Atatürk ve Hukuk Devrimleri

Aramızdan ayrılışının 80. yılında hala sevgi ve saygı ile andığımız, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, günlük yaşamımızı etkileyen ve pek çok alanda hayatımızı kolaylaştıran yenilikler ve düzenlemeler getirdiği inkar edilemez. Mustafa Kemal, hukuk alanında da çok önemli devrimlere öncülük etti.

Hukuk en genel tanımı ile toplumsal düzeni ve bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve denetleyen, devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş yaptırımların bütünüdür. Her ne kadar günlük hayatımıza direkt etkisi az gibi gözükse de hem birlikte yaşamımızın huzurunu hem de hak ve özgürlüklerimizin korunmasını hukuk sağlar.

ataturk-un-yeni-fotograflari-ataturk-mustafa-kemal-ataturk-1533128_790x445

Osmanlı’nın son dönemlerinde hukuk düzeni; Müslüman halk İslam hukukundan gelen uygulamaları, gayrimüslim halk ise kendi dini mahkemelerini, bu düzenlemelerin yanında bir de batı etkisi ile gelen yeni hukuki düzenleme ve Osmanlı’da daha önce bulunmayan mahkeme usullerini içeriyordu. Her ne kadar Mecelle, Hukuk-i Aile Kararnamesi, Tanzimat ve Islahat Fermanları ve batı tarzı çok hakimli mahkemelerin kurulması gibi hukuk alanında yeni düzenleme çalışmaları olsa da önceden beri gelen karmaşık ve ikili hukuk düzeninde hukuk birliği sağlanamamıştır.

Cumhuriyetin kurucu kadrosu hukuk reformlarına, kanun hazırlama çalışmaları ile başladı. Ancak gerek zamanın darlığı ve yeni kurulan devletin yazılı düzenleme ihtiyacı, kanunların dışarıdan alınıp hukukumuza uyarlanması sonucunu doğurdu. Medeni kanun olarak dili basit, açık ve hakime geniş takdir yetkisi veren İsviçre Medeni Kanunu seçildi. Kanunun uygulama kolaylığı ve içtihatlarının Türk toplumu ile uyum sağlaması da uygun bir medeni kanun hazırlanmasını kolaylaştırdı. Bu medeni kanunun iktibasına karar verildikten ve kanun dilimize çevrildikten sonra hukukçu milletvekilleri, yargıçlar, profesörler ve avukatlardan oluşan bir heyet kanun tasarısını ve gerekçesini hazırladılar.

33a4af_b74f1c31073543f09dc4c74eef0eef3e_790x445

Dönemin en modern ceza kanunu olan İtalyan Ceza Kanunu’nun da iktibasına karar verildikten sonra tercüme edilip TBMM’ye sunulmuştur. Ancak İtalya’daki suç oranlarının yüksekliğinden dolayı aşırı sert olan ceza ve düzenlemelerinin bir kısmı çıkarılarak yerine bizim toplumumuz için daha uygun maddeler de eklenmiştir. Bu kanunla “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi de Türk Ceza Hukuku’nda yerini almıştır.

Yine Ticaret Kanunu, Deniz Ticareti Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Usulü devrimi ve Ceza Muhakemeleri Usulü devrimi bu dönemde hukukumuza girmiştir.

DQRJS-cXkAAwQaP_790x445

Atatürk döneminde, Türk hukuk hayatı için önemli olan bir diğer devrim de; Türk kadınlarının seçme ve seçilme hakkını, daha pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar bu haktan yoksun iken, almasıdır. 1930 yılında kadınlar belediye seçimlerine katılma hakkını, 1934’teki anayasa değişikliği ile de milletvekili seçme ve seçilme haklarını almışlardır. Böylece eşitlik ilkesine aykırı olan bu durum ortadan kalkmış oldu.

Bu devrimlerin ve yeniliklerin sonucunda Türkiye modernleşme yarışında pek çok devletin önüne geçmiş oldu. Aynı zamanda yıllardır süregelen hukuki karmaşıklık ve kanun eksikliği düzenlenmiş ve giderilmiş oldu. Ve genç Cumhuriyet, hukuk alanında güçlü bir başlangıç yaptı. Elbette hukukun gelişim ve değişimi zamanın ve toplumun da değişim ve dönüşümüyle birlikte devam etmektedir. Ancak bu güçlü ve sağlam başlangıcın hukuk sistemimizin oluşumundaki önemi reddedilemez.

Kaynak: 1,2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir