Akıllı Telefonlar Bizden Neyi Alıyor?

‘’Elmalar herkesin başına düşüyordu ama bir tek Newton yer çekimini keşfetti’’ denir. Sizce bizi bir Newton, bir Arşimet olmaktan alıkoyan şey cebimizdeki akıllı telefonlar olabilir mi?

Şüphesiz hepimiz günün yaklaşık 4 saatini akıllı telefonlarımızla geçiriyoruz. Hayatımızı programlarken, bilgilere hızla ulaşmamızı ya da kolay haberleşmemizi sağlarken var olan tüm bu yararlarına hangi olumsuz özellik eklenince akıllı telefonlar böyle kötü anılmaya başladı?

Akıllı telefon çağı başlayalı çok olmuyor. Hayatımıza bu kadar hızla girmiş olmalarına rağmen eksilen önemli bir kısmın farkında olmamız uzun sürdü; Düşünmek.

Biyologlar insanlarla hayvanları(evrimsel süreçteki yakın akrabalarımızı) ‘’memeliler’’ sınıfında incelerken, insanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimizi kendi ellerimizle kısıtlamaya başladık. Biyolojik olarak gelişmişliğimizin en büyük getirisi olan ‘’sorgulama’’ evresini atlayıp gerekli olup olmadığını önemsemediğimiz her bilgiyi öğrenmeye başladık. Aşağı kaydırdığımız her panel yalnızca o anı doldurup aklımızda yer edinmekten yoksun bir şekilde uçup gitti. Telefonla geçen saatlerin üzerine elle tutulur bir şey kalmayınca ise kendimize yabancılaşır olduk. Sonuç olarak akıllı telefonlarımızla geçirdiğimiz zaman artarken kendimizle geçirdiğimiz zaman yavaşça yok olmaya başladı.

pokemon-1548194_1280

 

Peki, kendimize neden vakit ayırmalıyız, kendimizi tanımak neden önemlidir?

Montaigne, Denemeler adlı kitabında, ‘’ Birkaç yıldır düşüncelerimin kendimden başka amacı yok; yalnız kendimi sorguya çekiyor ve inceliyorum’’ der. Kendini tanımak, insanları anlamaktır. İnsanları anlamak, doğayı ve evreni anlamaktır. Aynı temelden başlayan felsefe, din ve bilimin düşünmekten geçtiğini bilmek, evrenin dinamiklerini anlamak için ilk adımdır. Sonuç olarak düşünmeden ne Sokrates felsefe yapabilirdi ne de Aristo bilim. Fikirleriyle tarihte sükse yaratan her isim iyi birer düşünürdür. Hal böyle iken, günde en az 4 saatimizi verdiğimiz telefonlarımızın bizden neyi aldığını anlamak çok büyük önem taşıyor. O saatleri düşüncelerimize yatırdığımızda, kendimiz üzerinde çalıştığımız ve fikirler geliştirdiğimizde Newton gibi yer çekimini, Arşimet gibi suyun kaldırma kuvvetini bulacak donanıma sahip olmamız işten bile değil. Unutmayın, o elma yalnızca o keşfe hazır olanın başına düştüğünde yer çekimi kanununa dönüştü. Yani düşünme olmadan, gelişme olmaz.

Artık hayatımızdan çıkarılamayacak, yeri doldurulamayacak bir konuma gelen teknoloji harikası telefonlardan sonra belki de sorulması gereken soru şu: Yapay zekalara ‘’hissetme’’ ve ‘’sorgulama’’ özellikleri kazandırıldığında, biz insanlar olarak dünyanın neresinde olacağız?

Özel İçerik: Rukiye Abanoz

Bir düşünce belirtin “Akıllı Telefonlar Bizden Neyi Alıyor?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir