Doğru Bilinen Yanlışlar: Sivil Toplum

Bütün çağdaş dünya toplumlarında sivil toplum kuruluşları mevcuttur ve mevcudiyetinin ötesinde toplumsal hayattaki ağırlıklarını günden güne daha fazla hissettirmektedirler. Sivil örgütlenmenin esasında dostluk, arkadaşlık, birlikte bir şeyler başarma duygusu, kolektiflik ve insanların gönüllü olarak bir araya gelip bir şeyler yapmaya çalışması gibi etkenler vardır. Bir sinerji ve güç birliği duygusunu içeren “Sivil Toplum; insanların tek başına yapamadıklarını beraber yapması anlamına gelmektedir. Bu anlamda, sivil toplum, bir birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.” Sivil Toplum Kuruluşlarını adeta var eden faktörler tabii ki aktiviteleridir. Ortak sosyal problemler, çevre olayları, ekonomik değişkenler ve kadın hakları gibi birçok konuda, devletten bağımsız çalışmalar yürütülmektedir. Yapılan aktivitelerin ortak amacı; daha iyi hayat standartları için temel hak ve hürriyetlerin iyileştirilmesi, bununla beraber aklınıza gelebilecek her türlü sorunun çözümünde birinci elden ve yakından müdahalenin sağlanmasıdır.

hükümetler-dışı-sivil-toplum-örgütleri

Peki bunları nasıl yapıyorlar?

  • Kamuoyu oluşturmak yolu ile, bireylerin taleplerinin dile getirilmesine yardımcı olmak.
  • Çoğulcu toplum yapısının oluşumunu sağlamak suretiyle piyasadaki metalaşmaya ve egemen piyasa değerlerine karşı dengeleyici bir unsur olmak.
  • Kendi içlerinde oluşturdukları katılımcı ve çoğulcu bir kültürle beslenmiş,  aynı zamanda yönetim deneyimi de edinmiş bireylerin yetişmesini sağlamak.
  • Pilot projeler üretmek, bu projelere kaynak bulmak ya da bu projeleri uygulamaya geçirmek yoluyla eğitim, sosyal refah ve istihdam konularında hükümet politikalarına paralel ya da alternatif sorumluluklar alabilmek.

gonullu-faaliyetler

Sivil Toplum Örgütlerinin önemini anlamak için uluslararası arenada karar aldırıp-karar kaldırtan örneklere bakmak yeterli olacaktır.

Özellikle, yoğun dış göçe maruz kalan toplum ve devletlerde farklı ülkelerden gelen bireylerin, devlet sistemine adaptasyonu ve toplumsal yapıya adapte edilmesi pek çok toplumda kurdurulup desteklenen sivil örgütlü yapılanmalar marifetiyle sağlanmaktadır.

Sonuç olarak; küreselleşme ile birlikte, insanlığın gitgide daha da fazla birbiriyle iç içe yaşaması ve kültürel açıdan yakınlaşması ile birlikte, toplumsal olarak daha örgütlü ve organize hale dönüşmüş kolektif yapılı bir toplum yapısı dünyada hakim olmaya başlamıştır. İnsanlar örgütlü ve organize bir şekilde ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal özellikli ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadırlar.

Örgütlü ve bilinçli olan bir dünya; gelişmiş, müreffeh ve ileri dünyanın göstergesi olacaktır.

Özgün İçerik: Bahadır Öztop

Bahadır Öztop

21, Adnan Menderes University

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir