Çanakkale’nin Mimarları!

Bilmem Çanakkale kelimelerle anlatılabilir mi? Mümkün mü kırık dökük sözcüklerle vefanın, sevdanın tasviri? Anlatılır mı bir destan böylesine yetersiz kelimelerle? Bir ömre bedel orada yaşananlar… Acılar, hüzünler, hasretler, ölüm korkusu, bir ananın kınalı kuzusunun geri dönmeyeceğini bilip de beklemesi… Geri dönmeyi düşünmeden gidenlerin yeridir Çanakkale. Analar kınalayıp gönderdikleri yavruları için gözyaşı döküyor. Bir gözyaşı düşüyor ki bin gözyaşına bedel. Anaların, ataların, yetim kalmış çocukların, yâr hasretiyle yananların gözyaşlarıyla sulanan, sulandıkça dünyanın dört bucağına dal salan bir fidandır Çanakkale. Bucak bucak yurdun her köşesinden aynı amaç uğruna ölmeye gidenlerin, bağımsızlığı atardamarı sayanların vatanıdır Çanakkale, Çanakkale’m!

2018-18-mart-çanakkale-zaferi-çizimleri

Kimler yoktu, kimler kandırılmamıştı , kimler nerelerden getirilmemişti ki Boğaz Harbinde? İngiltere, Yenizelanda, Fransa, Mısır, Ruslar, Amerikalılar… Mehmet Akif’in deyimiyle, ”Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela… ” Önce boğazları geçecek sonra da İstanbul’a gireceklerdi; ama hesaplamadıkları bir şey vardı. Mehmetçiğin kanıyla örülecek olan bir duvardı Çanakkale.
Yıl 1915… Bıyığı yeni terlemiş delikanlılar bile cepheye koşuyor. Damarlarındaki o asil kan durmuyor. Vatan aşkı tutuşturuyor bedenlerini. Hepsinin ağzında tek bir söz, ‘‘Vatan sağ olsun!’’ Ellerinde süngü arkalarında analarının,yârlarının gök kubbeye ulaşmış duaları…

çanakkale zaferi 2

Yıl 1915… Çanakkale havasıyla taşıyla toprağıyla mücadeleye yardım ediyor. Nusret Mayın Gemisi, boğazın sularını yırta yırta ilerliyor. Çanakkale bu kez açıyor sularını Nusret’in önünde. Boğazda amansız bir mücadele başlıyor, tam 26 mayın düşman gemilerinin kalbini parçalıyorken gökyüzüne ulaşan her alev topu adeta bizim yüreğimizi aydınlatıyor. Düşman gemileri geri çekiliyorlar, bu seferde karadan saldırmaya karar veriyorlar; ama bilmiyorlar ki ne denizimiz onlara geçit verir ne de karamız…
Asker ölümle cebelleşiyor, savaş bitmek bilmiyor. Ölüm melekleri nöbet tutuyor her askerin başında. ‘‘Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum.’’ sözüyle silkelenip kendine geliyor Çanakkale’nin kahraman evlatları. Artık ölüm korkusu yok… ‘‘Allahu Ekber’’ sesleri inletiyor yeri göğü. Sema kat kat sarsılıyor. Çanakkale işte şimdi destan yazıyor.

canakkale_deniz_zaferinin_100_yili

 

Sadece cephede mi yazıldı bu destan? Köy, kasaba, ova, bucak her tarafta bir haykırış vardı. Nenelerimiz, analarımız, bacılarımız hiç durmadan askerin ihtiyacını karşılamaya çalışıyordu. Onların da kalbi Çanakkale için atıyordu. Aynı duygular birbirinden farklı yüreklerde kabarıyordu. Kana doymayan topraklarda kağnılar ağır ağır ilerliyordu. Analar mermiler donmasın diye bebelerinin yerine mermilerin üstünü örtüyordu. Yürekleri öyle güçlüydü ki düşman değil onun ecdadı gelse ezilirdi altında bu yüreğin.
Yabancı bir asker yaralanmış, vurulmuş bacağından Çanakkale toprağında yatıyor, Türk’e barbar demişler Türk’ü barbar sanıyor; ama yarasını da yine bir Türk sarıyor. Bu yüzden Anzak hala Çanakkale’ye geliyor.

SAMSUNG DIGIMAX A55W

Yıl 1915… Yer Çanakkale. Helal süt emmiş bir yiğit doğruluyor yattığı yerden. Bir cesaret ki gidiyor topun tüfeğin başına. Melekler destek çıkmış kollarına, toprak ısıtmış ayaklarını. On askerin kaldıracağı ağırlıkta topu alıyor, basamakları ezile büküle bin bir zorlukla çıkıyor. Son bir derin nefes alıp topu fişekliyor, yere yığılıyor Çanakkale’nin yiğidi Seyit Onbaşı. O acı çeke çeke uzanmışken yere bilmiyor tarihe adını altın harflerle yazdırdığını.
Çanakkale iyi ile kötünün amansız savaşıydı. Çökmek üzere olan bir imparatorluğu paylaşmak isteyen kuvvetlere karşı verilmiş, zorlu şartlar altında kazanılmış; yayılmacı, sömürgeci ve emperyalist güçlere karşı bir zaferdi. Çanakkale zaferi o dönemde bağımsızlık savaşı veren dünyaya da umut vermiş ve bu umut dalgası Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşması ile zirveye erişmiştir. Bu vatan toprağının her bir parçasına aşık doğar çocuklar ve hiçbir zaman unutmazlar atalarının kanları ile bu toprakların sulandığını! Bu yüzden üstüne bastığımız şeye yabancılar toprak parçası derken biz vatan adını veriyoruz.
Zaferleri kazanmak kadar onları anlamak ve anlamlı hale getirmek de bir o kadar önemlidir. Bir günde kazanılmayan bir savaş bir günde zor anlaşılır. Bu zaferin adı Çanakkale, mimarı Mehmetçik, temsilcisi de Türk ulusudur!
Bu eşsiz zaferde vatan için canlarını feda ederek bu cennet vatanı bizlere hediye eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Özel içerik: Burak Yılmazçelik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir