Başkaları Ne Mi Der?

Kendinize bir hedef belirlediğinizde, bir yol çizdiğinizde bazen sizi tutan bir şey olabilir. Siz ne zaman bir şeyler yapmak isterseniz içinizden hep şu sesi duyarsınız: “ Ya başkaları bir şey derse.” İşte bu ses bir adım atmamıza, bir şeyler başarmamıza engel olur. Peki bu başkaları da kim? Onlar kim de bize engel oluyorlar, ya da neden biz “ o başkaları dediğimiz bu insanları bu kadar önemsiyoruz. Adı üstünde “Başkaları” değil mi onlar? Bunun beş nedeni bulunmaktadır:

Fazla empati yapmak

EMPATİ

Sürekli olarak insanların bizim düşüncelerimize, davranışlarımıza, sözlerimize ne der diye düşünmek aslında. O insanların yerine kendimizi fazlaca koymak, sürekli olarak onlar gibi düşünmek yani kısacası fazla “empati yapmak” bize zarar vermektedir. Elbette ki empati yapmak güzeldir, diğer insanların yerine kendini koymak onları bir nebze olsun anlayıp ona göre davranmak güzeldir. Fakat her şeyin fazlası zarar olduğu gibi fazlaca empati yapmakta zararlıdır. Çünkü bu bizi kendimiz gibi düşünmeye değil de “başkaları gibi düşünmeye” iter. Bu durumda şu soruyu kendimize sormak gerekir: ” Ben benim  ve benim yaptıklarım , düşündüklerim, söylediklerim ise beni ilgilendirir. Fakat neden ben bir şeyler yapmak istediğimde sürekli olarak başkaları ne der diye düşünüyorum?” işte bu soruyu kendimize sorup bir düşünmemiz gerekiyor.

Kendimizi küçük görmemeliyiz

küçük görme

Başkalarını kendimizden üstün görmek bizim o insanların gözünde küçülmemize ve o insanların yanında kendimizi kötü hissetmemize neden olacaktır. Hiçbir kimsenin kendimizden üstün olduğunu kabul etmememiz gerekir. Bu hayatta kimsenin kimseden üstün olmadığını düşüncesini kendimize kabul ettirmemiz gerekmekte ve buna göre davranmalıyız. Eğer başkalarının kendimizden üstün olduğu görüşünü kabul edersek zaten baştan her şeyi kaybetmemiş oluruz. Burada kendimizi daima değersiz hissetmeye, bir şeyler başarmaya karar versek bile zaten adım atmamıza engel olacak ve bizi başarısızlıklara sürükleyecektir. Her şeyden önce kendimizi iyi tanıyıp içimizdeki o “Benliği” dışımıza aktarmamız gerekiyor. Biz kendimizi sakladıkça insanlar bizi tanıyamayacak ve bizden beklentileri de azalacaktır.  Bu da daima bizim geri planda kalmanızı neden olacak ve geri planda kaldıkça kendimizi değersiz hissetmeye devam edeceğizdir.

Kontrol altına alabildiklerimizi ve alamadıklarımızın farkına varmalıyız

kukla

Evet konunun başında “başkaları ve başkalarının düşünceleri” dedik işte burada bizim neyi kontrol altına alabildiğimizi ve neyi kontrol altına alamayacağımızı iyi bilmemiz gerekir. Kontrol altına alabildiklerimiz;

  • Benim düşüncelerim
  • Benim söylediklerim
  • Benim davranışlarım
  • Benim hareketlerim
  • Benim kararlarım
  • Benim hatalarım

İşte bunlar bizim kontrol edebildiğimiz şeyler iken kontrol edemediklerimiz ise;

  • Başkalarının düşünceleri
  • Başkalarının söyledikleri
  • Başkalarının davranışları
  • Başkalarının hareketleri
  • Başkalarının kararları
  • Başkalarının duygularını ise kontrol edemeyiz.

Peki elimizde olmayan kontrol edemediğimiz noktalara odaklanmak yerine kontrol edebildiklerimize odaklanıp, onları değiştirsek daha mutlu olmaz mıyız?

Etki alanımıza herkesin girmesine izin vermemeliyiz

arkadaş

Etki alanı dediğimiz şey bizim etkilendiğimiz ve bizim etkileyebildiğimiz alandır. Bu alana aldıklarımız insanlara dikkat etmemiz gerekiyor. Herkesi etki alanımıza almak bizi strese, mutsuzluğa, dengesizliğe ve de kafa karışıklığına neden olmaktadır. Etki alanımıza alacağımız insanlar gerçekten güvendiğimiz, dostlarımız ailemiz olmalıdır. Elbette ki başkalarının düşüncelerine de önem verip, saygı duymalıyız fakat bu herkesin söylediğini önemseyecek ve kafaya takacak kadar olmamalıdır.

Kimseye hesap vermek zorunda değiliz

kadın

Yaptıklarımız, yapacaklarımız kısacası bizim kontrol altına alabildiğimiz şeyler sadece bizi ilgilendirir. Eğer biz yaptıklarımızdan mutlu oluyorsak, yaptıklarımız bizi olumlu sonuçlara götürüyorsa kimseyi dinlemek zorunda değiliz. Unutmayalım ki bu hayatta herkesi mutlu edemeyiz, elbette ki biz eleştirecek bizi aşağıya çekmek isteyen insanlar olacaktır. İşte bu noktada bize düşen en büyük görev ise bu hayatın bizim hayatımız olduğunu unutmamız gerekiyor.

Nasrettin Hoca’nın da dediği gibi “İnsanların ağzı torba değil ki büzesin!”

Özgün İçerik : Reyhan METİN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir