Ekonomi Öğrencilerine Yeşil Işık: Yeşil Ekonomi

Büyük ekonomileri kurtaran istihdam, büyüme, işsizlik gibi kavramlar artık tek başına yeterli olmamaktadır. Sürdürebilir ekonominin önde gelenlerinden olan enerji ve kaynak etkinliği, biyoçeşitlilik, ekosistemin korunması gibi olgular Sanayi Devrimi’nden yorgun düşen gezegenimizin etkin kullanımını nitelendirmektedirler.

2000’li yıllardan itibaren ekonomik büyümenin yanında çevresel koşulların da önemli statüye geldiği bir ekonomik sistem zorunlu olmaya başlamıştır. Özellikle 2009 küresel krizinden sonra anlaşılmaya başlayan yeşil ekonomi 2012 G-20 zirvesinden sonra ülkelerin planlarında ve uluslararası platformlarda adını sık sık geçirir olmuştur.

Yeşil ekonominin ne olduğuna dair bir tanımlama yapmak gerekirse UNEP’in (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) 2011 yılında yayınladığı raporda yer alan “Yeşil Ekonomi Kavramı” tanımı şöyledir: İnsanlığın refahını ve sosyal eşitliği çevresel riskleri ve ekolojik zenginlikleri önemli derecede azaltmadan geliştirmeye yönelik politikalardır. Yeşil ekonominin beraberinde getirdiği en önemli kavramlardan biri ise “Sürdürülebilir Kalkınma”dır. WCED (Dünya Çevre ve Gelişme Komisyonu) sürdürülebilir kalkınmayı şöyle tanımlamaktadır: Sürdürülebilir kalkınma, bugünün nesillerinin ihtiyaçlarının gelecek nesillerin imkanlarının kısıtlanmadan karşılanmasıdır.

Değişen sosyokültürel dünya yapısı ile tüketim odaklı ilerleyen insani faaliyetlerin hiçbir zaman sürdürebilir kalkınmaya erişemeyeceği kanısında bulunmak haksız sayılmayacaktır. Ancak bize sunulan herhangi bir kaynağın maksimum fayda düzeyinde kullanılması ile yeşil ekonomiler, sürdürebilir kalkınmadan verim alabilecektir. Bu kıt olarak nitelendirilebilecek doğal kaynaklar uygun koşullar altında kendini yenileyebilir olmasına rağmen çok hızlı bir şekilde tahrip edilmeleri bu yenilenmenin önüne geçmektedir.

green_economy

Yeşil ekonomilerde özel ve kamu sektörlerinin üstüne düşen görevler vardır. Kamu tarafı bu yeşillenmenin teşviki, öğretilmesi ve uygulama konusunda çalışırken, özel sektör gerekli yatırım ve finansman kaynaklarını optimum düzeyde tutarak kamunun yeşillendirme çabalarına cevap vermelidir.

Yeşil ekonomi ülkelerin insani gelişmişliği, ekolojik sistemleri ve kıt kaynakların en verimli düzeyde kullanılmasını ekonomik büyüme kadar önemsemektedir. Gittikçe yaşlanan ve yorulan dünyanın insanların yüklediği sorumluluğu minimum düzeye indirgemek için gerek ulusal gerek uluslararası çalışmalar ve teşvikler geliştirilmeli, daha yaşanılır ve yaşattıran dünya için toz bulutundan ibaret ekonomiler değil zincirlerini kırmış Yeşil Ekonomiler, tüm canlı topluluklar için insanlığa en yakışandır.

Özgün İçerik: Elif Karaman

 

Elif Karaman

İktisatçı aday adayı, doğa sever, homo economicus.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir