Bilimin Gölgesindeki İnsanlık!

Bilmek, ne kadar da güzeldir ki herkes bilmek ister ve her şeyi bilmek ister. Bilmek ve öğrenmek arzusu ya da merak insanı insan yapan niteliklerinin başında gelen en önemli olgulardandır.

Aynı kökten türedikleri halde ‘bilmek’ ne kadar güzelse ‘bilim’ o ölçüde soğuk gelir insanın kulağına; oysaki kabahat bilimde değil tarihin başından beri bilimi sadece kendilerinin malı sayan, sokaktaki insanın öğrenmesinden korkan bilim insanındadır.

Eski Yunan’dan eski Roma’ya kadar, bilim aydınlanmaya başladığından bu yana bilim insanı önce kendisini, sonra dilini sokaktaki insanlardan ayırmıştır.

Halk İngilizce, İtalyanca, Fransızca konuşmuştur, bilim insanı Latince yazmıştır. Halk Türkçe konuşmuştur, bilim insanı Osmanlıca yazmıştır.

 

cesitli-dillerde-merhaba

 

Halk bilimi bir türlü anlamamış ve anlayamamıştır bu yüzden de korkmuş ve çekinmiştir. Oysa ‘‘bilim’’ en sürükleyici romanlar kadar meraklı, en güncel haberler kadar heyecanlı olmuştur.

‘‘Çağdaş bilimin, bilim insanı olmayanlar için bir sır bir bilmece olması gerekmez. Bilimsel yazıların, yazarla dizeler arasında bir sır olarak kalması da gerekmez. Yeter ki bilim insanları kendi bilim dallarını herkesin anlayabileceği bir biçim ve dille anlatma sorumluluğunu yüklensinler.’’

A diagram of a person sending a message and it reaching wider and wider audiences

 

Bir bilim dalındaki gelişmelerin ne yönde olduğunu anlamak, bunun önemini kavramak için insanların o bilim dalını en ayrıntısına kadar bilmeleri gerekmez. Bunu istemek Shakespeare’i okuyup beğenen kişinin Shakespeare gibi bir dev ozan olmasını istemek gibidir. Ya da Beethoven’den hoşlanmak için Beethoven kadar dev besteci olmak. Sokaktaki insanın Shakespeare’den ya da Beethoven’den hoşlanmak ne kadar hakkıysa, bilimdeki gelişmeleri izleyip bunlardan kıvanç duymak da herkesin o kadar hakkıdır.

 

awesome-science-youtube-channels-to-watch-with-your-kids

 

‘Bundan ne çıkar?’ demeyin…

Sorunun özü de burada yatmaktadır, bir bakıma. Bilimin, bilim insanlarının ne yaptıkları, neye yöneldikleri hakkında hayal-meyal bile olsa bir fikirleri bulunmayan kişiler, bilim üstüne kurulu çağdaş dünyada sürekli huzursuzluk ve tedirginlik duyarlar. Çevrelerinde olup bitenleri kavrayamadıkları ve karşılaştıkları sorunların nedenlerini anlayamadıkları içindir.

Bilim ile ilgili yazılar okudukça etrafınızla, yaşadığınız dünya ve evren ile daha çok ilgilenmeye başlayacaksınız bu arada etrafınızın da sizinle daha fazla ilgilenmeye başladığını fark edeceksiniz. Çünkü insanoğlu oldum olası bilgiye saygı duymuş, hele ki bildiğini kendi anladığı dille aktaranı da çok sevmiş ve onu dinlemeye doyamamıştır.

Critical-Thinking

Bütün bunlar bir yana bilim dünyası görkemli bir yerdir. Ardına kadar açılan kapılarıyla her insana sınırsız ufuklar ve doyulmaz zevkler verir. Sokaktaki insanın bilimden, bilimin de sokaktaki insandan öğreneceği çok şey vardır. Bilim herkese yetecek bir Krezus hazinesidir.

Geçmişten günümüze insanların aslında bilime ne kadar meraklı olduğunu, bilimden kaçıyorsa suçun onda değil, bilimi ona kendi diliyle vermeyenlerde olduğunu daha yeni keşfediyor.

Bilimle kalınız…

Kaynak: Bilim Dergisi

Özel İçerik: Ömer Hakan Bozkurtoğlu

About Ömer Hakan Bozkurtoğlu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir