C-Seviye Yöneticilikte Yeni Pozisyon: Chief Sustainability Officer

Dünyamızın sınırlı kaynaklarını çılgınlar gibi tükettiğimiz bugünlerde, fark ettiyseniz çeşitli markalar çevreci faaliyetlere destek vererek kurumsal sosyal sorumluluklarını yerine getiriyorlar. Bazı şirketler gezegenimizin karşı karşıya olduğu büyük tehlikelere sadece doğa dostu derneklerle işbirliği yaparak mücadele etmeye çalışıyor, bazılarıysa bu tehlikeleri doğrudan şirketlerine yönelik tehdit olarak algılayıp, buna göre reaksiyon veriyor. İkinci gruptaki bilinçli şirketlerin, bu tehditlere karşı aldıkları önlemlerin en büyüğü, şirketlerine bir CSO atamak.

lslsl

Kurumsal hayattaki çoğu şirket, çevresel faaliyetlere verdikleri destekleri PR çalışması olarak görüp, pazarlama departmanına ve yöneticisi CMO(Chief Marketing Officer)’ya bağlar. Daha da açmak gerekirse; bu şirketlerin doğa dostu vakıflarla yaptıkları işbirliklerinin temel amacı, reklam yapmak ve dolayısıyla da satışlarını artırmaktır. Ama, yeni yeni oluşan bir kültürle birlikte bazı bilinçli firmalar, gezegenimizi bekleyen tehlikelerle baş etmeye çalışmasını bir pazarlama stratejisi olarak sunmak yerine, şirketin kar etmesinin yanında majör bir amaç olarak belirliyor. Bunun sonucunda da, şirketlerinde aynı finans, pazarlama gibi çevre faaliyetleri departmanı kurup, bunu da doğrudan Chief Sustainability Officer’a bağlıyorlar. Türkçeye Sürdürülebilirlik Yöneticisi olarak çevirebileceğim bu titre sahip olan kişi, şirketin çevreyle olan karakteristiğini yönetiyor.

cso

Türkiye’de henüz sadece çok çok az -hatta bir elin parmağını geçmeyecek kadar- şirkette bulunan bu pozisyon, yurt dışında 1995 yılından beri mevcut aslında. 1995 yılından beri bünyelerinde CSO çalıştıran şirketlerse, çarpıcı bir şekilde çevreyle uyumlu çalıştıkları zaman zaten otomatik olarak kar marjlarının iyileştiğini rapor ediyor. Çünkü CSO’nun ana görevi, çevreyle birlikte şirketin de sürdürülebilirliğini sağlamak. CSO’ya sahip şirketler de, doğa var olmadan şirketlerinin bir anlam ifade etmeyeceğinin farkında.

CSO (1)

CSO’ların bir şirkette sürdürülebilirlikten sorumlu olduğu üç temel alan bulunuyor: uyum şartlarını sağlamak, verimlilik, inovasyon. Uyum şartlarını sağlamak, çalışılan ülkenin regülasyonlarıyla uyumlu hale gelmekle birlikte, şirketin çalışanlarını özel hayatlarında da çevreye duyarlı hale getirmeye çalışmaktan geçiyor. Bunun için CSO ve ekibi çalışma şartları kanunlara göre düzenliyor ve çalışanlara gönüllü çevre eğitimleri organize ediyor. Verimlilik kısmındaysa; CSO, şirketin karıyla çevrenin yararını kesişim kümesine alarak çalışmalarda bulunuyor. CSO, şirketin çeşitli bölümlerindeki enerji tasarrufu, gereksiz karbon israfını engellemek gibi politikalarla aynı zamanda şirketin çıkarlarını da korumuş oluyor. Yurtdışında bazı şirketler, verimlilik için CSO atamak yerine CEO’larına danışmanlık verecek ücretli uzmanlar tutmayı tercih ediyor. İnovasyon kısmındaysa CSO, kısa dönem faydadan çok uzun dönem faydayı ana amaç edinerek şirketin çevresel sorunlarını kendi çıkarlarını etkilemeden düzeltecek alternatif yenilikler sunmayı planlıyor. Bunun için elbette ki CEO ile çok yakın çalışmak zorunda, çünkü şirketin hangi konuda olursa olsun inovatif faaliyetlerini bütünden bağımsız değerlendirmek mümkün değil.

environmental-company

Elbette ki, günümüz şartlarında bir fabrikanın doğaya sıfır zarar vererek çalışması oldukça zor. Amaç, şirketin doğaya verdiği zararı minimize etmek ve bunu yaparken de şirketin çıkarlarını yine de korumak. Bu ilk planda kulağa çok tezat gelse de, üzerinde çalışıldığında başarılamayacak bir hedef değil. Bu hedef, tabii ki de, şirketin çalışma alışkanlıklarında çok büyük değişimler gerektiriyor beraberinde. Bu değişimleri IKEA CSO’su Steve Howard, “Evrimsel, asla devrimsel değil.” olarak tanımlıyor ve devam ediyor, “Hiçbir şeyi bir anda değiştiremezsiniz, bu konudaki en büyük zorluksa karışıklığı yönetmek.” Bu karışıklığın ana nedeni de, aslında çevreye uygun çalıştığınız zamanki koşullarınızın sürecinize etkisini somut bir şekilde projeksiyon edemiyor olmanız.

coverin

Belirttiğim gibi, CSO’lar CEO’larla oldukça yakın çalışmaları gereken bir pozisyonda bulunuyorlar ve çalışmaları şirketin bütününü tamamen etkileyebilecek potansiyele sahip. Çevre faaliyetleri, pazarlama projesi olamayacak kadar ciddi ve önemli; bu yüzden Türkiye’de henüz sadece birkaç şirketle sınırlı kalsa da dünyada çevre bilincine sahip firmaların bulunduğunu bilmek çok güzel.

 

Özgün İçerik: Özge Özışıklıoğlu

 

 

About Özge Özışıklıoğlu

Sanatsever, okumayı ve yazmayı çok sever! Yazılarımla ilgili soru sormaktan, düşüncelerinizi paylaşmaktan lütfen çekinmeyin. Instagram'da @okuryazarsanatsever hesabımda bol bol kitap konuşuyorum, beklerim! İletişim: ozgeozisiklioglu@gmail.com İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği.

Özge Özışıklıoğlu

Sanatsever, okumayı ve yazmayı çok sever! Yazılarımla ilgili soru sormaktan, düşüncelerinizi paylaşmaktan lütfen çekinmeyin. Instagram'da @okuryazarsanatsever hesabımda bol bol kitap konuşuyorum, beklerim! İletişim: ozgeozisiklioglu@gmail.com İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir