumelerindeyse “günü anlamlı yaşa” anlamında kullanılan özdeyiş, insanların bedenlerini uykuya hazırlamak yerine, ruhlarını ölüme hazırlamaları gerektiğini vurgulama konusunda örtük bir uyarı barındırır. Yarının (geleceğin) ne olacağı bilinmediği için, içinde bulunulan zamanın kıymetinin bilinmesi, yarına (geleceğe) mümkün olduğunca az güvenilmesi gerektiği vurgusu var.

carpe-4

Bunu okuyunca ya da başlığı görünce çoğu kişi yine karşımıza çıktı bu söz diyecekler ama şurası çok önemlidir ki yaşamımızda bu  özdeyişi tam manasıyla kavramak, hayatımızı daha da anlamlandıracağına inanıyorum. Mesela çok isteyip de cesaret edemediğimiz duygularımız için bir çıkış yolu olarak bile görebiliriz bu özdeyişi, bunu nerden mi çıkarıyorum? İzleyen herkesi etkisi altına alan Ölü Ozanlar Derneği ile beraber değerlendirmek gerekir Carpe Diem özdeyişini. Bu filmden yola çıkarak yazıyorum bunları. Motivasyon filmi tavsiyeleri arasında da yer alan ”Ölü Ozanlar Derneği” sizi hayallerinize yönlendiren , filmi bir parça burukluk ve cesaret duygularının tesiriyle bitiriyorsunuz.Bu sözün çok geçtiği Ölü Ozanlar Derneği  filminde “Sadece bir tane hayatınız var ve şimdi yapmayacaksınız da ölünce mi yapacaksınız?” ifadeleri ile anın değerinin bilinip ona göre hareket edilmesi gerektiği anlatıyor.

carpe-dıem2

1989 yılında geçen film, John Keating (Robin Williams) adlı çok başarılı ve bir o kadar da farklı olan edebiyat öğretmeninin çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Academy’de (takma adı Hell-ton) öğretmenlik yapmaya geldiğinde başlar.  Bu disiplinli ve mezun olmanın bir hayli zor olduğu okuldan onur derecesiyle mezun olan edebiyat öğretmeni Keating, öğrencilerine hayatın her anının tadını  çıkartarak yaşamanın, hayallerini, ruhlarının manasını keşfedebilmeleri adına farklı deneyimler sunan, her öğrencinin okullarında karşılaşmak isteyeceği bir öğretmen figürüdür.  Bay Keating, çoğu baskı altında olan öğrencileri edebiyat ve şiirin bambaşka dünyasıyla tanıştırır. Onlara özgürlüğü, hayatı yeniden anlamayı, dünyaya farklı açılardan bakmayı öğretir. Filmde bu hazzı o kadar iyi alıyorsunuz ki oyuncuların performansı harika, filmde geçen sahneler, özdeyişler çok manidar. Filmin kendisi zaten zamanın su gibi geçtiğini bizzat gözler önüne sunuyor, filmde henüz çok küçük olan oyuncuların çoğu şu an yaşlı aktör dediğimiz aktörlerin arasından ki bunlardan biri de başrolde oynayan ünlü oyuncu Ethan Hawke.

olu-ozan-3

Filmin çok üzücü bir kırılma noktası var, çocuklarının hayalleri üzerinde baskı kuran velilere verilen bir tür mesaj belki, Robert Sean Leonard’ ın müthiş oyunculuğuyla derinden etkiliyor izleyenleri. Nerdeyse 30 yıl  önce  En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü’ nü  alan Ölü Ozanlar Derneği filminin de günümüzün de ve beliki de 100 yıl sonrasının ortak noktası, gençlere kalan en büyük özdeyişlerden biri olan Carpe Diem’ dir, ingilizcesiyle de “Seize the day”. Anı yaşamak, her saniyenin kıymetini bilmek, hayallerimizin peşinden gitmek hayatımızın en büyük amacı olduğuna inandıran bir özdeyiş. Eğlenerek hayatı öğrenmeyi öğretmeye çalışan edebiyat öğretmeni Keating’in yaptığı gibi. Geçenlerde İlber Ortaylı’nın (ki hayatına birçok akademik kariyer başarı yanında birçok lisan bilmesiyle de tanınır) değindiği gibi: ” İnsanın hayatta en kıymetli şeyi zamandır, para değildir. Çünkü hiçbir şekilde telafi edilemez, yerine konamaz. Para gelir, zaman gelmez.”

carpe-4

 

Özgün İçerik: Kudret Karagül

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir