Duygu Durumunuzla Bağırsaklarınız Arasında Özel Bir İlişki Olabilir!

Durup dururken kabız, ishal oluyor, kramp tarzı ağrı, sızı, gaz, şişkinlik, geğirti ve hazımsızlık mı yaşıyorsunuz? Sonra kafayı olup bitene takıp depresyona doğru alıyorsunuz. O halde siz İrritabl Bağırsak Sendromu‘na yakayı kaptırmışsınız.

Her şeyi kafasına takan, duygusal ve hassas kişilerde görülen bir fonksiyonel bağırsak rahatsızlığı olan İrritabl Bağırsak Sendromu, Kolit veya Spastik Kolon gibi adlarla da anılır.

İrritabl Bağırsak Sendromu: İnce ve kalın bağırsakların anormal derecede artışı, kendiliğinden hareketlerinin görüldüğü bir hastalıktır ve genellikle duygusal stresle artış gösterir. Bağırsakların çalışmasında bir bozukluk, dış tesirler ile tetiklenen aşırı duyarlılık vardır. Daha çok sol alt karın ağrısı, her iki yan boşlukta dolgunluk ve sızı, gaz, şişkinlik, hazımsızlık, geğirti ile zaman zaman kabızlık ve ishal tarzı değişken hareketlerin birlikteliği şeklinde görülen, tüm mide sistemini etkileyen bağırsak hareket bozukluğudur. Esas sebep, kalın bağırsaklardaki kasların hareketlerinde bir bozukluk ve dengesizliğin meydana gelmesidir. Bununla birlikte bağırsak ve başka organların yapısında herhangi bir organik değişiklik yoktur.

spastk-kolon-rrtabl-bagrsak-sendromu- (1)

İrritabl Bağırsak Sendromu, bağırsak rahatsızlıkları arasında birinci sırada rastlananı ve usandırıcı olanıdır. Şikayetler kalıcı değildir. Hastalık, daha sonra ciddi rahatsızlıklara dönüşme (kanser, vb) gibi bir risk taşımamakla beraber, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemektedir. İş yeri ve okul gibi yerlerde oldukça rahatsız edicidir. Hastaların büyük bir çoğunluğu 15-50 yaşları arasındadır. Kadınlarda daha sık görülmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığı azalır. Toplumun yaklaşık %10-20’sinde İrritabl Bağırsak Sendromu ile uyumlu bulgular bulunduğu halde bunların çok az bir kısmı tedavi için hekime müracaat ederler. Şehirde yaşayanlarda kırsal kesimde yaşayanlara göre daha fazla tespit edilmiştir. Diğer birçok hastalığın aksine, daha yüksek sosyoekonomik sınıfın ve modern hayat tarzının, gerçekte İrritabl Bağırsak Sendromu gelişme riskini artırabildiği görülmektedir.

Belirtileri: Yemeklerden sonra karnınız mı ağrıyor? Yorgunluk, kas ağrısı, uyku ile ilgili şikayetlerle ortaya çıkan bu hastalık, kimi zaman da bazı gıdalara olan hassasiyetle ortaya çıkar İrritabl Bağırsak Sendromu’nun başlıca belirti ve sebepleri:

  • İshal, kabızlık ve zayıflama
  • Karında ağrı, hassasiyet, şişkinlik, gaz ve sıvı hareketleri
  • Geğirti, mide bulantısı, kusma, gaz, iştahsızlık, hazımsızlık, sindirim güçlüğü, mide yanması
  • Dışkılamada boşalmamış hissi ve birlikte sümüksü salgı gelmesi
  • Sık idrara çıkma ve yanma hissi
  • Baş-sırt ağrısı, kalp çarpıntısı
  • Güçsüzlük, yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk hissi
  • Stres, depresyon ve konsantrasyon güçlüğü
  • Az lifli besinler tüketmek
  • İshal yapıcı, dışkı yumuşatıcı ilaç
  • Çikolata ve süt içeren ürünler, kahve, çay, kola, alkol, baharatlı ve yağlı gıdalar hastalığı tetikleyerek şikayetleri arttırır.
  • Astım gibi bronş hassasiyeti ve reflü de tetikleyebilir.

1_SBKJ0jUYYo-zlz4H9BOkYw

Psikolojinin Rolü: İrritabl Bağırsak Sendromu’nda stresin rolünü ve psikolojik özellikleri şöyle sıralayabiliriz: Hastaların %85’inde psikolojik faktörler, mide-bağırsak şikayetleri başlamadan önce veya onlarla aynı anda vardır. Şikayetler, ruhi gerginlik ile stres dönemleri sırasında veya sonrasında görülebilir. Stres, hastalarda kalın bağırsak spazmlarını tetikler.

Hastalığın başlangıç ve tekrarlarından çoğunlukla evlilikte mutsuzluk, eşinden boşanma, çocuklara bağlı sıkıntı, sevilen bir yakının kaybı, günlük streslerden kaynaklanan endişeler gibi psiko-sosyal faktörler sorumludur.

Bu hastalarda depresyon, sıkıntı ve panik ataklar arasında güçlü bir ilişki vardır. Hastalar, normal kişilerden daha fazla hastalıklarını kafalarına takma eğilimindedirler.

Hastalığın oluşturduğu gerginlik, günlük hayata ve performansa doğrudan etkilidir. İsteksizlik, karamsarlık, hava açlığı, müzmin sırt ve omuz ağrıları olabilir. Çabuk sinirlenme ve tahammülsüzlük de görülebilir, fakat ruhsal bir hastalık değildir. Ancak; endişe, depresyon, aşırı sinirlilik gibi ruhsal problemi olanlarda daha sık görülür. Bu durumlarda psikolojik tedavinin de birlikte sürdürülmesi zorunludur.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir