Günde 1000 Kelime Yazmak Hayatımı Nasıl Değiştirdi

 

 

gelecek

[ad name=”HTML”]

 

6 ay kadar önce kendimi içinden çıkılması zor bir durumda buldum. Yazmak benim için hiçbir zaman zor olmamıştı. Fakat bir anda yazmam için para ödenir oldu; bu da teslim günlerini ve beklentileri beraberinde getirdi.

  • Haftada bir serbest bir yazar için bir yazı yazmak zorundaydım.
  • Ortaklık payımın olduğu bir girişim için blog yazısı yazmak zorundaydım.
  • Sunucu ve kurucusu olduğum podcast olan The Unmistakable Creative Podcast için haftalık haber bülteni yazmak zorundaydım.
  • Kendi blogum ve yazmak istediğim kitaplar için yazmaya devam etmek zorundaydım.

Yazmak için gerekçelerim gözle görülür şekilde artmıştı ve her gün yeni yazılar, makaleler ya da haber bültenleri için fikirlerle uyanmıyordum.

Eğer ilham gelmesini bekleseydim, mahvolurdum.


Bu yüzden bunun hakkından gelmenin tek bir yolu olduğuna karar verdim: günde 1000 kelime yazmak. Bunun yapılacaklar listemdeki bir madde olmaktan çıkıp benim için alışkanlığa dönüşmesi gerekiyordu. Farketmediğim şey ise bunun hayatımı ne kadar değiştireceğiydi.

Günde 1000 kelimeyi kolayca yazabilmem için gereken unsurlarıhemen belirledim. Her gün uyanıp parmaklarımı klavyenin üstüne koydum. Yazdıklarımın çoğu çöptü. Hala da genel olarak öyle.

Fakat çöp yazmaya devam ettikçe (bazen ilk 200 kelime), altın buldum. Farkettim ki yeteri kadar çöp üretmek için istekli olursam, bütün teslim günlerimi ve beklentilerimi karşılayacak kadar altın bulabilirdim. Unthink isimli kitabında Erik Wahl buna “çöp kutusu için yaratmak” diyor. Eğer çöp kutusu için yaratırsanız, yarattıklarınızın bir kısmı muhtemelen müzede sergilenmeye değer olur.

* Erik Whal ile yapılan bir röportajı dinlemek isterseniz burayatıklayın.

Süreçte birkaç şey oldu.

Hareket hızım yükseldi. Pek çok gün kendimi 1000 kelimeden fazla yazmış buldum. Her şey aktı. Tarzım sadeleşti.

Neredeyse son beş senedir durmadan blog yazıyorum. İnternetteki en iyi yazarlardan öğrendim bunu. Ama günlük 1000 kelime yazma sürecinde kendi sesimi buldum. Arkadaşlarımdan biri, “tarzındaki değişiklik, 6 ay önce olduğun yerin 10 sene ilerisindeymişsin gibi” dedi.

Yazmadığım günler yoksunluk belirtileri baş gösterdi.

  • Akşamdan kalma uyandıysam, 1000 kelime yazdım.
  • Kendi evimde uyanmadıysam 1000 kelime yazdım.
  • Ne yazacağım hakkında en ufak bir fikrim yoksa parmaklarımı klavyeye, kıçımı sandalyeye koydum ve 1000 kelime yazdım
  • Canım istemediğinde (ki bu gerçekten önemli), 1000 kelime yazdım. Yazdıklarımın en iyi bir kaç tanesi böyle günlerde yazıldı.

Bir şeyi yeteri kadar yaparsanız, öngörmediğiniz faydaları olur.

  • Yazmak, arkadaşım AJ Leon’un Misfit Konferansına davet edilmemi sağladı; orada ‘The Art of Being Unmistakable” adında bir konuşma yaptım.
  • Bütün işlerimi The Art of Being Unmistakable adında bir makale koleksiyonu haline getirdim, Amazon’da kendim yayınladım.
  • Yaratıcı bir Yaşam sürmenin 15 kuralı isimli ilk posterimi yaptım (ki yazma seanslarımdan birinde ortaya çıkmıştı).
  • Berbatlaşmadan nasıl hassas, dürüst ve şeffaf olunabilir, bunu öğrendim.
  • The Instigator Experience isminde bir konferans düzenlemeyi planladım. Başvuruları bu hafta açtık ve 24 saat içinde, 60 kişilik yer için 50 başvuru aldık.

Ve evren bana hayatımı değiştiren bir an getirdi. Glenn Beck Amazon’da kitabımı buldu, programında ondan bahsetti ve kitabım haftada 10.000 kopya satarak En Çok Satanlar’dan biri oldu. Hatta ben bile Glenn’in programına çıktım.

Bunun tamamen şans olduğunu iddia edebilirsiniz. Evet öyleydi. Fakat ben yazmaya başladığımda o kadar çalışmasaydım, kelimelerimin kalitesi Glenn’in okudukları gibi olmazdı. Tüm bunda benim kontrolümün olduğu tek kısım her gün çıkıp 1000 kelime yazmaktı.

Not: Hatasız Olma Sanatı, 7 Kasım itibariyle Wallstreet Journal’ın En Çok Satanlar Listesine girdi. Arkadaşlarımdan biri söyleyene kadar haberim bile yoktu çünkü günde 1000 kelimemi yazmakla çok meşguldüm.


1000 Kelime Alışkanlığını Kazanmak

Twitter’dan bunu alışkanlığa nasıl dönüştürdüğümle ilgili pek çok soru aldım, bu yüzden ipuçlarından bazılarını gruplandırdım.

1.Harekete Geçme Enerjisini Kullanmak

The Happiness Advantage isimli kitabında yazar Shawn Achor, bir şeye harcamanız gereken enerji azaldıkça onu yapma ihtimalinizi artmasından bahsediyor. Bir şeyi yapmak için tıklamanız gereken mouse tıkını azaltmak bile onu yapma ihtimalini artıracak.

Bunu yapabilmek için hileniz ise Macjournal gibi, ilginizin dağılmasının önüne geçen bir araç kullanmak. Bir gece önceden kurduğunuzda, sabah bilgisayarınızı açınca gördüğünüz ilk şey o oluyor; böylece yazmaya başlıyorsunuz.

Bu hilenin bir başka türü de, bir gün önceden, tercihen uyumadan hemen önce bir cümle yazmak. Böylece beyniniz o fikrin üstüne düşünebilir. Ayrıca sabah kalkıp tamamen boş bir sayfa görmemek de beyninizi, şimdiden ilerleme kaydetmiş olduğunuz yönünde kandırabilir.

2. Yazar Tıkanması ile Başa Çıkmak

İçerik üretenlerin çoğundan duyduğum, en yaygın durumlardan bir tanesi de bu. Üstesinden gelmenin en kolay yoluysa parmaklarınızı klavyenin üstüne koyup hareket ettirmek. Aklınızdan geçen her neyse onu yazın. Ekranda 1000 kelime görene kadar da durmayın. Neden işe yaradığını bilmiyorum ama yarıyor. Belki de hız kazanma prensibidir.

3. Çöp Yaratma İsteği

Aldığım bir diğer soru ise neyi tutacağımı ve yazının nereye gideceğini nasıl biliyor olduğum. Bana göre yaptığım tek şey çok fazla üretmek.

  • Bazısı iyi olacak.
  • Bazısı berbat olacak.

Fakat elimde içinden seçilebilecek öyle çok şey olacak ki kimisi kitaplar, blog postları ve benzeri şeyler için kullanılabilecek. En çok satan kitabım saçma sapan uzun Facebook statülerinin kullanılmasıyla yazılmıştı.

Günde 1000 kelime yazmak benim hayatımı değiştirdi. Sizinkini nasıl değiştireceğini bilmiyorum. Fakat yapmanızı tavsiye ediyorum.

Yazı: https://medium.com/@skooloflife

[ad name=”HTML-1″]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir