Bir Yıl Daha Bitti ve Dünyamızda Birçok Şey Değişti! 2018’de Gerçekleşen En Önemli 10 Bilim Haberi

Şimdiden söylemeliyiz ki, bilim ve çevre gibi alanlara ilgili olanlar için, 2018 yılı dolu dolu geçti. Olumlu gelişmeler oldukça fazla, ancak maalesef olumsuz gelişmeler de var. Biz de sizler için 2018’in en önemli 10 bilim haberini bir araya getirdik.

Şimdiden keyifli okumalar!

1. 1.5 santigrat derecelik küresel ısınma limiti 2030 itibarıyla aşılabilir.
01

İçinde bulunduğumuz yüzyılın sonunda hava sıcaklığındaki 2 derecelik bir artış, küresel ısınma bakımından oluşacak risklere, uzun zamandır dikkat çekiliyordu zaten.

Bilim insanları, küresel ısınmanın en zararlı etkilerinden korunmak için bu sınırı aşmamak gerektiğini vurguluyordu. Fakat bazı uzmanlar hava sıcaklığındaki artışı 1,5 derece ile sınırlamak gerektiğine inanıyor. Bu durumda, milyonlarca insanın yaşam alanının sular altında kalmaktan kurtulacağı gibi, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan canlıların ve su sıkıntısı çeken insanların sayısının da azalacağı belirtiliyor. Ancak bunu başarmak çok daha masraflı olacağı gibi, değişim yönünde hızlı adımlar atmak da gerekiyor.

2. Bilim insanları fosilleşmiş Edikara canlılarından Dickinsonia adı verilen ve düz deniz anası şeklindeki bir türü incelediğinde kolesterol molekülleri buldu.
02
Bilim insanlarının, deniz anası şeklindeki bu türü incelediğinde kolesterol moleküllerini bulması da bu türün, hayvan olduğunu gösteriyor diyebiliriz. Zira kolesterol hayvanlara özgü bir madde.

Bugün yeryüzünde bir milyonu aşkın canlı türü var. Bunların tek hücreli canlılardan evrilmesi sürecinde bilinmeyen çok şey var. İlk hayvan türlerinin belirlenmesinde daha çok 500 milyon yıl öncesine ait ‘Edikara faunası’ adı verilen esrarengiz canlı türleri üzerinde duruldu. Bunlar dünyadaki ilk karmaşık organizmalardı. Ancak bunların yaşam ağacındaki konumunu belirlemek zor. Bu ilginç canlılar mantar ve hatta bitki ile hayvan arası kategoride değerlendiriliyor.

3. 2018’e damgasını vuran konulardan biri de dünyadaki plastik atık sorunuydu.
03
Endonezya’nın Java adasındaki Bandung bölgesinde nehir ve kanallarında toplanan plastik çöp yığınlarının temizlenmesi için Nisan’da ordu yardıma çağrılmıştı. İngiltere hükümetinin hazırlattığı bir raporda ise tedbir alınmazsa 10 yıl içinde okyanuslardaki plastik miktarının üçe katlanacağına dikkat çekilmişti.

BBC, ‘Mavi Gezegen 2’ belgeselinde plastiğin okyanuslar ve deniz canlıları açısından yarattığı yıkımın boyutlarıyla ilgili harika bir belgesel çekti. Hala izlemediyseniz mutlaka izlemenizi öneriyoruz.

4. Uluslararası bir bilim ekibi, bazı yüksek enerjili nötrinolardan birinin uzak bir galaksiden Dünya’ya fırlatıldığını ortaya koydu.
04
Aslında yeryüzünde karşılaştığımız nötrinoların çoğu Güneş’ten ve Dünya’nın atmosferinden geliyor. Ancak bazı yüksek enerjili nötrinoların kaynağı gizemini koruyordu ta ki bu gelişmeye kadar.

“Nötrino da ne ya?” diyorsanız, sizin için kısaca özetleyelim; Evrenin temel yapı taşlarından birini oluşturan nötrinolar atomun alt parçalarıdır ve evrendeki maddelerle etkileşime girmeden serbestçe dolaşırlar. Bir nötrino parçacığının, yaklaşık bir ışık yılı (10 trilyon km) kalınlığındaki kurşun metalini hiçbir atoma çarpmadan geçebileceği tahmin ediliyor.

5. Temmuz ayında bir grup bilim insanı, Mars’ın güney kutbunda 20 km çapında bir göl buldu.
05
Mars’ta buz halinde su olduğunu ve bu buzların zaman zaman sıvı halde aktığını zaten biliyorduk. Ancak 20 km çapında bir göl, gerçekten heyecan vericiydi!

NASA’nın Curiosity uzay aracı bir göl yatağındaki taş kalıntılarını inceliyordu. Araştırmacılar yıllardır Mars’ta su izleri aradığı için günümüzde mevcut su kütlesine dair bu yeni bulgu büyük heyecan yarattı. Uzmanlar artık Mars’ta canlı izleri bulmaya daha yakın olduğumuzu ve bunu nerede aramak gerektiğine dair daha somut bilgi sahibi olduğumuzu belirtiyor.

Ağustos ayında ise, Hindistan’a ait bir uzay aracı, Ay’ın kuzey ve güney kutuplarında buz izlerine dair veriler buldu. Gelecekte Ay’a yapılacak insanlı seferlerde bu kaynaktan yararlanılabileceği belirtiliyor.

6. 4500 yıl önce Avrupa kıtasından Britanya adasına gerçekleşen kitlesel göç sonucu, bu adada yaşayan eski insanların yerini yenilerinin aldığı tespit edildi.
06
Binlerce yıl öncesine ait insan kalıntılarından elde edilen DNA’ların incelenmesi yoluyla geçmişe ışık tutuluyor. Bunun önemli örneklerinden biri bu yıl gerçekleşmişti. 4500 yıl önce Avrupa kıtasından Britanya adasına gerçekleşen kitlesel göç, adada yaşayan eski insanların yerini yenilerinin aldığını ortaya koydu.

Kıtadan gelenlerin genlerinin yüzde 90’ı birkaç yüz yıl içinde ada nüfusuna hakim oldu. Bunun hastalık, açlık ve savaşlardan kaynaklanmış olabileceği belirtiliyor.

Ayrıca, bu yıl Rusya’da 50 bin yıl öncesine ait insan kemiği kalıntıları incelendiğinde bunların yarı Denisova insanı yarı Neandertal genetik özellikler taşıyan bir kıza ait olduğu tespit edildi. Atalarımız Homosapien’ler Afrika’dan göç etmeden önce Avrasya’da bu iki insan türü zaten yaşıyordu.

7. Grönland’den radar görüntülerini inceleyen araştırmacılar, adadaki bir kütlenin altında, gök taşı çarpması sonucu oluşmuş büyük bir krater keşfetti.
07
1,5 km çaplı demirden oluşan bir gök taşının 12 ila 3 milyon yıl önce buraya çarptığı sanılıyor.

Henüz tartışmalı olsa da bazı araştırmacılar bu çarpmanın etkisiyle, Buzul Çağ’ı sona erdiren küresel ısınma sürecine bir süre ara verilmiş olabileceğini iddia ediyor. Bu çarpma sonucu, uzun süre atmosferde kalan toz parçacıklarının, güneş ışınlarının dünyaya ulaşmasını engellemesine bağlanıyor.

8. Ocak ayında İsrail’de bulunan ve 185 bin yıl öncesinden kalan bir çene kemiğinin modern insana ait olduğu tespit edildi.
08
Afrika dışında yaşayan insanların çoğunun atalarının 60 bin yıl önceki bir göçle kıtadan çıkan insanlara dayandığını gösteren birçok veri var. Ancak modern insan Homosapien’lerin daha önce de Afrika dışında varlığını gösteren veriler var. Yani sanılandan çok daha önce modern insan Afrika’dan çıkıp buralara gelmişti. Ancak bu ilk girişimler modern insanın Avrasya bölgesinde yaygın bir şekilde tutunmasını sağlayamamıştı.

Bu insanların diğer insan türleri olan Neandertaller ve Denisova insanlarıyla aynı bölgelerde yaşamlarını sürdürdüğü sanılıyor. Ancak bunların genetik izlerinin neden bugüne kadar taşınmadığı sorusu henüz yanıtlanmış değil.

9. Avrupa ve Amerikalı uzay ajansları Mars’tan kaya parçaları getirme konusunda ilk adımı attı.
09
Nisan ayında, ESA ve NASA Mars’ı dolaşıp kaya örnekleri toplayacak bir misyon için anlaştı. Böylece Kızıl Gezegen’in tarihi, bir zamanlar yaşam barındırıp barındırmadığı gibi soruların yanıtlarına daha da yaklaşmış olacağız.

10. İçme suyunda bile plastik izlere rastlandı!
10
Plastik atıklar günlük yaşantımızı giderek daha fazla etkiliyor. Yapılan araştırmalar, şişe sularında litre başına 10 plastik parçacığı bulunduğunu gösteriyor. Araştırma kapsamında dokuz ülkeden 250 şişe suyu örneklenmiş ve hemen hepsinde plastiğe rastlanmıştı.

Dünya’nın kuzey bölgeleri genellikle el değmemiş doğa parçaları olarak biliniyordu. Ancak bu yıl uzmanlar Kuzey Buz Denizi’nde bile plastik atık yığılmasına dikkat çekti. Buradan alınan bir litre erimiş buzda açık denizdekinden daha fazla plastik parçasına rastlandı. Bilim insanları bunun bölgede yaşayan canlılar üzerindeki etkilerini öğrenmek üzere daha fazla araştırma ihtiyacına dikkat çekiyor.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir