Bilimi Sevdiren Adam Carl Sagan’dan Palavrayı Tespit Etme Yöntemleri

Carl Sagan Amerikalı bir gökbilimci ve ve astrobiyologtur, başarılı bir bilim insanı olmasının yanında bilimi kitlelere tanıtma çabasıyla kendisi de dünya çapında tanınır hale gelmiştir. Bilimin popülerleşmesi ve halka inmesi adına çalışmış, kitaplar yazmış ve TV programları yaratmıştır.

Cosmos_Carl_Sagan_Viajes_A_Traves_Del_Espacio_Y_Del_Tiempo-Caratula

Carl Sagan Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı  adlı kitabında eleştirel düşünmeyi, duyduklarımızı irdelemeyi, öğrendiklerimiz üzerine düşünme ve sorgulama yapmayı salık verirken aynı zamanda  bunu nasıl yapacağımız konusunda bize yol gösteriyor.  Eleştirel düşünme üzerine Carl Sagan’ın kendi sözleriyle sizi baş başa bıraktıktan sonra, kendisinin gerçek olmayan bilgileri nasıl anlayacağımız konusundaki öğretilerine döneceğiz :

“…Kandırmacalar bazen masumca toplu hezeyanlar şeklinde, bazen de ince hesaplanmış palavralar olarak ortaya çıkar. Genelde bunların kurbanları kendilerini güçlü duygular içinde bulurlar: hayret, korku, açgözlülük… Palavraları gözü kapalı kabul etmek kimi zaman size maddi anlamda pahalıya mal olabilir. Ancak bununla da kalmayıp çok daha tehlikeli sonuçlara varabilir. Palavralara kanan kurbanlara ne kadar sempati duyarsak duyalım devlet ve toplumların eleştirel düşünce yetilerini kaybetmesinin sonu felakettir…”

“Bilimde, öncelikle işe deneysel sonuçlar, veri, gözlem, ölçüm ve bulgularla başlarız. Eğer becerebilirsek, gözlediklerimize bir dizi olası açıklama getirir ve her bir açıklamayı sistematik olarak bu bulgularla yüzleştiririz. Bilim insanları eğitimleri sırasında bir grup palavra tespit yöntemi ile donatılırlar. Yeni fikirler, bu palavra tespit yöntemleri ile sınanır. Eğer yeni fikir bu sınamadan geçerse, onu heyecanlı, ama gene de çekingen bir şekilde kabul ederiz. Eğer siz de her ne kadar sizi mutlu etme potansiyeli olursa olsun karşılaştığınız bir palavraya inanmak istemiyorsanız ve bu yöntemi benimsemeye gönüllü iseniz bu konuda bir şeyler yapabilirsiniz. Elimizde denenmiş, işe yaradığı kabul görmüş bir yöntem var.

Bu yöntem ne mi? Eleştirel düşünce metodolojisi.

Eleştirel düşünce, rasyonel bir argüman ortaya koyup onu anlamak ve daha önemlisi hatalı ya da safsata dolu bir argümanı tanımaktan ibarettir. Bunu yaparken kendimize sormamız gereken soru, mantık silsilesini takiben vardığımız sonucu ne kadar beğendiğimiz değil, vardığımız sonucun önermeyle uyumlu olup olmadığı ve bu önermenin doğru olup olmadığıdır.”

Şimdi ise başlığımızda bahsettiğimiz konuya yani palavrayı nasıl tespit edeceğimiz konusundaki Carl Sagan öğretilerine gelelim, işte Sagan’ın kitabında bahsettiği yöntemler :

  1. Size ‘gerçek’ diye sunulan olguları bağımsız kaynaklardan teyit edin.
  2. Argümanı destekleyen kanıtların tartışılmasını destekleyin.Farklı perspektifleri dinlemek önemlidir.
  3. Otorite kaynaklı argümanların çok kıymeti yoktur. Otoriteler geçmişte de yanılmıştır ve yine yanılabilir.
  4. Bir hipotezi, sadece size ait diye fazla benimsemeyin. Kendi hipotezinizi diğerleri ile karşılaştırın ve eksikleri konusunda objektif davranın.
  5. Bulgularınızı ve gözlemlerinizi rakamlara dökmeye çalışın. Nicel kanıtlarla karşılaştırma yapmak ve konuya açıklama getirmek çok daha kolaydır.
  6. Açıklamanız bir argümanlar zincirine dayalı ise bu zincirdeki ilk önerme ve akabindeki tüm argümanların doğru olması gerekir. Yalnızca bazı argümanlar bir hipotezi desteklemeye yetmez.
  7. Okkam’ın usturasını anımsayın. Elinizde bir konuya açıklama getiren iki hipotez varsa, basit olan genellikle doğru olandır.
  8. Hipotezinizin nasıl yanlışlanabileceğini kendinize sorun. Test edilmeyen önermelerin pek kıymeti yoktur.

Sagan_Image.0.0

Yine aynı kitabında Sagan, yapılması gerekenlerden bahsederken yapılmamaması gerkeenlerden de bahsetmeyi unutmuyor ve hayatımız boyunca karşılaştığımız, bir iddiayı yanlış hale getiren durumları da bizimle paylaşıyor. Şimdi ise, safsatalar :

  • Adam karalama (ad hominem): Burada sorun hipoteze değil, hipotezi ortaya koyan kişiye saldırmaktır.
  • Otorite safsatası (argument from authority): Hipoteze değil, ortaya koyan kişinin ünvanına bakmak yanlışlığı ”İsviçreli bilim insanları”
  • İstenmeyen etki argümanı: Burada argüman, doğrulandığı için değil, yanlışlanırsa doğuracağı sonuçlardan korkularak kabul edilir.
  • Cehalete başvurma (appeal to ignorance): Bahsedilen argümanı, zıt bir kanıt bulunamadığı için kabul etmek.
  • Özel durum argümanı (special pleading): Argümanı destekleyecek kanıt yokluğuna bahane bulmak. Aslında benim sihirli güçlerim var fakat bugün kırmızı giyinmediğim için gösteremiyorum.
  • Varsayılan cevap argümanı (assuming the answer): Argümanı destekleyen önermenin, aslında argümanın getirdiği sorulara cevap vermemesi.
  • Gözlem iltiması (observational selection): Burada kişi madalyonun yalnızca kendi istediği yüzünü görür!
  • Küçük sayı istatistiği: Argümana destek olarak sunulan örneklerin çok kısıtlı olması durumu.
  • İstatistik cehaleti: Toplanan verilerin anlamını kavrayamamak sorunu.
  • Tutarsızlık: Açıkça, argümana sunulan kanıtların tutarsız olması.
  • Buradan bu sonuç çıkmaz argümanı (non-sequitur): Argüman ve desteklemek için verilen örneğin hiçbir bağlantısı olmaması. ”Ben Başbakan ile aynı okuldan mezunum, demek ki ben de başbakan olabilirim.”
  • Ardışıklık safsatası (post hoc ergo propter hoc): Birbirini takip eden rastlantısal olayları birbirinin nedeni sanmak.
  • Anlamsız soru safsatası : Kanıt sunma arzusu içinde, mantıktan yoksun önermeler sunmak.
  • Sahte ikilem (false dichotomy):  Birçok seçenek bulunan bir durumda, yalnızca iki seçenek varmış izlenimi yaratmak.
  • Kısa döneme karşı uzun dönem safsatası: Yukarıdaki madde ile çok benzer olsa da yine sık yapılan bir hatadır. Birbiri arasında zaman farkı bulunan iki durumu birbirinin seçeneği gibi sunmak problemi diyebiliriz.
  • Kaygan zemin (slippery slope):  Küçük bir olayın zamanla büyüyerek alakası olmayan bir kötülüğe dönüşeceği iddiasıdır.
  • Korkuluk argümanı (strawman):  Yalnızca haklı çıkmak adına, karşıdakinin argümanını saptırmak. Kırtasiye malzemelerinin pahalılığından şikayet eden birine, ” Demek sen bu ülke ekonomisine katkıda bulunmak istemiyorsun !” demek.
  • Bastırılmış kanıt / cımbızlama argümanı:  Karşı tarafın öne sürdüğü kanıtların isteyerek görmezden gelinmesidir.
  • Sinsilik argümanı (weasel words): Bilerek kendi argümanını güçsüzleştirecek kanıtları saklamak.

Carl Sagan’ın Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı  adlı kitabı bilgi kirliliğine durmaksızın maruz kaldığımız bu çağda, hepimizin okuması gereken bir kitap.  Sagan’ın sözleriyle başladık, onun sözleriyle bitirelim :

“Bilimin kalbinde birbiriyle çelişen iki kavramın temel dengesi yatar: yeni fikirlere karşı açık fikirli olmak (ki bu fikirler bazen son derece acayip ya da alışılmadık olabilir) ve ister eski ister yeni olsun her fikrin eleştirel düşünce ve şüphecilik ile detaylıca incelenmesi. Ancak bu şekilde engin saçmalıkları, engin gerçeklerden ayırmak mümkün olabilir.”

Rabia Gül Yazar

İstanbul \ Türk-Alman Üniversitesi / Kültür ve İletişim Bilimleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir