Gönüllü Ol İstanbul!

Türkiye’de gönüllülük deyince maalesef ki toplumun bazı kesimlerince akla “boş iş” kavramı geliyor. Ama bu insanlar bilmiyorlar ihtiyaç sahibi bir insana dokunmanın verdiği mutluluğu. Tatmamışlar yazık… Bu insanlar bilmiyorlar başkaları için dökülen terin verdiği o tatlı heyecanı. Ah… Bu insanlar bilmiyorlar hastanede yatan çocukların doktorların verdikleri ilaçlardan çok onları eğlendirecek, yüzlerini güldürecek abi ve ablalarına ihtiyaçları olduğunu. Bu insanlar görmüyorlar evsizleri, görmüyorlar kötü şartlarda eğitim gören gençleri, görmüyorlar zulme uğrayan kadınları, görmüyorlar hayvanlara zarar verenlerin caniliklerini. Bu insanlar anlayamıyor savaştan kaçan insanların yaşadıkları acıları, bu insanlar anlamaya çalışmıyor engelli insanların yaşadıkları zorlukları.

Bu insanlar bilmiyor gönüllülüğün ne olduğunu neden gerekli olduğunu ve nasıl muhteşem bir şey olduğunu. İşin kötüsü araştırmıyorlar bile. Boş iş deyip geçiyorlar. Tüh… Olur mu hiç?

Gönüllü Ol İstanbul sloganıyla faaliyetlerini sürdüren ve Türkiye’de gönüllülüğün, gönüllü olmanın ve sivil toplumun tüm detaylarıyla konuşulduğu belki de tek yer olan Gönüllü Akademisi bu dönem 4. mezunlarını veriyor.

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Araştırma Merkezi tarafından kurulan Gönüllü Akademisini gelin hep birlikte yakından tanıyalım ve buraya gelen gençlerin nasıl “boş işlerle (!)” uğraştıklarına hep birlikte bakalım.

DpEvxYgWsAAxEYO

Gönüllü Akademisi İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Araştırma Merkezi tarafından 2 yıl süren araştırmalar sonucu kuruldu ve 2017 yılının bahar döneminde ilk eğitimlerine başladı.

Akademinin içeriğine baktığımızda Türkiye’de maalesef ki pek göremediğimiz şekilde eğitimler verilmekte.

Akademiye başvuru süreci kabul edilen öğrenciler toplamda 10 haftalık bir eğitim sürecine tabi tutuluyorlar. Bu 10 haftada Salı günleri teorik dersler alan öğrenciler Perşembe günleri STK ziyaretleri veya film okumaları yapıyorlar. Her ay 1 defa olacak şekilde de hafta sonları 3 atölye yapıyorlar. Akademiden bu eğitimleri alan öğrenciler kafalarındaki fikirlerini hayata geçirerek kendi projelerini yapma imkanı buluyorlar. İşin en güzel tarafı da projesini hayata geçirmeyen öğrenci akademiden mezun olamıyor.

DccP1F9XkAMikWq

Salı günleri verilen teorik eğitimlere baktığımızda gönüllülük nedir ne değildir, nasıl gönüllü olunmalı, sivil toplumun tarihi, gönüllülükte iletişim becerileri, gönüllülerle beraber çalışmak, sosyal girişimcilik, gönüllülüğün psikolojisi gibi birçok konuda eğitimler veriliyor.

Perşembe günleri bir hafta STK ziyareti bir hafta film okuması yapılıyor. STK ziyaretleri STKların kendi mekanlarında yapılıyor ve öğrenciler STKları daha yakından tanıma fırsatı buluyorlar. Film okumalarında ise gönüllülük temalı seçilen filmler üzerine konuşulup gönüllülük hakkında öğrenciler çıkarımlarda bulunuyorlar.

Hafta sonları ayda bir defa düzenlenen atölyeler akademinin en eğlenceli kısımları. Yaratıcı drama ve hikaye anlatım atölyelerinde hem öğrencilere gönüllülüğü farklı yönleriyle deneyimleme fırsatı sunuluyor hem de farklı öğrenme ve öğretme teknikleriyle çalışma becerisi kazandırılmaya çalışılıyor. Proje yazım atölyesinde ise bir projenin nasıl yazılacağına dair teorik ve uygulamalı bir eğitim veriliyor.

Her dönem sonunda Gönüllü Akademisinde eğitim gören öğrenciler tek başlarına ya da gruplar halinde kendi projelerini tasarlayıp, tasarladıkları fikirlerini hayata geçiriyorlar.

Gelin bu öğrencilerin daha iyi bir topluma dönüşebilmek için yaptıkları projelerine bakalım.

DdY8TWwXkAAiqgS

Yemekhanedeki artık yemekler hayvan barınaklarına gönderildi.

Şiir fakültede etkinliği ile edebiyat fakültesi ünlü yazarların sözleri ve dizeleriyle donatıldı.

Atık plastik maddelerin geri dönüşüme kazandırılması için fakültelere geri dönüşüm kutuları konuldu.

Gönüllülüğü anlatmak için liselere gidildi ve liseli öğrencilerle etkinlikler düzenlendi.

İlkokullarda çocuklarla renkli atölyeler yapıldı.

Yaralı hayvanlara müdahale edebilmek için hayvanlar için ilk yardım eğitimi düzenlendi.

Kanserli bireylere karşı farkındalık oluşturabilmek için okuldaki öğrencilere maskeler dağıtıldı.

Engelli bireylere karşı farkındalık oluşturabilmek için atölyeler düzenlendi.

Sağlıklı bir yaşam temalı farkındalık etkinliğinde fakültede gülümseyen elmalar dağıtıldı.

Av yasağı dönemlerine dikkat çekmek için sokağa inilip insanlara karşı bilinçlendirme çalışmaları yapıldı.

Mine çiçeği projesiyle mülteci çocuklarla etkinlikler düzenlendi.

Huzur evi ziyaretleri yapıldı.

Ailesinin sosyoekonomik durumu iyi durumda olmayan çocuklarla mahallelerinde etkinlik yapıldı.

Kan bağışı kampanyaları yapıldı.

Gel kardeşim projesiyle işitme engellilere dikkat çekmek için video çekimi yapıldı.

Parklarda yanlış yapılan egzersizlere dikkat çekmek için video hazırlandı.

Üniversite ile ilgili liselilerin merak ettiklerine dair video hazırlandı.

Ve daha niceleri…

Şimdi hep birlikte bir düşünelim. Bu insanlar gerçekten boş işlerle mi uğraşıyor?  

Sizler de İstanbul Üniversitesi öğrencisiyseniz her dönem başı yapılan başvuru süreçlerini takip ederek akademinin eğitim süreçlerine dahil olabilirsiniz.

Böyle kurumların ülkemiz genelinde yaygınlaşması dileğiyle…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir