Azimle Gelen 5 Gerçek Başarı Öyküsü

Başarıyı bazen gözümüzde öyle çok büyütürüz ki başaramayacağımıza, başarmanın imkansız olduğuna çoktan inandırmışızdır kendimizi ama asıl başaramadığımız nokta, inanmayı ve azmetmeyi bilmemektir. Ne zaman zor bir durumla karşılaşsak bunu karşımızda bir engel olarak görme yolunu tercih etmiş, hep  bahanelerin arkasına sığınmışızdır. Azimle, sabırla ve inançla çok büyük hatta imkansız denilebilecek başarılar kazanılmıştır. Başarıya ulaşmada karşımıza çıkan hiçbir şey engel değildir. Hiçbir bahanede sizin başarısız olmanıza sebep değildir tabi siz buna izin vermedikçe. Sizin için araştırdığımız başarı öykülerini okuduktan sonra başarının önünde hiçbir engelin duramayacağını gerçekten de daha iyi anlayacağınızı umuyoruz. Azmetmeden pes etme yolunu tercih etmeden önce gelin şu yaşanmış gerçek başarı öykülerini bir okuyalım.
1)Gecekondudan Avrupa Şampiyonluğuna

4

Kübra Öztürk, 1991 yılında Ankara’nın Mamak ilçesinde doğdu. Babası konfeksiyon işçisi, annesi ev hanımıydı. İmkansızlıkların, çeşitli sıkıntıların içindeki bir ailenin en küçük çocuğuydu. Gecekondu bir evde zor şartlar içinde yaşıyorlardı. Ailesinin yaşadığı zorluklar onu pes ettirmedi. Çevresindekilerin olumsuz düşünceleri de onu yıldıramadı. Hiçbir bahanenin arkasına sığınmadı ve azmetti. Okulda yeni açılan bir satranç merkezi olduğu söylendi. Kübra’nın sartranç merkezinde başladığı başarıları büyüyerek devam etti. Kübra Öztürk Türkiye’ye ilk kez Avrupa şampiyonluğunu kazandırdı. 2000 yılından beri her yıl bulunduğu yaş gruplarında girdiği müsabakalarda Türkiye Şampiyonu oldu. Satrancın küçük prensesi olan Kübra’nın yeni hedefi ise Women Grand Master olmak ve dünya tarihine ilk Türk kadın olarak geçmek.
2)Güvenlik Görevlisiydi Doktor Oldu

5

Abdullah ÖZKAYA Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Tıp fakültesini azmiyle ve inancıyla kazandı. Hem çalışıp hem de okuyarak doktor oldu. İş hayatına bekçi kadrosunda memur olarak başlayan Abdullah ÖZKAYA çalışırken üniversite sınavını kazandı. Yıllarca vardiyalı olarak çalıştı. Geceleri bekçi gündüzleri tıp öğrencisi oldu. Zor bir bölüm olan Tıp bölümünü azmederek tamamladı. Tıp eğitimine üç yıl ara verdi ve bu arada evlendi.  Şu anda bir kız çocuğuna sahip olan Abdullah ÖZKAYA kariyerini devam ettirme planları yapıyor. Zor bir bölüm olan Tıp fakültesinden mezun olmak çok zorken Özkaya, üç yıl ara vermesine, evli ve bir çocuk sahibi olmasına rağmen okulunu başarılı bir şekilde bitirmeyi başarmıştır. Evli ve çocuk sahibi olması, vardiyalı olarak çalışması onu yıldırmamış başarıya giden yolda onu güdülemiştir.

3)Sol Kolu Yoktu Ama Karete Şampiyonu Oldu

Japonya’da bir çocuğun en büyük hayali başarılı bir kareteci olmaktı. Fakat ailesi buna izin vermedi. Çocuk 10 yaşındayken talihsiz bir trafik kazası geçirdi ve sol kolunu kaybetti. Sol kolunu kaybeden çocuğun bu kaza ile birlikte bu hayali de tamamen yıkıldı. Çocuğunun büyük bir depresyona girdiğini moralinin tamamen bozulduğunu gören babası moralinin yerine gelmesi için Japonya’nin ünlü bir karete hocasını tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa karşısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurma hareketini gösterdi. ikinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep aynı hareketi yapıyorlardı. Çocuk artık bu hareketi çalışmaktan sıkıldı ve hocasına “hocam ben çok sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek” dedi. Hoca ise bunu kabul etmeyerek dünyada bu işi en hızlı yapan kişi olmadıkça bu hareketi çalışmayı bitirmeyeceğini söyledi. Çocuk artık o kadar hızlanmıştı ki, hocasını bile yenmeyi başarıyor onu yerden yere vuruyordu.  Hocası bir gün elinde bir kağıtla geldi kağıtta çocuğun gençler karate şampiyonasına katılabileceği yazıyordu. Çocuk bu duruma çok şaşırdı fakat çok da mutlu olmuştu. Ertesi gün salonda ilk rakibinin karşısına çıkacakken hocasına bu iş nasıl olacağını sadece tek hareket bildiğini söyledi. Hocası ise sadece başaracağına inan ve hareketini yap cevabını verdi. Çocuk müsabakaya çıktı ve tek hareketiyle rakibini eledi. Hatta tek hareketle finale kadar çıkmayı başardı. Finalde karşısında kendisinin iki katı birisi vardı. Önce çok korktu ama başaracağına olan inancı tamdı bildiği hareketi yaparak son rakibini de yenmeyi başardı ve şampiyon oldu. Büyük bir mutluluk ve heyecanla hocasının yanına koştu ve sordu “hocam nasıl olur anlamıyorum, sadece tek bir hareket biliyorum, tek kolluyum ve şampiyon oldum” Hocası çocuğa baktı ve dedi ki, “senin yaptığın hareket karatedeki en zor hareketlerden biridir. Ve bir tek savunması vardır o da, rakibin sol kolunu tutmak”.
4)Engelli Vücut Geliştirme Sporcusu

6

Tolga Murat Balıkçı engelli vücut geliştirme sporcusudur. 28 Ocak 1998 tarihinde 17 yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasında sol bacağını kaybetti. Geçirdiği bu kaza asla onun bahanesi olmadı. Azimli bir şekilde hedefine odaklanarak ve başaracağına inanarak hayallerini gerçekleştirdi. Avrupa şampiyonluğu, 3 dünya şampiyonluğu, bir kainat şampiyonluğu kazandı ve ağırlık kaldırmada 2013 Guinness Dünya Rekoru sahibi oldu. Tolga Murat Balıkçı, sporda engeli olmayan sporcuların bile ulaşamadığı başarılara azimle, sabırla ve inançla imza attı. Böylece azmin önünde değil fiziksel bir engel hiçbir engelin duramayacağını kanıtlamış oldu.

5)O Şimdi Holding Patronu

7

İbrahim Arıkan, 5 çocuklu bir ailenin ikinci oğlu olarak dünyaya geldi. Köylerinde okul yoktu. Babası çocuklarının okumasını istiyordu ancak İbrahim Arıkan’ı 9 yaşına kadar okula gönderemedi. Abisi bir saat uzaktaki okula gidip gelmekte zorlanınca babası İbrahim Arıkan’ı 9 yaşına kadar okula göndermedi. İlkokula 9 yaşında başlayan İbrahim Arıkan hafta içinde akrabalarının yanında kalıyor, hafta sonları köyüne dönüyordu. Zor şarlar altında okul hayatını sürdürüyordu. Bütün zorluk ve imkansızlıklara rağmen o üniversiteyi bitirmeyi başardı ve fizik öğretmeni oldu. Daha sonra dershane öğretmeni oldu. Sonra ise dershane sahibi. Dershane ve okullar açtı. Bir yurtdışı seyahatinde kargonun ne olduğunu öğrendi ve Türkiye’nin ilk kargo şirketini kurdu. Fizik öğretmenliğinden holding patronluğuna yol alan başarısını azmiyle kazandı. İbrahim Arıkan’ın şimdi 16 şirketi var. Eğitim ise en çok önemsediği ve en sevdiği alan.

Esma Çalışkan

Uludağ Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü Öğrencisiyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir