Girişimcilik, Aslında Bir İllüzyon Mu?

Girişimcilik, bizim de yazılarımızda belirttiğimiz gibi o kadar popüler bir hale geldi ki artık sevindirici bir şekilde liseli gençlerin bile oluşturduğu harika girişimler var! “Sevindirici” olarak nitelendirmemin nedeni; lise çağında ve üniversitedeyken başlanılan girişimlerde başarısızlık, yıkıcı olmaktan çok yapıcı bir etkiye sahip. Çünkü genç girişimcinin; karşılaştığı başarısızlığı düzeltebilecek kadar uzun yılları var. Ama maalesef; girişimci yeni mezun veya çalışan statüsündeyse, girişiminin başarılı sonuçlarını haklı olarak bir an önce görmek istediğinden başarısızlık yıkıcı bir etkiye sahip oluyor ve insanı acaba “Girişimci olarak hata mı yaptım?” sorusuna kadar götürebiliyor.

Start-up Business Team Working in Office

Konferanslarda, TED Konuşmaları’nda anlatıldığı gibi, her girişim bir apartmanın garajında başlayıp milyon dolarlık işlere dönmüyor. Örneğin, şu an özel bir günde çiçek göndermek denildiğinde insanların aklına ilk gelecek servislerden birinin, ÇiçekSepeti.com’un CEO’su Emre Aydın, bu başarılı girişiminden önce başka girişimlerde daha bulunuyor. İnternetten fotoğraf baskısı yapmak üzerine kurulmuş olan Fotoğraf.com; birçok girişimcilik yarışmasında ödül almasına rağmen sonlandırdıkları bir girişim oluyor. Bu durumu Emre Aydın, aynen şöyle ifade ediyor: “Başarılı olacağına inanarak yola çıktığımız bir girişimdi. Dijital fotoğraf makinelerinin yeni çıktığı ve herkesin dijital fotoğraf makinesi satın aldığı bir dönemde Fotoğraf.com, kullanıcıların internet üzerinden kolay bir şekilde fotoğraf baskısı yapabileceği bir paylaşım ve baskı sitesiydi. Hatta o dönemde Altın Örümcek yarışmasında, ‘En İyi Yeni 2005’ ödülünü almıştık; ancak dijital depolama araçlarının ucuzlaması ve yaygınlaşmasıyla birlikte hedef kitlemizin baskı ihtiyacı azaldı. Bahsi geçen dijital depolama araçlarının tercih edilmesi gibi sebeplerle de birkaç yıl başarıyla devam ettirdiğimiz projemizi, uzun vadede başarılı bir model olmayacağını düşünerek sonlandırdık.” Bir başka deyişle, trendlerin değişmesi ve teknolojinin gelişmesi girişimlerin seyrine yön veriyor. Bazen öngörmesi zor olan gelişmeler sonucunda da başarısız girişimler oluşabiliyor. Önemli olan, başarısız girişimlerin sonunda da pes etmemek haline geliyor.

wowo

Bunun dışında ayrıca, bir girişime başladığınızda ve buna emek verirken geçirdiğiniz yıllar dahilinde; sizin üniversitenizden sizin bölümünüzden hatta sıra arkadaşınız olan insanlar kurumsal hayatta hızla ilerlemiş olabiliyor, terfiler, maaş zamları derken girişimci kendini hayata geç kalmış hissedebiliyor. Bu durumu Yemeksepeti.com’un CEO’su Nevzat Aydın, Ayşe Arman ile yaptığı röportajında şöyle açıklıyor; “Bir de şöyle bir şey oluyor, aynı bölümden mezun olduğunuz insanlar birtakım uluslararası firmalara girip yükseliyorlar. Hayatları rahatlıyor. Ama sen, internette yemek servisi diye bir şey tutturmuş gidiyorsun, risk alıyorsun, insanların hayal dediği bir şeyin peşinden koşuyorsun. 5-6 sene çok zorlandık. Maaş bile alamadık…” Bu durumda da sanırım anahtar özellik; sabretmek oluyor. Çünkü sabredilerek geçirilen süre sonunda, kurumsal hayattaki yaşıtlarının hayal bile edemeyeceği paralar kazanılmış olabiliyor. Buna örnek yine Nevzat Aydın’dan. Yemeksepeti.com’u 2015 yılında Delivery Home bünyesine kattıktan sonra, bu birleşmeyi şöyle açıklıyor: “Mesele 589 milyona şirketi satabilmek için, 300 milyon dolar teklif edildiğinde, 500 milyon teklif edildiğinde satmamış olmak! “Hayır” demeyi bilmek gerekiyor. Korkmamak gerekiyor, cesur olmak gerekiyor. Bence bunlar güzel hareketlerdi! 15 sene içinde, 3 milyon dolardan başlayıp, 550’ye kadar teklif geldi.”

nevzat aydın

Bu çarpıcı örneklerden sonra bence girişimci olmak isteyen herkesin kendine birkaç soru sorması gerekiyor. Çünkü, aslında girişimci olmak isteyen herkes bir girişimcinin sahip olması gereken özelliklere sahip olmayabiliyor. Her insan farklı olduğu gibi, özelliklerinin de farklı olmasıyla sırf popüler olduğu için bazen illüzyon haline gelebilen girişimcilik, hata olabiliyor.

girisimcilik-nedir

“Ben girişimci olmaya hazır mıyım?” Demek istediğim, girişimci olmayı gerektiren sabra, inovatif düşünce yeteneğine sahip misin? Yoksa kendini biraz daha geliştirip, daha detaylı sektör analizi yapıp ondan sonra mı girişimini hayata geçirmelisin?

“Girişimim için doğru yer, doğru zaman mı?” Pazarlamacıların çok sevdiği bir söz vardır, “Kültür, stratejiyi kahvaltı niyetine yer.” Bu söz, kültürün bütün pazarlama stratejilerinin üstünde olduğunu anlatmaya çalışır. Bu açıdan baktığımızda, girişime gerçekten ihtiyaç duyulan yerde ve zamandaysan kimse tutamaz seni!

“Başarısızlık, risk almak ve stres benim yapıma uygun mu?” Aslına bakarsan; başarısızlık, risk almak ve stres bütün mesleklerde ön plandadır ama bir girişime sahip olduğunda etkileri katlanarak artar. Çünkü; girişimci olduğun zaman bütün riskler sende bir nevi patronda toplanır. Ayrıca, ben bu son soruyu sormaması gereken bir kitle olduğunu düşünüyorum: lise ve üniversite öğrencileri. Çünkü, daha önce de belirttiğim gibi lise ve üniversite çağında başlanılan girişimlerdeki başarısızlık, iş hayatındakiyle aynı başarısızlık anlamına gelmiyor. Risk almayı sevmesen de, stresten hoşlanmasan da bence öğrenciysen kesinlikle bir girişimle uğraşmalısın! Kaybedecek hiçbir şeyin yok; ama kazanabilecek çok şeyin var! Bu arada unutmadan, kazanacakların, aldığın risklerle orantılıdır. Sevgiler!

Ayşe Arman’ın Nevzat Aydın Röportajı

Özel İçerik: Özge Özışıklıoğlu

Özge Özışıklıoğlu

Sanatsever, okumayı ve yazmayı çok sever! Yazılarımla ilgili soru sormaktan, düşüncelerinizi paylaşmaktan lütfen çekinmeyin. İletişim: ozgeozisiklioglu@gmail.com İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir