Beynimizin Yaşamamızı Etkileyen 4 Sırrı

Hepinize keyif dolu bir gün diliyorum! Bu kez size, aslında neredeyse tüm hayatınızı bir bakıma kontrol eden beynimiz ve sinir sistemimiz hakkında bilmediklerinizi aktarmak için ulaşıyorum! Umarım keyifle okursunuz, sevgiler!

Öncelikle, sinir sistemimizin gelişim aşamalarıyla başlayalım. Yıllardır insanlık, çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kaldı ve bu tehlikelere karşı kendini savunma mekanizmaları geliştirdi. Bu gelişmenin en önemli sonucuna gelecek olursak, sinir sistemimizin ana amacı bizi mutlu etmek değil, hayatta tutmak haline geldi. Böylelikle, ana hedefi “hayatta kalmak” olan beynimiz; bazen bizi gerçekten zorlasa da, kötü tecrübelerimizi tekrar yaşamamamız, bir nevi tehlikeyi önceden sezmemiz amacıyla acı anılarımızı unutmamızı zorlaştıran bir mekanizmaya dönüştü. Bu yüzden, beynimiz, hakkında kötü bir tecrübeye sahip olduğumuz alanlarda; acı anımızı bize hatırlatarak tehlike hakkında uyarı veriyor. Örneğin, daha önce kötü bir sunum tecrübesi yaşadıysanız ve yenisini yapmak üzereyseniz; beyniniz daha önceden tehlike bilincine sahip olduğu için size sunumunuzda tekrar tekrar kötü anınızı hatırlatarak tehlikeden uzaklaştırmaya çalışacaktır. Bununla baş etmenin en güzel yoluysa, tehlikeden kaçmak değil üzerine azimle yürümektir!

İnsan-bedeninden-uzay-gemisine-1078x516

İkincil olarak; beynimizin anıları hatırlama şeklinden söz edelim. Beynimiz, anılarını iki türlü hatırlar: kahraman bakış açısıyla, ilahi bakış açısıyla. Aynen roman yazarken olduğu gibi, beynimiz de anıları hatırlarken iki farklı bakış açısı kullanır. Bu bakış açıları, bize yaşadığımız anıları unutma sürecimiz hakkında bilgi verir. Örneğin; bir trafik kazası geçirdiyseniz ve bu trafik kazasını daha sonra hatırladığınızda kendinizi hala sürücü koltuğunda, yani kahraman bakış açısıyla, görüyorsanız; unutma süreciniz henüz başlamamış demektir. Ama; eğer o anınızı düşünürken kendinizi dışarıdan bir film gibi görebiliyorsanız, o zaman unutma süreciniz başlamıştır ve gittikçe yaşadığınız kötü tecrübeyle ilgili daha az acı çekersiniz.

beyin-check-upi,TWu67U3Gh0ynEN7T9L4O3A

Üçüncü sıradaysa beynimizin ve zaman kavramı var. Aslında, beynimiz ve dolayısıyla bilinçaltımız bir zaman algısına sahip değil. Demek istediğim, bir anıyı hatırladığınızda ya da rüya gördüğünüzde, o anı ve o rüya beynimizde aslında yeniden yaşanıyor. Bu da demek oluyor ki, üzerinde çok düşündüğümüz bir konu veya bir olay, biz düşünmeye devam ettikçe beynimizde yaşanmaya devam ediyor ve böylece beynimiz olayı gerçek kılıyor.

p0336c93

Dördüncü olarak, beynimizin dili kavrama biçiminden bahsedelim. Dilin beyinde işlenişi hakkında oldukça farklı görüşler olsa da, genel ve en çok kabul görülen görüş, insanın anadiliyle düşünmesi üzerine. Bir başka deyişle, genel kabule göre insan; anadiliyle öğreniyor, anadiliyle hissediyor ve anadiliyle düşünüyor. Bu da demek oluyor ki anadilimiz, aslında bir bakıma hayatı yaşayış şeklimizi değiştiriyor. Yapılan araştırmalara göre de, iki farklı anadile sahip olan insanlar, tek anadile sahip olanlara göre daha çok başarılı olma şansına sahip; çünkü düşünmeleri, bakış açıları iki anadil seviyesinde oluyor. Bu yüzden uzmanlar, ailelere çocuklarına doğduğundan itibaren iki anadil edindirmelerini öneriyor.

Özgün İçerik: Özge Özışıklıoğlu

About Özge Özışıklıoğlu

Sanatsever, okumayı ve yazmayı çok sever! Yazılarımla ilgili soru sormaktan, düşüncelerinizi paylaşmaktan lütfen çekinmeyin. Instagram'da @okuryazarsanatsever hesabımda bol bol kitap konuşuyorum, beklerim! İletişim: ozgeozisiklioglu@gmail.com İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği.

Özge Özışıklıoğlu

Sanatsever, okumayı ve yazmayı çok sever! Yazılarımla ilgili soru sormaktan, düşüncelerinizi paylaşmaktan lütfen çekinmeyin. Instagram'da @okuryazarsanatsever hesabımda bol bol kitap konuşuyorum, beklerim! İletişim: ozgeozisiklioglu@gmail.com İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir