Enerji ve Zaman Nasıl Her Şeyi Değiştirir?

Aşağı yukarı 2.000 yıl önce insanların yarısı beş yaşına gelmeden ölüyordu. 1.800 yıl sonra, 19. yüzyılda 5 yaşın altındaki ölüm oranları aşağı yukarı %50’den %43’e düştü. O noktadan sonra çarpıcı biçimde inişe düşmeye başladı. O kadar hızlı düştü ki 2013 yılında ölüm oranı %3,4 idi. Varlıklı ülkelerde bu oran %1’in altında. Peki, bu nasıl oldu? Melinda ve Bill Gates’in yıllık mektuplarında Bill ikna edici bir şekilde sağlık ve gelişimde bu büyük değişimlerin anahtarının enerji olduğunu savunuyor. Bütün mektup çok etkileyici olsa da bir kaç noktaya parmak basmak istiyorum.

 

Şimdi dünya üzerinde bizim gündelik yaşamda fazlasıyla hafife aldığımız enerji kaynaklarına ulaşamayan 1,3 milyar insan var ve bu hayatlarını oldukça etkiliyor. Mesela çocuklar elektrik olmadan hava karardıktan sonra mum ışığı hariç karanlıkta kalır ve çalışamaz. Wikipedia gibi online kaynaklara da ulaşamazlar. İnsanlar traktörler ve enerji ağırlıklı makineler ve gübreler olmadan daha az yiyecek yetiştirirler. Bir akarsu olmadan sağlık ocaklarını sterilize etmek neredeyse imkansız. Bu nedenlerle düzenli olarak elektrik enerjisine ulaşamadan yaşayan insanların %18’inin önüne geçilebilecek hastalıklardan veya gıdasızlıktan ölme olasılıkları daha yüksek. Ve düzgün okullara gitme şansları çok çok daha düşük. Ve özellikle adil olmayan şey onların nasıl orantısız biçimde iklim değişikliğinden etkilendikleri. Çünkü onlar çoğunlukla iklim değişikliğinin baş nedenlerinden biri olan fosil yakıt kullanımını etkilemediler ve fosil yakıttan yararlanmadılar. Mesela Bangladeş’teki ortalama bir insan ortalama bir Amerikalıdan %98,8 daha az yağ kullanmaktadır.

 

 

Asrın sorusu olacağını düşündüğüm soru işte tam da orada:

Enerji çözümlerini onlara ulaşamayan 1,3 milyar insana aynı zamanda karbon salınımını önemli ölçüde düşürerek nasıl götürürüz? Cevap? Bir sürü ama bir sürü insanın çoğu başarısız olacak ama mutlaka birkaçını çok başarılı olacağı bir sürü çözüm üretmeye çalışması. Aksi takdirde büyük bir problemimiz var. 19. yüzyılda muhtemelen beş yaşına kadar yaşayamayan %43’lük kesimin içinde olurdunuz.

Tarihe baktığımızda biliyoruz ki bir sürü yenilikçiler büyük problemlerin üzerinde çalıştıklarında büyük çözümler buldular. Bu da bizi mektubun zamanla ilgili olan ikinci yarısına getiriyor. Spesifik olarak konu zamana geldiğinde cinsiyet eşitsizliğinin yoksulluğu nasıl daha kötüye sürüklediğine.

Melinda Gates global olarak kadınların yaptığı ücretsiz iş oranının erkeklerin iki katı olduğuna dikkat çekiyor. Odun kesme, yemek yapma ve temizleme gibi işlerin çoğunlukla kadınlara düştüğü daha yoksul ülkelerde bu aralık daha da büyük. Melinda aynı zamanda bu ücret verilmeyen işlerin sadece kadına yüklenmesinin fırsat maliyetinden dolayı herkese zararlı olduğunu belirtiyor. Kızlar her hafta su tedarik etmek için uzak yerlere yürüdükleri her saat okul ve ders çalışmalarından çalınan saat. Eğer kadın ve erkek aynı oranda yenilik getirebilecek ve yaratıcı olabilecek seviyedelerse ki öyleler, cinsiyet yanlılığı ekonomik kalkınmayı direkt olarak limitlemekte.

 

 

Cinsiyet yanlılığı sadece etik olarak yanlış değil aynı zamanda daha az yenilik, daha az iş ve daha az kapsamlı yönetim demek. Bu problemi çözmek için Melinda Gates kabul etmeyi, azaltmayı ve yeniden dağıtmayı savunuyor. İlk olarak ücretsiz işlerin iş olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. İkinci olarak bu işlerin aldığı zamanı azaltmamız gerekiyor ve son olarak bu işleri kadın ve erkeklere eşit olarak yeniden dağıtmamız gerekiyor.

Bence ileride geri dönüp baktığımızda enerji ve cinsiyet eşitliğine 21. yüzyılın en büyük zorluklarından olduklarını bileceğiz. Fakat şu anda bu problemleri çözmekte zorlanmıyoruz. Genellikle var olduklarını bile kabullenmiyoruz. Eğer önümüzdeki 200 yıl bir önceki 200 yılın başarısını devam ettirecekse bunun hemen değişmeye başlaması lazım.

Kaynak

Özel Çeviri: Müge Perişan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir