Bana Zaman Merkezini Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!

Hayatımızın her anı geleceğimizi de etkileyecek kararlarla doludur: Çalışacak mıyız yoksa eğlenecek miyiz? Evlenecek miyiz yoksa gönül mü eğlendireceğiz? Kazancımızı gelişigüzel harcayacak mıyız yoksa biriktirecek miyiz? Oy verirken kendi geleceğimizi mi düşüneceğiz yoksa çocuklarımızınkini mi ?

BU KARARLARI NEYE GÖRE VERDİĞİMİZİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Bir an için yakın dostlarınızın zamanla olan ilişkilerini düşünün: Tanıdıklarınız arasında geçmişe saplanıp kalmış olanlar var mı? Ya da sırt çantasına ”carpe diem” çıkartması yapıştırıp şimdiki anı yaşayanlar? Peki ya sürekli geleceği planlayanlar?

Ünlü psikolog Philip Zimbardo’ya göre hayatı nasıl yaşadığımızın sırrı zaman algımızda yatıyor. Zaman psikolojisi üzerinde 30 yıldır çalışmalar yapan Zimbardo bakalım neler keşfetmiş…

Bay Zimbardo’nun ve ekibinin yaptığı bir deney üzerine bir grup Stanford Üniversitesi öğrencisini bir araya getirilmiş. Araştırmacılar öğrencilerin yarısının kampüste yaratılan sahte hapishaneye girip 2 haftalığına mahkummuş gibi davranmalarını diğer yarısının ise aynı hapishanede gardiyan gibi davranmasını istemişler. Beklenmedik bir şekilde gardiyan rolündeki öğrenciler mahkumlara kötü davranmaya, mahkum rolündekiler de, gardiyanların karşısında pasifleşmeye başlamışlar. Öğrencilerin rollerini ürkütücü derecede benimsemesine şaşıran araştırmacılar, yaşananlar nedeniyle altıncı günün  sonunda deneyi bitirmek zorunda kalmışlar!

O andan itibaren Bay Zimbardo düşünmeye başlamış: Hepsi rastgele seçilmiş, başarılı birer üniversite öğrencisi olan bu gönüllüler nasıl oldu da dünyadan bu kadar kopabildiler? Deney bitince normal hayatlarına geri döneceklerini ve aynı sınıfta okumaya devam edeceklerini ”UNUTMUŞ” olabilirler mi? Acaba deney sırasında öğrencilerin GEÇMİŞ ve GELECEK algıları uçmuş olabilir mi?

Balıkların içinde yüzdükleri suyu algılamaması gibi, insanlar da çoğu kez içinde yaşadıkları zamanı unuturlar. Çoğunlukla geçmiş, şimdi ya da gelecek zaman merkezlerinden birine saplanıp kalırlar. SİZ VAKTİNİZİ EN ÇOK HANGİ ”ZAMAN DİLİMİNDE” GEÇİRİYORSUNUZ?

Başta Bay Zimbardo olmak üzere bir grup bilim adamı zaman psikolojisi hakkında bir çalışma başlatmış. Bu çalışma sonunda bilimsel olarak geçerli 5 farklı ”zaman algısı kategorisi” saptanmış. Geçtiğimiz yıllarda altıncı bir zaman dilimi daha keşfeden Bay Zimbardo, toplam 6 kategoriyle teorisini tamamlamış.

Bay Zimbardo’ya göre insanlar zaman algılayışlarına göre altı kategoriden birine düşüyorlar. her insanda her kategori biraz var ancak birisi daha baskın.

1. Geçmiş Odaklı-Pozitifiler:”Ah nerde o eski günler.”

time-watches-wallpapers_8771_1920x1200

Bu insanlar geçmişe nostaljik şekilde odaklılar. Onlar için geçmiş demek naif bir mutluluk demek. Maziyi düşünmek bu insanlara zevk veriyor. Bayramlar ve aile gelenekleri bu kişiler için çok önemli. Bu insanlar kararlarında hep geçmişin değerlerini baz alıyorlar. Kovuldukları cenneti, nostaljik hislerle hatırlayıp, her gün ondan uzaklaşmanın hüznünü yaşıyorlar.

2. Geçmiş Odaklı-Negatifler: ”Hayat bana hiç gülmedi!”

time-1594638_960_720

Aynı ilk gruptakiler gibi bu insanlar da geçmişe odaklı bir şekilde yaşıyorlar. Tek farkla ki, onlar için geçmiş, kötü anılar demek. Reddedildikleri, acı çektikleri, kendilerini ”çaresiz” hissettikleri an(ı)lara saplanıp kalıyorlar. Karar verecekleri zaman hep başlarından geçen bu travmatik deneyimleri anımsıyorlar. Geçmişin gölgeleri, bugünlerde büyük izler bırakıyor. Bu insanlar için acılı geçmiş, geçmemiş demektir.

3. Şimdi Odaklı-Aktifler: ”Hızlı yaşa genç öl!”

zaman-kavramı

Adından da anlaşılacağı üzere bu grup günümüzde yaşıyor. Geçmiş ve gelecekle olan bağları zayıf. Sıklıkla neşeli olan grup, anı anına yaşamayı seviyor. Reklamcıların en sevdiği kitle bunlar! Hayata ”bir daha gelmeyeceklerini” düşündükleri için dürtülerine göre yaşıyorlar ve kendilerini dünyevi zevklere adıyorlar. Verdikleri kararlarda anlık doyuma önem veriyorlar. Genellikle sırt çantalarında ” carpe diem” çıkarmaları taşıyan bu insanların, sık kullandıkları kelimeler: ”hayat kısa”,  ”Bir daha mı geleceğiz dünyaya”, ”bak ömrün geçiyor”, ”anı yaşa”.

4. Şimdi Odaklı-Pasifler: ”Neyse halim, çıksın falım.”

carpe-diem-on-bottle-1-sf-fr-raw-img_1066-4ll

Günü gününe yaşayan bu insanların, bir önceki gruptan farkı, daha pasif bir dünya görüşüne sahip olmaları. Hayata karşı kaderci bir bakış açısı olan bu grup, ”Ne yaparsam yapayım bir şey değişmeyecek.” diye düşünüyor. Bir karar vermeleri gerektiğinde, genellikle KARAR VERMİYORLAR! Tembelliğe ve üşengeçliğe eğilimliler. Sorumluluk almamaya, geçmişi de geleceği de fazla düşünmemeye çalışıyorlar. Su üzerinde giden bir yaprak misali olaylar tarafından sürüklenerek bir yerlere götürülüyorlar.

5. Gelecek Odaklı-Başarı Merkezliler: ”Gelecekte olmak istediğin yer için yaşa!”

s-6edb20a2b0242cbfb27f6a9304a3790ed000f058

Bu grup, adından da anlaşılacağı üzere gelecek için, geleceğe göre, gelecek odaklı yaşıyor. Ağustos Böceği hikayesindeki ”kışı yazdan düşünen” karıncalar bunlar! Sürekli ileriyi düşünüyorlar. 5 ve 10 yıllık kalkınma planları hep var. Bugünkü seçimlerinin gelecekteki sonuçlarını iyi görmekte, hayat yolunda uzun farları yakarak ilerlemekte usta olmuşlar. Mantıksal analiz, gelecekten geçmişe bakış, öngörü ve planlama favori aktiviteleri haline gelmiş. Bir karar verirken neden-sonuç ilişkisine ve yarar-zarar analizine önem veriyorlar. Gelecekteki hedeflerine göre kendini sürekli geliştirme alışkanlığı olanlar, büyük işler başarıyor. Bu grupta olan insanlara bayılıyorum çünkü onların manifestosu: ”Hepimiz geleceğimizi düşünmek zorundayız, çünkü yarınlarımızı yaşayabileceğimiz başka bir yer yok!” bence bu mottoyu hepimiz dikkate almak zorundayız.

6. Uzak gelecek odaklı-Din Merkezliler: ”Bugün ahiretin için ne yaptın?”

10774-ay-tutulmasi-ne-zaman-yasanacak

Zimbardo’nun orjinal araştırmasında yer almayan, ancak yıllar sonra gözlemlerine dayanarak eklediği bu grup, bu dünyanın ötesini merkeze koyuyor. Bu insanlara göre asıl yaşam, ölümden sonra başlıyor. Bu gruptakiler bir karar vermeden önce kendi kendilerine soruyorlar: ”Bunu yaparsam cennete mi giderim yoksa cehenneme mi?” Ölümden sonraki ” hayat kalitelerine”, bu dünyadakinden daha fazla önem veriyorlar.

PEKİ SİZ HANGİ ZAMAN DİLİMİNE AİTSİNİZ?

Sizce farklı zaman algılarına sahip insanlar farklı özellikler gösterir mi? Cevabı kesinlikle EVET!

Örneğin zaman algısıyla sağlık arasındaki ilişkiyi ele alalım. Alkol tüketimi, uyuşturucu kullanımı, sigara tiryakiliği gibi kötü alışkanlıklar ile zaman algıları arasında ki bağlantı araştırılmış. Araştırmalar sonucunda bir insan ne kadar ANI YAŞAMA ODAKLIYSA zararlı alışkanlıklara o kadar yatkın olduğu görülmüş!

Başka bir araştırma ise gelecek odaklıları daha çok kapsıyor. Yapılan testler sonucunda hastalık belirtisi gösteren insanların doktora gitme oranı en fazla olan grup GELECEK ODAKLI insanların bulunduğu grupmuş!

Kısacası şimdi odaklı bir yaşam sürenler, bağımlılıklara ve hastalıklara kucak açıyorlar. Öte yandan gelecek odaklı yaşayanlar, kendilerine daha iyi bakıyorlar ve diğerlerine kıyasla daha uzun yaşıyorlar.

İNSANLARLA İLETİŞİM KURARKEN ZAMAN MERKEZİNİ BİLMEK ÇOK ÖNEMLİ!

”Geçmiş merkezli insanlar, gelecek merkezli sözlerle ikna edilmez.” Bay Zimbardo, ”İlk önce uygun deneyler yapılsa ve iletişim kurulmaya çalışılan kitlenin zaman algısı anlaşılsa, mesajlar ve iletişim taktikleri farklılaşabilir. Bu sayede daha etkili sonuçlar elde edilebilir!”

  • Sonuç olarak: Geçmişten kökler, bugünden zevkler, gelecekten görevler çıkaran kişiler her zaman mutlu ve başarılı oluyorlar.

Bu bilimsel makaleyi Türkiye’deki okurlarla buluşturan Mümin SEKMAN’a sevgilerle…

Batuhan Gürhan

Farklı Kalın ve Farklı Kılın https://www.instagram.com/batuhangurhan/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir