Bir Hekim Adayını Neler Bekliyor?

Hepimizin ilgi alanları farklı farklıdır. Bazılarımız kendi ilgi alanlarını daha küçük yaşlarda keşfedebilmişken, bazılarımız da hala arayış içindeler. Özellikle önümüzdeki üniversite tercihleri için bu ilgileri keşfetmek daha da önemli. Çünkü hayatlarızı belirleyecek bir kararın eşiğindesiniz. Bu yazıda ise tıp eğitiminden biraz bahsedip, bu konuyla ilgilenen veya bu konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için bu yolu biraz aydınlatalım.

İlk olarak, geleceğin hekimlerini 6 yıllık bir eğitim bekliyor. Bu sürede özel bir bölüm seçilmeksizin her alanın dersleri öğretilir. Tıp fakültesinde okuyan bir öğrencinin çevresine anlatmakta en çok zorlandığı konulardan birisidir bu, çünkü tıp fakültesinde okuduğunuzu öğrenenlerin çoğu ikinci bir soru olarak alanın ne diye sorarlar.

Fakülteye girişin ilk iki yılında temel bilimler eğitimi verilir,  buradan anlamanız gereken, her fakültede farklı olmakla birlikte çok fazla hastaneye uğramayacağınız. Vaktiniz daha çok laboratuvarlarda geçecek. Anatomi, Biyofizik, Fizyoloji, Tıbbi Biyokimya, Histoloji ve Embriyoloji,  Tıbbi Mikrobiyoloji, Tıbbi Biyoloji ve Genetik, Patoloji, Farmakoloji gibi dersler alınıyor bu yıllarda. Özellikle ilk yıl kendinizi hiç doktor olacakmış gibi hissedemeyebilirsiniz. Merak etmeyin, bu konuda yalnız olmadığınızı görmek için çevrenize bakmanız yetecektir.

Ardından 3. Sınıfla birlikte Klinik Eğitim başlıyor. Bazı temel bilimler dersleri devam ederken; İç Hastalıkları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum gibi Kliniklerde görev alan öğretim üyeleri öğrencilerini 4. Sınıfta başlayan stajlara hazırlıyorlar.

4 ve 5. Sınıflara gelen öğrenciler artık stajyer doktorlar. Kalabalık olan devlet üniversitelerinde, hekim adayları, daha küçük gruplara ayrılırlar. Teorik ders anlatım kısımları ve sorumlu hocalar eşliğinde daha da küçük gruplar halinde klinik eğitimi olur. Girilen sözlü sınavdan önce, hangi hoca sözlüde denk gelecek acaba bize, diye strese girmek bu sınıfların en heyecanlı zamanlarıdır denilebilir.  6. Sınıfa geçildiğinde de intörn doktor oluyorsunuz, burada her işi kendi başınıza yapmayı öğreniyorsunuz diyebiliriz. Hekimlik sanatının gereklerini yapan müstakbel doktorlar bir yandan da diğer sağlık çalışanlarının işlerini de ister istemez öğrenirler.

4. Sınıftan itibaren başlayan nöbetlerle de geleceğe hazırlanan hekim adayları, altı yılı bitirdikten sonra belirli bir alanda uzmanlaşmak için Tıpta uzmanlık sınavı(TUS)’na girebilirler. TUS macerası özellikle 5.sınıfta başlar. İki yıllık yoğun bir maratondan sonra yeni mezun hekimler, nisan ve eylül aylarında olmak üzere yılda iki kez yapılan bu sınava genellikle eylül ayında girerler. Çünkü asistanlık tercihlerini yapılabilmeleri için diplomalarının olması gerek.

TUS sınavını kazanan ve tercihlerini yapan hekimler kazandıkları bölümlerde asistan hekim olarak görevlerine başlarlar.  Bölümüne göre 3, 4 veya cerrahi asistanlıklar için 6 yıl uzmanlık eğitimi onları bekliyordur.

Hekim adaylarının girebileceği bir başka sınav da USMLE( United States Medical Licancing Excamination).   Yurt dışında uzmanlık eğitimi şansı sunan bu sınav tek bir sınav değildir, çeşitli aşamalardan oluşur. Bir tıp fakültesi öğrencisi, USML sınavlarına ancak 3.sınıftan sonra girebilir.

USMLE’nin basamaklarından kısaca bahsedelim.

Öncelikle 1. Basamakta; başvuran adayın tıp pratiğinin temelini oluşturan bilimler hakkındaki bilgisi ve bunun tıbba uygulaması sınanır, okuma ve anlama ön plandadır.

2. Basamak 2 aşamadan oluşur. 1. Aşama, clinical knowledge ( klinik bilgi) denilen, adayın klinik bilgisini ve bu bilgilerin uygulanmasını denetleyen, çoktan seçmeli test şeklinde  bir sınavdır. 2. Aşama Clinical Skills( klinik yetenekler) denilen aşama. Hastalar üzerinde hasta muayenesi, hastalardan alınan klinik bilginin yorumlanması, fizik muayene, bulguların ve sonuçların hastalarla, hekimlerle etkili bir biçimde paylaşılması gibi kriterler bu aşamada ön plandadır.

Ardından  Educational Commission For Foreign Medical Graduates(ECFMG) denilen sertifika programından alınacak sertifikadan sonra hekimler, MATCH( Türkçedeki karşılığı asistan atamaları) sürecine başvurulabilir.

Bir de PhD yani doctor of philosophy programı da hekimlerimizin önündeki başka bir seçenek. Bu programın amacı bilim insanı yetiştirmektir. Yurt dışında yapılan uzmanlıklarda daha çok PhD ünvanı verilir. Ülkemizde daha çok Temel Bilimler alanında PhD eğitimi verilmesine rağmen, limitli sayıdaki Klinik branşlarda da PhD eğitimi verilmektedir.

Ayrıca mezun olan bir hekim, tıp eğitimini tamamladıktan sonra aile hekimi veya acilde acil hekimi olarak çalışabilir. 6 yıl okudum bu kadarı bana yeter diyorsanız da çok güzel bir fırsat.

Ülkemizde uzmanlık yapmamış doktorlara bir şey bilmiyor muamelesi yapılabiliyor ama pratisyen hekimlerimiz tüm ülkelerde olduğu gibi, birinci basamak sağlık hizmeti verdikleri için aslında çok kıymetliler. Onlar sağlık sistemimizin yapı taşlarıdır desem abartmış olmam.

Tıp fakültesinin uzun yoluna girdiğinizde eğer içinizde insan sevgisi ve aklınızda da insanlara en güzel şekilde yardımcı olma düşüncesi varsa tüm zorlukların üstesinden gelebilir, mutluluk dolu bir kalple her şeye rağmen yolunuza devam edebilirsiniz:).

( NOT: Hekim adaylarının fakülte eğitimiyle ilgili olan kısımların özellikle objektif olmasına dikkat ettim ancak her fakültenin kendine göre bir sistemi olduğu için çok ufak farklar olabilir. Tercih yapacak arkadaşlar, tercih edeceğiniz fakültelerde eğitim gören üst dönemlerle konuşup bilgi almayı ihmal etmeyiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir