Bir Saatle Mutluluk

İnsanlar olarak bizi neyin mutlu ettiğini bilmekte çok da iyi değiliz ve bu nedenle bize söylenmesine ihtiyacımız var.  Mutlu olmak için yapmamız söylenen şeylerin bir çoğu ya bilimsel olarak yeterince desteklenmemekte, fazla belirgin, yapması zor veya sadece kısa süreli mutluluk kazandırmakta. Ne mutlu bize ki saydığımız bütün kriterleri kapsayan bir yöntem bulduk. Ölçülür, görülebilir şekilde etkili, doza bağımlı ve değerlendirmelerden geçmiş. Hem işlemeye uygun hem pasif bu da demek oluyor ki birçok insan kolaylıkla yapabilir ve yapılmaya başlandığında bırakması zor. Üstelik sezgisel değil bu da demek oluyor ki size söylenmesi iyi bir şey çünkü çikolata yemek, sağlıklı beslenmek ve ya sevdiğiniz birine sarılmak gibi bariz bir şey değil.

İşe ulaşımımız mutsuzluğumuzun, huysuzluğumuzun, stresimizin ve hatta kötüye giden sağlığımızın büyük bir kaynağı. Ulaşım çoğu çalışan tarafından her gün yapmak zorunda oldukları en az keyif veren şey olarak oylanmıştır.

En mutlu olan insanlar bisikletle ulaşımını sağlayanlar, en mutsuz olanlar ise bir araç içinde tek başlarına işe gidenler olarak görüldü ve bu son zamanların en çok kullanılan ulaşım biçimi. Bir saati aşan ulaşım sadece strese değil kronik ağrılara ve yüksek kolesterole de yol açmaktadır. Artı olarak günlük ulaşımları uzun süren insanlar diğer insanlardan daha az fiziksel aktivitede bulunmakta ve arkadaşlarıyla daha az zaman geçirmektedirler.

Nerede çalışacağımız ve yaşayacağımız gibi büyük kararlar alırken çoğunlukla ulaşımımızın hayatımıza etkisininin büyüklüğünü göz önünde bulundurmuyoruz. Büyük bir ev, daha çok para veya daha iyi bir işin verdiği mutluluk, anında ve yoğun gelse de daha küçük ya da pahalı ama iş yerinize yakın bir evde oturmak kişisel mutlululuğunuz için çok dha iyi bi karar. Ulaşımın boşluğunu, bu kaybolan zamanı, zihnimizin göz önünde bulundurması kolay değil.

Bir araştırmaya göre günlük ulaşım süresini 1 saat azaltmak, yıllık 60.000$ maaşlı bir işten yıllık 100.000$ maaşlı işe geçmekle aynı mutluluğu kazandırıyor. Başka bir araştırmada ulaşımı en uzun süren katılımcıların, diğer katılımcılar arasında en az mutlu olanlar oldukları görülmüş. Öte yandan ev sahibi olmanın ya da daha büyük bir eve taşınmanın bireylerin genel mutlulukları üzerinde uzun zamanlı bir etkisi olmadığı bulunmuş. Tabi ki uzun ulaşımı seçmek herkesin sahip olamayacağı bir lüks. Bu nedenle şehirlerimizin daha yoğun ve planlı biçimde gelişmesine izin vermemiz önemli. Yoğun ve düzenli kurulmuş yani işleri evlerine yakın şehirlerde yaşayan insanlar şehirlerinin aynı yönde gelişmesine karşı çıkmıyorlar. Tabi ki bu muhitimizin karakterini korumak adına sıkça yaptığımız bir şey. Eğer mal stoku iş yerine yakın değilse ulaşım devamlı olmak zorunda. Bu hem çevre hem de hergün işe 90 dakikada gidip gelen insanlar için kötü bir durum.

Araştırma devamlı olarak söylüyor ki; mutluluk sahip olduğumuz şeyler değil, hayatımızdaki sayılı dakika, saat ve günlerle ne yaptığımızdır. Bu da şaşırtıcı şekilde şehir planlaması tarafından büyük bir şekilde etkilenmekte.

Sonuç olarak çalışma saatlerinizin en %10’unu ulaşımda harcıyorsanız bu zamanı azaltmanın yollarını bulmalısınız.

 

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir