Başarının Anahtarı Beden Dili

İletişim kurmak hayatımızın her alanında etkili olduğu gibi iş hayatımızın da vazgeçilmez parçasıdır. İnsanlar duygu, düşünce, bilgi ve davranışlarını iletmek için iletişim kurar ve  insanlara karşı kendini ifade etmeye çalışır. Bu iletişim çabası çoğu zaman sözlü olurken, çoğu zaman da sözsüz bir biçimde gerçekleşir.

Peki sözsüz iletişim nedir ve nasıl ortaya çıkmıştır?

İnsanlar iletişim kurarken çoğu zaman bunu konuşarak gerçekleştirse de bazen bir kaşını çatarak bakması, bazen de ellerini ovuşturması çok şeyi anlatabilir. Beden dili insanların ya da hayvanların, konuşmadan sadece jest, mimik ve hareketleriyle kurduğu iletişim biçimidir. Bu iletişim biçimi bazen bizim kurtarıcımız olsa da bazen de bizi ele verebiliyor. Beden dilinin tarihine bakmak gerekirse; ilk olarak İngiliz filozof, bilim insanı ve politikacı olan Francis Bacon tarafından jest ve mimiklerin insanların iç dünyalarını dışa yansıttığını belirterek, beden dilinin önemini vurgulamıştır. Bacon’dan sonra gün geçtikçe beden dilinin önemi artmaya başlamıştır.

Francis-Bacon

Etkili bir iletişim için etkili bir beden dili;

Beden dilinin önemini anlayabilmek için şu yönden bir bakalım. Şirketin finansman departmanında çalışacak birisini seçmek için mülakat düzenlemiş olsun. Bu mülakata katılan Ahmet adında birinin olduğunu düşünelim. Ahmet Bey mülakata gireceği yere yarım saat öncesinde gitmiş ve mülakat sırasına girmiş. Ahmet Bey’i bu konuda takdir etmek gerekiyor desek yanlış olmaz. Eğer bir mülakata gidecekseniz mülakata gireceğiniz yere yarım saat önce gidip, o ortamı tanımak sizi psikolojik olarak rahatlatacak ve bununda iş görüşmesine faydasını göreceksiniz. Ahmet Bey sıra kendine geldiğinde başı öne eğik ve ellerini bir birine kilitleyerek içeri girer, üç tane jürinin karşısına oturur. Kendisine bakan üç meraklı gözü karşısında gördüğünde bacaklarının titremesini engellemek amacıyla iki ayağını bir birine bağlar

Sizce Ahmet Bey mülakat süresi boyunca kendisine sorulan soruları kekelemeden, güzel bir şekilde hepsine yanıt vermiş olsa bu onun işe alınacağına anlamına gelir mi?

Elbette hayır! Çünkü araştırmalara göre iletişimde beden dilinin önemi %55, ses tonumuz %38, söylediklerimiz ise sadece %7 kadar önem taşır. Bu orana bakarak Ahmet Bey’in mülakatını tekrar bir gözden geçirelim. Daha ilk kapıdan içeri girerken Ahmet Bey, beden dili hatasına başlamış bulunmaktaydı. Eğer bir iş görüşmesine gidiyorsak her şeyden önce kendimize güvenmemiz ve bunu beden dilimize yansıtmamız gerekiyor.

Gelin hep beraber Ahmet Bey’in hatalarını bulalım;

Bir mülakata gittiğinizde kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren sizin için çanlar çalmaktadır. Odaya giriş tarzınız, nasıl yürüdüğünüz, yüzünüzdeki ifade, kıyafetiniz, saçınız kısacası sizi dışardan tanımlayacak her şey sizin, avantajınız ya da dezavantajınız olmaya başlar. Buradan da anlaşılmaktadır ki Ahmet Bey odaya girerken omuzları aşağı da olarak değil de dik yürümüş olsaydı, başı ile selamlamak yerine elle tokalaşsaydı özgüvenli olduğuna dair bir izlenim oluşturacaktı. Bir diğer hatası ise sandalyeye oturduktan sonra ayaklarını birbirine kilitleyerek oturmasıdır. Bu şekilde oturma tarzı sizin “iletişime kapalı olduğunuz anlamına gelmekle birlikte, heyecanınızı da ele vermektedir.”

Etkili bir iletişim ve başarılı bir iş hayatı için şunlara dikkat etmelisiniz:

  • Dik oturun
  • Kendinizin farkında olun
  • Avuç içleriniz açık bir şekilde konuşun
  • Saçınız, yüzünüz ya da herhangi bir yerinizle oynamayın
  • Kollarınız bağlı bir şekilde oturmayın
  • Konuşurken göz temasında bulunun
  • Gerçek bir tokalaşma gerçekleştirin
  • Nefesinizi alın ve nefesinizi verdikten sonra konuşun

Kısacası beden dilimizi iyi bir şekilde yönetebilirsek olan bir şeyi gizleyebilir, olmayan bir şeyi sanki varmış gibi gösterebiliriz.

Özel İçerik: Reyhan Metin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir